T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/932
Karar No : 2023/7381
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili: Av. …
Karşı Taraf (Davalı): … Başkanlığı/ …
Vekili: Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davalı idare emrinde istihbarat uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Operasyonel hat kullanıcısı olmadığı, bu durumun bilirkişi incelemesiyle ispatlanabileceği, dava konusu işlem tesis edilirken disiplin hukuku hükümlerine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının; "silahlı terör örgütü üyesi olma" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN'e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde "operasyonel hatlar", "...; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle 'imam' diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir." şeklinde; "hususi", "Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT'te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir." şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; " davacının Teşkilata bildirmediği gizli/operasyonel bir GSM hattı bulunduğu, açık/bilinen GSM hattı ile gizli/operasyonel hattının farklı ter ve zamanlarda aynı baz istasyonlarından birlikte/eş zamanlı sinyal verdiği ve söz konusu kesişmelerin tesadüfi olamayacak kadar fazla sayıda olduğu, her iki GSM hattının sadece görev yaptığı yerlerde değil, anılanın izne çıktığı sırada yaptığı şehir değişikliklerinde ve izne giderken kullandığı güzargah üzerinde de birlikte sinyal vermeye devam ettiği, gizli/operasyonel GSM hattı vasıtasıyla FETÖ/PDY'nin istihbarattan sorumlu hususi (mahrem hizmet) abisi "M.K." ile müteaddit defa temas ve iletişim kurduğu" yönündeki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı bulunduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... Böylece dosyaya kazandırılan HTS kayıtları, düzenlenen mezkur bilirkişi ropuru ile MİT teftiş kurulu raporunda operasyonel hatta ilişkin yapılan tespitler; tanık anlatımları, sanığın aşamalardaki savunmalanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bahse konu bilirkişi raporundaki tespitlerin, MİT teftiş kurulu raporunda belirlenen hususlarla örtüştüğü ve diğer kanıtlarla uyumlu bulunduğundan hükme esas nitelikte olduğu, bu cümleden olarak, operasyonel/gizli amaçla kullanıldığı tespit edilen hat ile sanığın kullanımında olan hattın baz yakınlık (birliktelik analizi) durumu nazara alındığında, mezkur … nolu GSM hattının örgütsel iletişim amacına özgü operasyonel bir hat olarak sanık tarafından kullanıldığının mahkememizce kabul edildiği, ..." tespitleri, "operasyonel hat"a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Yine anılan Ağır Ceza Mahkemesi kararında; "...sanığın anılan terör örgütüyle münasebetinin üniversite yıllarında başladığı, örgütün evlerinde düzenli olarak kalmamasına rağmen öğrenci mesullüğünü geliş gidiş yaparak yürüttüğü, bu hususun tanık E.I.'nın beyanı ile sabit olduğu, sanığın, teşkilata katılmadan önce örgütle kurulan temasın, teşkilata dahil olduktan sonra da kesintisiz bir şekilde devam ettiği, örgütün yönlendirmesi ile Teşkilatın bünyesine sızdırıldığı, MİT mahrem imamları ile yüz yüze ve yukarıda izah olunduğu üzere operasyonel/gizli hatlar aracığıyla görüştüğü, sanığın bu örgütsel görüşme/buluşmalarda, çalıştığı Teşkilat hakkında bildiği, öğrendiği, duyduğu bilgileri mahrem imamlara aktarmak amacıyla temin ettiği, böylece sanığın MİT'e katıldığı 2011 yılından, ihraç edildiği 2016 yılına kadar örgütün MİT mahrem yapılanmasında örgüt hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, sanığın, MİT mahrem yapılanmasında iletişim araçları bölümünde detaylı izahatı yapılan operasyonel/gizli hat kullandığı, örgütsel gizliliği temin amacıyla ... kod adını kullandığı, operasyonel/gizli hat hususunda MİT Teftiş Kurulu raporunda yapılan ayrıntılı somut tespitler ile kovuşturma aşamasında düzenlenen mezkur bilirkişi raporunundaki tespitlerin birbirini teyit ettiği ve dosya kapsamıyla da uyumlu olduğu..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.