T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/9070
Karar No : 2023/3529
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Mermer Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesi sınırlarında maden işletmeciliği yapan davacı şirketin 22/12/2017 tarihli dilekçe ile yaptıkları Sicil:… sayılı II-(b) grubu maden işletme ruhsatının süre uzatma talebinin incelenmekte olduğuna dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2577 sayılı Kanun'un 10/1-2. maddeleri gereğince davacı şirket tarafından davalı idareye yaptıkları 22/12/2017 tarihli başvurudan itibaren davalı idarece cevap verilmemesi üzerine, zımnen ret işlemi tarihi olan 20/02/2018 tarihinden itibaren Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük süre içinde davanın açılması ya da Kanun'un 10/2. maddesi gereğince davalı idarenin 22/12/2017 tarihli başvurunun henüz incelendiğini bildirir 05/03/2018 tarihli işleminden itibaren en fazla 6 ay bekleyerek davanın açılması gerekirken, bu sürelerden çok sonra davalı idare tarafından başvurunun değerlendirme aşamasında olduğunu bildirir … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle 26/04/2019 tarihinde açılan davada, dava açma süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın yukarıda anlatılan gerekçe ile sona ermiş bulunan dava açma süresini canlandırmayacağı açık olup, bu durumda, süre aşımı nedeniyle işin esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin, davacının istemi doğrultusunda bilgi verici ve açıklayıcı olması, davacının hukukunu etkileyici bir özelliği olmaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun kapsamında kesin ve yürütülebilir bir idari işlem olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlem, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olarak değerlendirilerek davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinde sonucu itibarıyla kararın hukuka uygun görüldüğü gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, süre uzatım talebinin değerlendirilmesi için başvurudan itibaren çok uzun zaman geçtiğinden, davalı idarece verilen cevabın istemin reddi kabul edilerek dava açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesi sınırlarında maden işletmeciliği yapan davacı şirketin 22/12/2017 tarihli dilekçe ile yaptıkları Sicil:… sayılı II-(b) grubu maden işletme ruhsatının süre uzatma talebine davalı idare tarafından cevap verilmemesi üzerine 23/02/2018 tarihinde yapılan başvuruyla, işlemlerin devam ettiğini ve ruhsat hukukunun yürürlükte olduğunu gösterir bir yazının orman işletme müdürlüğüne verilmek üzere taraflarına verilmesi yönünde istemde bulunulduğu, davalı idare tarafından 05/03/2018 tarihinde başvurunun değerlendirme aşamasında olduğunun bildirilmesi üzerine, davacı şirket tarafından yeniden 14/02/2019 tarihli yazı ile aynı yönde yapılan başvurunun davalı idare tarafından … tarih ve … sayılı işlem ile davacının başvurusunun değerlendirme aşamasında olduğunun bildirilmesi üzerine, davacı şirket tarafından söz konusu işlem "başvurunun reddi" olarak kabul edilip bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilmiş, aynı Kanunun 14. maddesinde dava dilekçeleri üzerinde yapılacak ilk incelemede idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin dava konusu olup olmadığının inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olmayan işleme karşı açılan davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemin icrai (yürütülebilir) nitelikte olması için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi, kesin ve nihai olması gerekmektedir.
Danıştay yerleşik içtihatlarında, kesin ve yürütülmesi zorunlu, idari davaya konu edilebilecek işlemlerin, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemler olduğu kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, II (b) grubu mermer madeni işletme ruhsatı sahibi olan davacıya 04/03/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllık işletme ruhsatı verildiği, davacının ruhsat süresinin sona erecek olması nedeniyle 22/12/2017 tarihinde temdit talebinde bulunduğu, davalı idare tarafından bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine 23/02/2018 tarihinde ve daha sonra 14/02/2019 tarihli yazı ile yapılan başvuru sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde davalı idarece, süre uzatım talebinin halen değerlendirme aşamasında olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda olayda, davacının süre uzatım talebi üzerine davalı idarece bu istemin kabul edilmesi ve ruhsat düzenlenmesi veya talebin reddedilmesi ve ruhsatın iptali yönünde herhangi bir işlem tesis edilmeksizin talebin bir yıldan daha uzun süre sürüncemede bırakıldığı, gecikmenin nedenlerinin somut ve makul gerekçelerle ortaya konulmadığı, bu suretle davacının hukuksal durumunun etkilendiği, dolayısıyla istemin zımnen reddi şeklinde tezahür eden dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir işlemin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 05/07/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yer alan nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.