T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8618
Karar No : 2023/1607
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, … Devlet Hastanesi Cildiye Polikliniğinde gördüğü saçkıran tedavisi esnasında kafa derisine yapılan enjeksiyon nedeniyle sol gözünün görme fonksiyonunu yitirmesinin ve saçkıran rahatsızlığının daha da ilerlemesinin davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla, zararlarına karşılık 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi taminatın olay tarihi olan 28/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, manevi tazminata ilişkin kısmının kısmen kabulüne, kararın manevi tazminatın reddine ilişkin 25.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına, davacı için 25.000,00 TL manevi tazminatın başvuru (23.10.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, manevi tazminat için nisbi olarak hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminatın reddi ve manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle 1.362,00 TL maktu ve manevi tazminatın reddedilen kısmı nedeniyle 1.362,00 TL maktu olmak olmak üzere toplam 2.724,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kafa derisine yapılan enjeksiyonun hatalı olarak yapıldığı ve sevk sürecinin hatalı işletildiği, bu nedenle meydana gelen zararın hizmet kusurundan kaynaklandığı ve komplikasyon olmadığı, ayrıca yapılan tedavi sonucunda saç kıran hastalığında herhangi bir iyileşme de olmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunun iddialarını karşılamadığından hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu; davalı idare tarafından, hizmet kusuru bulunmadığından manevi tazminata hükmedilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminata hüküm tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlık incelendiğinde; davanın, saç kıran hastalığının tedavisi için kafa derisine uygulanan enjeksiyon nedeniyle görme kaybı yaşamasının ve devamındaki sevk sürecinin hatalı işletilmesinin davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı, ayrıca mevcut hastalığında herhangi bir iyileşme de olmadığı iddiasıyla, davacı tarafından maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle açıldığı, ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığa yönelik alınan bilirkişi raporunda meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince de, sunulan sağlık hizmetinden sorumluluk noktasında maddi tazminat talepleri için meydana gelen zarar ile idarenin eylemi arasında doğrudan illiyet bağının varlığı gerekliyse de manevi tazmin noktasında böyle bir gerekliliğin olmadığı ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için sunulan sağlık hizmetinde eksiklik olmasının yeterli olacağı, doktorun önerisi doğrultusunda saçkıran tedavisini başlatan davacıda 3. doz ilacın enjeksiyonu sırasında ve enjeksiyona bağlı olarak görme kaybının oluştuğu ve sağlık hizmetinin alımı sırasında davacının yaşadığı uzuv kaybının ağır sonuçları nedeniyle yaşadığı acı, elem ve ızdırap nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi, ayrıca mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz bir şekilde sınırlandırılmaması için reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarı için davacı aleyhine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, manevi tazminata ilişkin kısmının kısmen kabulüne, kararın manevi tazminatın reddine ilişkin 25.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına, davacı için 25.000,00 TL manevi tazminatın başvuru (23.10.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, manevi tazminat için nisbi olarak hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminatın reddi ve manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle 1.362,00 TL maktu ve manevi tazminatın reddedilen kısmı nedeniyle 1.362,00 TL maktu olmak olmak üzere toplam 2.724,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği görülmektedir.
Öte yandan; … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin 27/11/2018 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaptan, davacının uygulanan tıbbi işlemden önce bilgilendirilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğün yerine getirilmemiş olmasının sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği konusunda davacıda endişeye ve üzüntüye yol açacağından, davacının uğramış olduğu manevi zararın takdiren belirlenecek hakkaniyetli ve makul bir manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi suretiyle karşılanması gerekeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda; temyizen incelenen … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacı lehine takdiren 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olması nedeniyle, temyizen incelenen bu karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun bulunmuş, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, bu aşamada davalı idare tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.