T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8057
Karar No : 2023/1993
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- … Ltd. Şti.
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kısmen onanmasına, kısmen gerekçeli onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/12/2018 tarih ve E:2016/3475, K:2018/8111 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı …'nin yetkili temsilcisi olduğu diğer davacı şirkete ait işyerinin terör örgütünün baskısı nedeniyle çalışamaz hale gelmesi ve ticaret yapamaması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybı karşılığı 10.000,00 TL maddi ile duyulan üzüntü ve ekonomik sıkıntı karşılığı 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayanların bu zararlarının tazmin edilebileceği, Kanun kapsamında karşılanacak maddi zararların tek tek sayıldığı, bu zarar kalemleri arasında terör örgütü tarafından yapılan baskılar sonucunda işyerinde meydana gelen ticari kazançtaki kayıpların yer almadığı, bu durumda, davacının talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararlardan olmaması nedeniyle, söz konusu zararların tazmini isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince; kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanmasına, manevi tazminatın reddine ilişkin kısım yönünden ise, davacı tarafından, terör eylemleri, tehdit ve baskılar neticesinde kazanç kaybına uğradığı ileri sürülerek maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle bakılan dava açılmış ise de, davacının iş yerinin 24 saat esasına göre Özel Harekat Polislerince korunduğu, İl Emniyet Müdürlüğünce önem arz eden günlerde iş yeri ve iş yerinin bulunduğu sokak civarında güvenlik tedbirlerinin arttırıldığı hususları dikkate alındığında, somut olaya ilişkin manevi tazminat ödeme koşullarının oluşmadığı, Mahkeme tarafından, 5233 sayılı Kanun'un manevi zararların karşılanması hususunda bir düzenleme içermemesi nedeniyle manevi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, somut olayda manevi tazminat ödeme koşullarının bulunmaması nedeniyle kararın anılan kısmının sonucu itibariyle yerinde görüldüğü gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin idare hukukuna özgü tazminat ilke ve kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, olayda manevi tazminatın ödenme koşullarının oluştuğu ileri sürülerek Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN_SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulmasına, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ise onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/12/2018 tarih ve E:2016/3475, K:2018/8111 sayılı kararı kaldırılarak davacıların temyiz istemleri yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nün 25/08/2009 tarihli yazısında, davacılar tarafından işletilen … Market'e 16/02/2005 tarihinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına yaklaşık 100 kişilik örgüt sempatizanı tarafından taşlı ve sopalı saldırı yapıldığı, …'nin saldırı sırasında ruhsatlı tabancasıyla kendisini, çalışanını ve iş yerini savunmak amacıyla ateş ettiği, olay sırasında terör örgütü adına yasadışı gösteriye karışan onsekiz yaşından küçük iki şahsın yaralandığının tespit edildiği, … Market isimli iş yerine, müstecir …'ye ve ailesine herhangi bir saldırı olayı olmaması için Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından o bölgenin kontrol altında tutulduğu belirtilmiştir.
Yine kolluk kuvvetlerince düzenlenen 08/01/2013 tarihli olay ve görgü tespit tutanağında; 07/01/2013 tarihinde terör örgütü yandaşlarınca davacılar tarafından işletilen … Market civarında gerçekleşen bombalı saldırı sonucu, güvenliği sağlamak üzere görevli bulunan Özel Harekat Şube Müdürlüğünde görevli polis memurunun yaralandığı, memura tahsisli resmi zırhlı aracın lastiğinin patladığı, davacılara ait marketin camlarının kırıldığı tespitlerine yer verilmiştir. Olay nedeniyle davacıların iş yerine verilen zararın tazmini istemiyle yapılan başvuru üzerine davacıya 510,94 TL ödeme yapılmasına karar verilmiş ve davacı tarafından 11/04/2013 tarihinde sulhname imzalamıştır.
Bu kez, davacı …'nin yetkili temsilcisi olduğu diğer davacı şirket tarafından işletilen market, ekmek fabrikası ve süt ürünleri fabrikasının, davacının Devlet yanlısı olduğunun bilinmesi ve geçmişte yaşanan, yukarıda özetlenen olaylar nedeniyle hedef konumuna gelmesi sonucu terör örgütünün mahalle halkına alışveriş yaptırmamaya yönelik baskı ve tehditleriyle ticaret yapamaz hale getirilmesi nedeniyle saldırıdan önce günlük 5000 civarı olan ekmek satışının 1500 adede kadar gerilediği, aynı mahallede bulunan süt ürünleri fabrikasının kapatılmak zorunda kalındığı, saldırılar ve tehditler sonucunda kazanç kaybına uğranıldığı ileri sürülerek davacılar tarafından zararlarının tazmini istemiyle İçişleri Bakanlığı'na başvurulmuş, başvurunun Mersin Valiliği'nin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddi üzerine maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kural olarak idarenin hukukî sorumluluğu kusur esasına dayanmaktadır. Sözü edilen kuralın istisnası olarak, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.
Terör olayları nedeniyle meydana gelen ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yer almayan manevi zararların sosyal risk ilkesi uyarınca topluma pay edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A-) Kararın Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B-) Kararın Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktdır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının; zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmaması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, terör örgütü mensuplarınca davacıların işyerlerine yönelik yürütülen baskı ve tehditler nedeniyle duydukları acı ve üzüntü sonucu oluşan manevi zararlarının sosyal risk ilkesi gereği tazmini gerekmektedir.
Öte yandan, Mahkemece işbu bozma kararına uyularak verilecek kararda, manevi tazminat takdir edilirken, zararın terör eyleminden kaynaklandığı, olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı hususları ile manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde bir miktara hükmedilmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminatın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.