T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/735
Karar No : 2023/2009
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : …. Zırhlı Tugay Komutanlığı emrinde Piyade Uzman Çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 17/11/2016 tarihinde görevli olarak katıldığı Fırat Kalkanı Harekatı'nda terörist unsurlarca ateş açılması sonucu yaralandığından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih, E: …, K: … sayılı kararıyla; kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, dosyadaki bilgi ve belgeler, olayın oluş şekli, davacıdaki sürekli işgücü kaybı oranı, zararın niteliği dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyla birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile tarafların istinaf başvuruları reddedilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu; davalı idare tarafından davacının zararının karşılandığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının … Tugay Komutanlığı emrinde Piyade Uzman Çavuş görev yaparken katıldığı Fırat Kalkanı Harekatı'nda teröristlerce gerçekleştirilen saldırıda sağ elinden yaralandığı, Manisa Devlet Hastanesi'nce düzenlenen … tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporunda bedensel gücünün %36'sını kaybettiğinin tespit edildiği, davacı tarafından yaşanan olay nedeniyle uzun bir tedavi süreci geçirildiği, hayatının olumsuz etkilendiği, oluşan kalıcı izler nedeniyle manevi yönden zarara uğradığını ileri sürülerek 150.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla yerine getirilmesini sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz (objektif) sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, hukuka uygun olarak yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, istisnai bir risk sonucu oluşan, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlüdür.
Kusursuz sorumluluk sebepleri arasında yer alan risk ilkesi, idarenin hiçbir kusuru olmasa bile, yürüttüğü tehlikeli faaliyetler veya kullandığı tehlikeli araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade etmektedir. İdari faaliyetin bizatihi kendisinin veya faaliyetin yürütülmesinde kullanılan araç ve gereçlerin bünyesinde taşıdığı tehlike nedeniyle hizmeti yürüten kamu görevlilerinin, hizmetten yararlanan kişilerin veya yürütülen hizmetle bağlantısı olmayan üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde risk ilkesi uygulama alanı bulmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, yaşanan saldırı neticesinde davacının elinden ağır şekilde yaralandığı, bu durumun kendisi üzerinde yarattığı etki ile yaşadığı sıkıntılar ve olaydaki kusursuzluğu dikkate alındığında İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmekte olup Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, manevi tazminatın, amaç ve niteliği dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin KABULÜNE
2. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …. tarih ve E:…, K… sayılı kararın BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.