T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8433
Karar No : 2023/767
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi Rektörlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : ...
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ...Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : Davacı tarafından, kızı ...'un 30/10/2010 tarihinde Mersin Devlet Hastanesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki teşhis ve tedavi sürecinde sunulan hizmetin kötü işlemesi nedeniyle vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı iddia olunan zarara karşılık 75.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın Mersin Üniversitesi Rektörlüğüne başvuru tarihi olan 27/10/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden olan Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi ile reddedilen maddi tazminat miktarı için belirlenen 8.600,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idarelere verilmesi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davacı, davalı Mersin Üniversitesi Rektörlüğü ve müdahil ... tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda yakınının vefatı ile doktor ...'nın kusuru arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılmadığı, kızının tedavisinin geç yapıldığı, uzun süre hastane koridorlarında beklediği, Mersin Devlet Hastanesinde hastalığın çok hızlı ilerlediği bilinmesine rağmen operasyonun gerçekleştirilmediği, sevkin gerçekleştirilmeye çalışıldığı, manevi tazminatın kusur bulunduğu gerekçesiyle kabulü ile maddi tazminatın kusur bulunmadığından reddinin kendi içinde çelişki barındırdığı iddialarıyla; davalı Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; idarelerinin harçtan muaf olduğu, ölüm sebebi ile hastalığın teşhis ve tedavisi arasında illiyet bağı bulunmadığı, ceza dosyasındaki mevcut Adli Tıp Kurumu raporunda idarelerinin yaşanan olayda kusurlarının bulunmadığının belirtildiği, yapılan tahkikat neticesinde personellerinin kusursuz olduğunun kesinleştiği iddialarıyla; müdahil ... tarafından; kendisi tarafından “acil cerrahi girişim” olarak yazılan konsültasyon notundaki ibarenin kalp damar cerrahisi noktasında anlaşılması gerektiği, müteveffanın ikinci gelişinde de yapılan muayenede aynı ibareye yer verildiği, mensubu olduğu ana bilim dalı ile müteveffanın hastalığı arasında bir bağ bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda da bu durumun çürütüldüğü, ameliyatın ortopedi ve travmatoloji ana bilim dalı mensubu doktorlar tarafından gerçekleştirildiği, takibin enfeksiyon hastalıkları ana bilim dalınca yapıldığı hususlarının dikkate alınması gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı, davalı Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, ve davalı yanında müdahil ... tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Maddi tazminat isteminin reddine dayanak alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dayanak alınan Yüksek Sağlık Şurası raporunun çeliştiği görüldüğünden temyiz isteminde bulunanların temyiz isteminin kabulü ile bu çelişkinin üniversitelerin tıp fakültelerinde görev yapan biri kalp ve damar, biri ortopedi ve travmatoloji diğeri ise enfeksiyon hastalıkları ana bilim dalı öğretim elemanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak raporla giderilmesi suretiyle karar verilmesini teminen Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdareler Lehine Hükmedilen Vekalet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde, "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7nci maddenin ikinci fıkrası, 9uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12nci maddenin birinci fıkrası, 16ıncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise, " (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünün 16. satırında; İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek ücret duruşmasız ise (a) bendine göre 1090,00 TL, duruşmalı ise (b) bendine göre 1.660,00 TL olarak belirlenmiştir.
Dava, davacı tarafından, kızı ...'un 30/10/2010 tarihinde Mersin Devlet Hastanesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki teşhis ve tedavi sürecinde sunulan hizmetin kötü işlemesi nedeniyle vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı iddia olunan zarara karşılık 75.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın Mersin Üniversitesi Rektörlüğüne başvuru tarihi olan 27/10/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden olan Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, reddedilen maddi tazminat miktarı için belirlenen 8.600,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda davanın tümden ret veya kısmen kabul kısmen retle sonuçlandığı durumlarda kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda karar tarihinde yürürlükte olan Tarifenin 10. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, tamamı reddedilen maddi tazminat istemi yönünden davalı idareler lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; davalı idareler lehine, Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.090,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "reddedilen maddi tazminat miktarı için belirlenen 8.600,00 TL vekalet ücretinin" ibaresinin "reddedilen maddi tazminat nedeniyle 1.090,00 TL maktu vekalet ücretinin" olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının esasa yönelik temyiz isteminin REDDİNE, vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE, davalı Mersin Üniversitesi Rektörlüğünün ve müdahil ...'nın temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/02/2023 tarihinde maddi tazminat istemi yönünden oy birliğiyle; manevi tazminat istemi ve reddedilen maddi tazminat nedeniyle hükmedilen vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava, davacı tarafından, kızı ...'un 30/10/2010 tarihinde Mersin Devlet Hastanesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki teşhis ve tedavi sürecinde sunulan hizmetin kötü işlemesi nedeniyle vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı iddia olunan zarara karşılık 75.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Olayda bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun … tarih ve … sayılı raporunda özetle; "......'un 28/10/2010 tarihinde sağ bacak altında kızarıklık ve ağrı nedeniyle fakülte hastanesine başvurusunda, acil tıp araştırma görevlisi Dr. ... tarafından muayene sonrası Ortopedi ve Travmatoloji, KDC ve Enfeksiyon Hastalıkları AD'larından konsültasyon istenmesinin uygun olduğuna karar verildiği, yapılan konsültasyonlar ve öneriler doğrultusunda hastanın bilgilendirildiği, tedavisinin düzenlendiği, tıbbi kayıtlardan hastanın kendi isteği ile Mersin Devlet Hastanesine başvurduğu, anılan hastanede acil serviste pratisyen hekim olarak görev yapan Dr. … tarafından yapılan muayene sonrası gerekli konsültasyonların istendiği, hastanın kliniği ve mevcut patolojisinin hızlı seyri dikkate alındığında yeniden fakülteye sevk edildiği, Mersin Üniversitesinde yapılan muayene, konulan tanı ve ameliyatının tıp kurallarına uygun olduğu, ...'un, dava konusu olayda muayene, takip ve tedavisine katılan tüm sağlık çalışanlarına ve sağlık hizmetini sağlık personeli vasıtası ile veren Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Mersin Devlet Hastanesine atf-ı kabil kusurun bulunmadığı" görüş ve kanaatine yer verildiği görülmektedir.
Dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca davacının kızı olan ...'un vefatı ile müdahil doktorun fiili arasında illiyet bağının kurulamadığı, sağlık hizmetinin tıp kurallarına uygun yürütüldüğü, hadisede hizmet kusuru bulunmadığı anlaşıldığından davacının kızının ölümüne bağlı manevi tazminat isteminin de kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın manevi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına bu yönden katılmıyorum.
(XX) - KARŞI OY :
Reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.