T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8704
Karar No : 2023/2813
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir ili, Mihalgazi ilçesi, … Köyü hudutları içerisinde bulunan ER:... sayılı maden sahasında I (b) grubu seramik ham maddesi için yargı kararı gereği işletme ruhsatı verilmesi başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ve Mahkemenin 04/10/2018 tarihli ara kararına verilen cevap göz önünde bulundurulduğunda, her ne kadar davacının talebi seramik kili işletme ruhsatı şeklinde dikkate alınarak reddedilmişse de, talebin asıl olarak seramik ham maddesine yönelik olduğu, kaldı ki davalı idarece hazırlatılan 01/07/2014 tarihli raporda ve davacı tarafından verilen 04/04/2014 tarihli müracaat formunda da ruhsat grubu ve maden cinsinin 1-B Grubu seramik ham maddesi olarak belirtildiği, seramik ham maddesi tabirinin ise, seramik kili ifadesini de içine alacak şekilde geniş bir anlama sahip olduğu da düşünüldüğünde, davacının başvurusunun sadece seramik kili yönünden değerlendirilmesinin, başvuru üzerine tesis edilen işlemi sonucu itibariyle hukuka aykırı hale getireceği açıktır. Öte yandan dava konusu işlemde başvurunun reddi gerekçeleri arasında; işletme projesinde belirtilen maden cinsinin, yapılan analiz sonuçlarına uygun bulunmadığının heyet tarafından tespit edildiği hususuna da yer verilmişse de, dava dosyasında bir örneği bulunan ve idarenin teknik elemanları tarafından hazırlanan 01/07/2014 tarihli raporun sonuç kısmında, "Sahanın ileri derecede killeşme gösteren volkanik birimlerden oluştuğu, sahadan dört farklı lokasyondan alınan numunelerin Ankara Üniversitesine yaptırılan analiz sonuçlarının, 3213 sayılı Maden Kanununda bazı değişiklikler yapan 5177 sayılı Kanunun I-b grubunda yer alan seramik kili kriterlerine uygun olduğu ve işletme projesi ve eklerinin arza uygun bulunduğundan mevcut koordinatlar dahilinde 43,05 hektarlık alan I-B grubu işletme ruhsatı ve aşağıda belirtilen koordinatlar dahilinde 10,02 hektarlık alana seramik ham maddesi işletme izni verilmesi hususları heyetimizce tespit edilmiştir." sonucuna varıldığı, söz konusu rapordan başkaca dava dosyasında bir rapor bulunmadığı gibi, davalı idarece raporun içeriğindeki verilerin aksinin de ortaya konulamadığı, şu halde sadece 01/07/2014 tarihli rapordaki tespitler dikkate alındığında dahi davacının I (b) grubu seramik ham maddesi işletme ruhsatı müracaatının olumlu olarak değerlendirilerek gereğinin davalı idare tarafından yerine getirilmesi gerekirken, işletme ruhsatı müracaatının reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 09/05/2014 tarihli dilekçesiyle seramik kili işletme projesi ile işletme ruhsatı ve işletme izni istediği, istem üzerine yapılan incelemede analiz sonucunun projede belirtilen maden cinsiyle uygun bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemin uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Eskişehir ili, Mihalgazi ilçesi, …Köyü hudutları içerisinde bulunan ER:…sayılı maden sahasında 1-B Grubu seramik ham maddesi ruhsatı müracaatının davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… kaydına açılan davada, Mahkemece … tarih ve … sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, mahkeme kararı üzerine davacı tarafından yeniden yapılan başvurunun Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği, söz konusu işleme karşı davacı tarafından 13/11/2017 tarihinde yapılan itirazın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının … tarih … sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında ise; …İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… - K:… sayılı kararıyla iptal kararı verilmesi üzerine davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda davacının ruhsat talebinin yeniden reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 168. maddesinde "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzel kişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun ile, madenlerin aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usullerin düzenlendiği belirtilmiş; 2. maddesinde, yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticarî değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre maden olduğu ve II (b). Grup madenler mermer, traverten, granit, andezit, bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar olarak belirlenmiş; 3. maddesinde, işletme ruhsatının, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesini; işletme izninin, bir madenin işletmeye alınabilmesi için verilen izni; ruhsat hukukunun, ruhsat sahiplerinin ruhsattan doğan hak ve yükümlülükleri olarak tanımlanmış; 4. maddesinde ''Madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir.''' kuralına yer verilmiştir.
08/11/2016 tarihli ilk müracaatın reddi işleminin tesisi tarihinde yürürlükte olan 06.11.2010 tarih ve 27751 tarihli Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Maden ruhsatlarının gruplandırılması" başlıklı 5. maddesinde " (1) Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
A) I. Grup madenler;
...
b) Tuğla-kiremit kili, çimento kili, baraj, gölet ve benzeri yapılarda kullanılan killer, Marn, Puzolanik kayaç (Tras), çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar ile;
1) %25’den az Al2O3 içeren killer,
2) %50’den az montmorillonit minerali içeren killer,
3) %50’den az illit minerali içeren killer,
4) %50’den az zeolit minerali içeren kayaçlar,
5) Na2O ve K2O toplamı %5’den az olan ve II. Grupta yer almayan kayaçlar,
6) Kil grubunda ağırlıkça birinci sırada Kaolinit minerali bulunmayan ve Kaolinit minerali oranı %20’den az olan, %2’den fazla Fe2O3 ve K2O, %1’den fazla Na2O içeren ve %44’den az SiO2 içeren killer," hükmü yer almıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nini "Madenlerin gruplandırılması" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında "(1) I. Grup madenler:
......
b) Tuğla-kiremit kili, çimento kili, baraj, gölet ve benzeri yapılarda kullanılan killer, marn, puzolanik kayaç (tras), çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar ile;
1) %25’den az Al2O3 içeren killer,
2) %50’den az montmorillonit minerali içeren killer,
3) %50’den az illit minerali içeren killer,
4) %50’den az zeolit minerali içeren kayaçlar,
5) Na2O ve K2O toplamı %5’den az olan ve II. Grupta yer almayan kayaçlar,
6) Kil grubunda ağırlıkça birinci sırada kaolinit minerali bulunmayan ve kaolinit minerali oranı %20’den az olan, %2’den fazla Fe2O3 ve K2O, %1’den fazla Na2O içeren ve %44’den az SiO2 içeren killer." olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı şirketin adına I-b grubu maden işletme ruhsatı verilmesi amacıyla davalı idareye başvurması üzerine idarece hazırlanan teknik bilirkişi raporunda "sahanın ileri derece killeşme gösteren volkanik birimlerden oluştuğu, sahadan dört farklı lokasyondan alınan numunelerin Ankara Üniversitesine yaptırılan analiz sonuçlarının, I-b grubunda yer alan seramik kili kriterlerine uygun olduğu ve işletme projesi ile eklerinin arza uygun bulunduğu..." tespitlerine yer verilirken; davalı idarece 14.08.2017 tarihinde alınan görüşte, "(...) söz konusu sahalardan alınan numunelerin analiz sonuçları değerlendirilirken sehven kaolen yerine illit yazıldığı tespit edilmiştir. Sahaların yeniden değerlendirilmesi sonucunda, Uygulama Yönetmeliği'nin 5. Maddesi ve 10/03/2010 tarihli Komisyon raporuna göre ağırlıkça kaolinit mineralinin bulunduğu ve %20'den fazla olduğu, K2O oranının %2 den az olduğu, Na2O oranının %1den az olduğu, SİO2 oranının %44'ten fazla olduğu tespit edildiğinden ER:…, E:…, E:…, E:… sayılı I(b) grubu seramik kili işletme talebi olumsuz olarak değerlendirilmiştir." tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, inceleme raporlarındaki çelişkiler de göz önünde bulundurulak, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacı tarafından işletme ruhsatı almak amacıyla davalı idareye sunulan işletme projesinin özellikle seramik hammaddesine ilişkin değerler ile seramik kiline ilişkin değerler karşılaştırılarak arza uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
İdare Mahkemesince; işletme projesi ve eklerinin arza uygun olup olmadığına, işletme projesine konu madenin sahada bulunup bulunmadığına ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, eksik inceleme neticesinde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 24/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.