T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8670
Karar No : 2023/1773
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktayken özel güvenlik kimlik kartının yenilenmesi için yaptığı başvurunun hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle reddedilerek özel güvenlik kimlik kartının (çalışma izninin) iptal edilmesine ilişkin Elazığ Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesis edilme gerekçesi olarak davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağı bulunan şirketlerde SGK kaydının bulunduğunun ileri sürüldüğü, bu kapsamda davacı hakkında yürütülmekte olan adli bir soruşturmanın bulunmadığı, davacının en son 02/04/2012 tarihinde çalıştığı şirkette haksız yere iş akdinin feshedildiği ve tarafına herhangi bir ödeme de yapılmadığından bahisle Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Elazığ Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'ne şikayette bulunduğu, bu şikayet sonrasında bahsi geçen idarece alınan 26/04/2012 tarihli karar ile davacının lehine ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesine karar verildiği, davacının geçmiş tarihlerde çalıştığı ve SGK kaydının bulunduğu tespit edilen şirketlerin FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle Ohal döneminde çıkarılan KHK'lar ile kapatılan veya kayyum atanan şirketler olduğundan yana herhangi bir ihtilaf bulunmadığı ancak davacının söz konusu şirketler bünyesinde en son 02/04/2012 tarihinde çalıştığı ve bu tarih itibariyle henüz söz konusu yapının terör örgütü olduğu veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan bir yapı olduğuna dair alınan herhangi bir kararın bulunmadığı, davacının söz konusu yapıyla iltisak veya irtibatlı olduğu sonucu çıkarılacak bir davranış ve tutum içerisinde olduğuna ya da bu yönde sosyal çevre bilgisi bulunduğuna dair de herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediğinden dava konusu işlemin sebep yönünden hukuka aykırı olduğu, öte yandan dava konusu işlem nedeniyle 23/02/2018 tarihi itibarıyla taşeron şirketteki görevine son verildiği görülen davacının zararının söz konusu tarihten itibaren başlatılıp, dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak 11/04/2018 tarihinde Mahkemelerince alınan kararın taraflara tebliğ tarihi olan 30/04/2018 tarihine kadar ödenmesi gerektiği, dava konusu işlemden kaynaklı olan maddi zararla ilgili davalı idarenin sorumluluğunun, işlemin icrai olma özelliğini (hukuk aleminde hüküm ve sonuç doğurma özelliği) koruduğu müddetçe mümkün olduğu, Mahkemelerince iş bu dosya kapsamında alınan yürütmenin durdurulması kararıyla birlikte bu durumun sona erdiği, davacının özel şirket bünyesindeki işine son verilmesi durumu dava konusu işlemden kaynaklı ise de işsiz kalma durumunun devamının mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararı sonrasında artık işlemden kaynaklı olmaktan çıktığı, bu aşamadan sonraki durumun yani davacının ilgili şirket veya başka bir şirket bünyesinde tekrar işe alınıp alınmaması konusunun davacı ile ilgili şirket arasındaki hukuki bir ihtilaf olduğu, davalı idarece işlemden kaynaklı olarak karşılanması gereken zararın, işlem nedeniyle davacının işten çıkarıldığı 23/02/2018 tarihi ile söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak Mahkemece alınan kararının taraflara tebliğ tarihi olan 30/04/2018 tarihleri arasında özel şirket bünyesinde çalışmasına devam ediyor olsaydı alacağı parasal hakları olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlemden kaynaklanan ve yukarıda belirtilen tarihler arasında kalan parasal kaybının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; özel güvenlik hizmetlerine dair mevzuat çerçevesinde yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması akabinde tespit dilen hususlar özel güvenlik hizmetiyle bağdaşmadığından dava konusu işlemin tesis edildiği, mevzuata uygun yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.