T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7544
Karar No : 2023/1385
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Deniz Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN_KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından; satın aldığı ... plakalı araca el konulduğundan bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iddia edilen zararına karşılık (araç bedeli olan) 185.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dava konusu araç için düzenlenen faturanın, aracın Türkiye'de serbest dolaşıma girişi sırasında ilgili gümrük idaresine sadece tutarı düşük yazılıp tanzim edilmek suretiyle ibraz edildiği dikkate alındığında, bu durumun yapılan soruşturma kapsamındaki araştırma ve incelemeler sonucunda anlaşılabildiği, idarelerin hileli işlemlerle yanıltıldığı, davalı idarenin açık bir ihmalinin de tespit edilemediği, davalı idarelere davacıya tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte bir hizmet kusuru izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; aracı trafik tescil kayıtlarına itimat ederek devraldığı, aracın ilk tescilinin sahte belgelerle yapılmasının ve Gümrük İdaresince gözetim ve denetiminin yapılmamış olmasının hizmet kusuru olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin, ... plakalı, ... marka, 2009 model aracı Aliağa 2. Noterliğinin ... tarih ve... yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi ile 185.000,00 TL bedelle satın aldığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, sanıklar ... ve ... tarafından ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı iki araca ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde ibraz edilen faturadaki bedel 62.000,00 Euro olmasına rağmen, yurt dışı araştırması sonucu bedelin 87.300,00 Euro olduğunun ve ibraz edilen faturanın düşük bedelli olduğunun tespit edildiği, soruşturma sonrasında açılan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında, dava konusu araca, trafik tescil kaydına tedbir şerhi işlenerek el konulmasına karar verildikten sonra dosyanın, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, adı geçen Mahkemenin E:... sayılı dosyasındaki yargılamanın devam ettiği, davacı tarafından 03/01/2017 tarihinde zararının karşılanması istemiyle idareye yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, aracına Mahkeme kararıyla el konulması üzerine oluşan zararının tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı ve tazminat olarak aracın satın alma değerinin talep edildiği göz önüne alındığında; el konulan aracın ancak müsadere edilmesi veya mülkiyetinin kamuya geçirilmesi halinde davacının mülkiyetinden çıkacağı ve davacının mal varlığında kesin nitelikte bir azalma olacağı açık olup, davaya konu araç ile ilgili olarak UYAP kayıtlarında yapılan incelemede, aracın davacı şirket adına kayıtlı, ceza davasının ise halen derdest olduğu görülmektedir.
Bu durumda; ... plakalı, ... marka, 2009 model araca el konulması sebebiyle davacı şirketin söz konusu aracın mülkiyetini kaybettiği söylenemeyeceğinden, dolayısıyla davacının aracın satın alınma bedelinden oluştuğunu öne sürdüğü zararının tam ve kesin olarak meydana geldiği kabul edilemeyeceğinden, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Aracın yurt dışından ithal edilerek trafik siciline tescilinin yapılması sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olan davalı idarenin bu yükümlülüğe uymayarak hizmeti kusurlu işlettiği anlaşılmakta olup; bu itibarla, aracın kaçak olarak yurda getirilmesinde herhangi bir ilgisi ve kusuru bulunmayan, ithal edilen aracı trafik tescil kayıtlarına güvenerek edinen iyiniyetli 3. kişi durumunda bulunan davacının, ithalatı gerçekleştiren kişilerin sahte belgelerle bu aracı ithal ettiklerinden bahisle aracına yargı kararıyla el konulması nedeniyle zarara uğradığı açık olup, uğradığı zararın kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; davacının ... plakalı, ... marka, 2009 model aracına el konulması nedeniyle uğradığı zararların tespit edilerek davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolunda verilen karara yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.