T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8413
Karar No : 2023/590
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/07/2019 tarihli toplantısında kabul edilen ve … gün ve … sayılı yazısı ile üniversitelere bildirilen Yurtdışında Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2. maddesinin (c) fıkrasının (ii) bendinde düzenlenen "Bununla birlikte bu programlara mahsus olmak üzere bu adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10’unun aşılmaması" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Doğumla Türk vatandaşı olup, Türk Vatandaşlığından çıkarılanların reşit olmayan çocuklarına verilen mavi kart sahibi olduğu, üniversitenin internet sitesinde açıklanan sonuçlara göre Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandığı, yeniden değerlendirme sonucuna göre kayıt hakkı kazanamadığının belirtildiği, işlemin getirilen %10 kontenjan sınırlamasından kaynaklandığı, kazanılmış hakkının ihlal edildiği, 25.07.2019 tarihli kararın kendisinden sonraki işlemlere uygulanması gerektiği, daha önce yabancı öğrenci kontenjanının toplam öğrenci sayısının %50 si ile sınırlandırıldığı, söz konusu dayanak karar ile bazı bölümlerde sınırsız yabancı öğrenci kontenjanı mevcutken tıp fakültesine sınır getirilmesinin aynı durumda bulunanlar arasında eşitsizlik yarattığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Yükseköğretim Kurulu Sınavına (YKS) mavi kart sahipleri ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan TC uyruklu adayların başvurduğu, yükseköğretim programlarına yerleşme hakkı kazanmaları durumunda kontenjanlara herhangi bir ek şart aranmaksızın yerleştirildikleri, bu adayların hem Türk vatandaşları gibi üniversite sınavına girerek bir programa yerleşme, hem de yurt dışından öğrenci kabulü kontenjanları ile istedikleri programa yerleşme hakkına sahip oldukları, bu haliyle kendilerine çift imkan tanındığı, yabancı öğrenci kontenjanı uygulaması ile rağbet görmeyen programların yabancı öğrenci marifetiyle değerlendirilmesinin hedeflendiği, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimlerini tamamladıklarında ülkelerine dönecek olmaları sebebiyle ülkemiz istihdamı açısından sorun oluşturmadıkları, kontenjan sınırlamasının getirilmesi ile ortaöğretimin tamamını Türkiye’de okumuş adaylar aleyhine oluşan durumun engellenmek istendiği, kontenjan sınırı kaldırıldığı takdirde asıl mağdur olacak kesimin bu kesim olduğu, YKS’nda bütün adaylar için başarı sırasının tıp fakültesi için 50 bin, hukuk için 125 bin, öğretmenlik programları için 300 bin olduğu, dolayısıyla bir sınırlamanın ortaöğretimin tamamını Türkiye’de okuyan adaylar için de mevcut olduğu, adayların tercih istatistikleri incelendiğinde en çok tercih edilen bölümlerin tıp, hukuk, diş hekimliği ve öğretmenlik bölümleri olduğu, 2019 YKS’nda yerleşen adaylara bakıldığında tıp fakültesine 19.700, diş hekimliğine 29.633, hukuk fakültesine 59.014 başarı sırası ile en son öğrencinin yerleştirildiği, yurt dışından öğrenci kabulünde ise YKS’ndaki gibi bir başarı sırası aranmadığından ulusal veya uluslararası sınavlar ile lise diploma mezuniyet notu gibi kriterlerle başvuran ortaöğretimini yurtdışında tamamlayan TC uyruklu veya mavi kartlı adayların, YKS ile yerleşme hakkı elde edemedikleri programlara yerleştiği, kurumlarının, yabancı öğrencilerin kendi ülkelerine dönecek olması nedeniyle üniversitelerin kriterlerine müdahale etmek istemediği, ancak bahse konu Türk asıllı öğrencilerin Türkiye’de meslek icra etme yetkisine sahip oldukları, tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi, hukuk ve öğretmenlik programlarında istihdam olanakları düşünülerek kontenjan kısıtı ve azaltmasına gidildiği, düzenlemenin 2547 sayılı Kanun uyarınca verilen yetkiye dayanılarak hazırlandığı, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Yükseköğretim Kurulu'nun "Yurt dışından öğrenci kabulüne ilişkin esasların 2. maddesinin (c) fıkrasının (ii) bendi uyarınca yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma imkanı bulunan, mavi kart sahibi adaylar ile lise eğitimlerini yurt dışında görmüş (KKTC hariç) T.C. uyruğunda bulunanlar ve uyruğundan biri T.C. olan çift uyruklu adaylar için öğretmenlik, hukuk, tıp ve diş hekimliği programlarına kayıtta anılan programların kontenjanın %10'unun aşılmaması gerekmektedir." kararının iptali istemi ile açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinin f bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmü düzenlenmiştir.
Yabancı Öğrenci Sınavı'na girmeye hakkı olan Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca Doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığı’ndan Türk vatandaşlığından çıkma izni alanlar ve bunların Türk vatandaşlığından çıkma belgesinde kayıtlı reşit olmayan çocuklarına verilen Tanınan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge (mavi kart) sahibi adayların, bu sınav sonucu yerleştikleri programdan mezun olmaları durumunda Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanacakları, sadece Türk vatandaşlığı olan adayların tabi oldukları sınav ile yabancı uyruklu adayların tabi oldukları sınavların niteliklerinin farklı olduğu, ilgili programı bitirdikten sonra yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'de çalışma imkanı bulamamasına karşılık; mavi kart sahibi öğrencilerin Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanacakları, bu haliyle girilen sınav açısından ortaöğretimin tamamını Türkiye'de okumuş adaylarla arasında eşitsizlik yaratılacağı, dava konusu düzenlemenin bu eşitsizliği önlemek amacıyla getirildiği açıktır.
Mavi kart sahibi öğrenciler için açılan merkezi bir sınav olmadığından ÖSYM tarafından yerleştirilenler gibi ülke ortak sınavında başarı ve başarı sıralaması ölçütü getirilmediği gibi her üniversiteye kendi sınavını ve başarı durumunu belirleme yetkisi verildiğinden bunun sonucu olarak diğer öğrenim kurumlarının sınavını takip ve değerlendirme keyfiyeti davacıya aittir.
Olayda, davacının kayıt hakkı kazandığı fakülteye kayıt yaptırması sonrasında, yerleştirme puanı daha yüksek veya öğrenci tarafından daha uygun görülen bir fakülteye kayıt için sonradan koşullarının uygun hale gelmesi halinde; kaydolunan fakülteden kayıt sildirmek suretiyle yeni kayıt açılan fakülteye kaydolunması da mümkündür.
Bu durumda, Sınav Kılavuzunda belirtildiği hali ile 2547 sayılı Kanun'un verdiği yetki uyarınca YÖK tarafından yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/02/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'ın gelmediği, davalı idare vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Davalı idareye usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra davalıya son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun, … tarih ve … sayılı Kararı'nın (ii) bendi ile; Hukuk, Tıp, Diş Hekimliği ve Öğretmenlik programlarına mahsus olmak üzere, Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar uyarınca yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma imkanı bulunan adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10'unun aşılmamasına karar verilmiş, bu düzenleme … tarih ve … sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder.
Anayasanın 124. maddesi gereği idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapması da gerekmektedir. Bu sayede; hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliği korunmakla birlikte, idari istikrar da sağlanmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun'un 14 maddesi ile değişik "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup,
(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği,
(f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Kanun'un 45. maddesinin yukarıda yer verilen hükmü ile verilen yetki çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 04/07/2019 tarihli toplantısı ile kabul edilen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2. maddesinin (c) fıkrasının (i) bendinde, "Yükseköğretim kurumları tarafından önerilen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarında yer alan Öğretmenlik, Hukuk, Tıp ve Diş Hekimliği programlarına da öğrenci kontenjanı belirlenmesinin devamı"na, (ii) bendinde ise, "Bununla birlikte bu programlara mahsus olmak üzere bu adaylar için anılan alanlardaki kontenjanın %10’unun aşılmaması"na karar verilmiş, bu düzenleme 25/07/2019 tarih ve 54050 sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin kapsadığı öğrenci grubunun, bu düzenleme vasıtasıyla yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile tercih edilen programa yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşları gibi yükseköğretim kurumları sınavına girerek bir programa yerleştirilmelerinin de mümkün olduğu, bu haliyle bir yükseköğretim programına yerleşme konusunda diğer öğrencilere göre çift imkana sahip oldukları, bunun yanında kontenjan sınırlaması getirilen alanların yükseköğretim kurumları sınavında yüksek puanlar ve başarı yüzdesi gerektiren alanlar olduğu, sadece yükseköğretim sınavı ile bu alanlara yerleştirilme imkanı bulunan öğrencilerin de bu yönden diğer bir sınırlama ve yarışma ile karşı karşıya oldukları değerlendirildiğinde, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, bu kararın sonraki eğitim-öğretim yıllarında yapılacak sınavlarda uygulanmasına da bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, düzenlemenin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL olan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
15/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.