T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/932
Karar No:2023/1282
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Televizyon Prodüksiyon A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 21/11/2016 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (f) bendi hükümlerinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında 567.467,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan 27 nolu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda: dava konusu programın deşifre metin ve görsellerinde, ... adlı bir erkeğe ... adlı bir kadının talip olduğu ve ikilinin yayında konuşmaya başlamadan programdaki görüşme odasında bir araya gelerek yaptıkları konuşmaları gösteren bir videonun yayınlandığı, ardından aralarında konuştuklarının ve birbirlerine yönelik kararlarının olumsuz olduğunun açıklandığı, tarafların birbirlerine aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifadeler kullandıkları, evlilik programlarının genel anlamda toplum üzerinde yozlaştırıcı bir etkisinin olduğu, bu etkilerden en önemlisinin mahremiyet ile ilgili olgunun değişmesi ve evliliğe giden bir yolda iki kişi arasında mahrem olarak yaşanması gereken ilişkinin başkalarının gözü önünde cereyan etmesi ve televizyon programları yoluyla toplumun paylaşımına açılması sonucu özellikle çocuklarda ve gençlerde aile ve evlilik kavramlarına bakışın olumsuz bir şekilde değişmesi ve bu kavramların aşınması olduğu, dava konusu yayında geçen konuşmaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı, kişileri toplum önünde rencide edici, karşılıklı olarak küçük düşürücü, aşağılayıcı nitelikte olduğu, bu durumda, dava konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; mevzuat hükümlerinin ve dava konusu programa ait deşifre metnin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu programın evlenmek amacıyla bir araya gelen kadın ve erkekler ile zaman zaman sunucu arasında geçen tartışmalara yer verilen bir formatta gerçekleştiği, evlenme amacıyla bir araya gelen kadın ve erkekler arasındaki çekişmelere yer verilen programda geçen diyalogların geleneksel toplum yapısına mutlak surette aykırı ifadeler içermediği, program katılımcılarının kullandıkları ifadelerin birbirlerinin onuruna yönelik ve birbirlerini aşağılamak amacıyla kullanılan ifadelerden ziyade program formatı gereği olağan konuşmalardan ibaret olduğu, kişilerin özel hayatının gizliliği içinde kalan ve mahrem olarak kabul edilen bir alana yönelik olmadığı anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin ihlâl edilmediği, bu itibarla, davacı yayın kuruluşuna idarî para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu programın canlı olarak yayınlanmasının davacı yayın kuruluşunun yayıncı sorumluluğunu artırdığı, canlı yayının program akışına göre izleyicilerin algılayamayacağı şekilde sunulması mümkün iken davacının yayıncı sorumluluğuna riayet etmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu programda insan onuruna aykırı olabilecek ya da toplumun milli, manevi ve ailevi değerlerine aykırı olabilecek içeriğe yer verilmediği, program katılımcılarının aralarında geçen diyalogların ifade özgürlüğü kapsamındaki ifadelerden ibaret olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.