T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/934
Karar No : 2023/7793
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı
Vekili : Huk. Müş. …
İstemin Özeti : İstihbarat Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-g maddesine dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve Mayıs 2016 tayin ve terfi döneminde verilmeyen 3. sınıf uzmanlığının verilmesi istemiyle açılan davanın kısmen reddine kısmen incelenmeksizin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Operasyonel hat kullanıcısı olmadığı, hususi abi diye nitelenen şahsı tanımadığı, 657 sayılı Kanun hilafına tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının; "silahlı terör örgütü üyesi olma" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN'e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde "operasyonel hatlar", "...; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle 'imam' diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir." şeklinde; "hususi", "Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT'te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir." şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; " davacının Teşkilata bildirmediği gizli/operasyonel bir GSM hattı bulunduğu ve söz konusu GSM hattı üzerinden ayrı bir temas ve iletişim ağı kullanmak suretiyle FETÖ/PDY'nin hususi abilerinden olan S.Z. tarafından örgütsel amaçla kullanılan gizli/operasyonel GSM hattı ile müteaddi görüşmeler gerçekleştirdiği " yönündeki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı bulunduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "...Mahkememizce 08/10/2020 tarihli celsede tesis olunan ara karar uyarınca dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek, sanığın operasyonel hat iddiasına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiği, bu bağlamda bilirkişi M.T.Ö.'nün 24/12/2020 tarihli raporunda: "Sanık ... hakkında görülmekte olan … Esas sayılı dava dosyası kapsamında gönderilen HTS İletişim verilerinin incelenmesi neticesinde yapılan tespitlere göre; ...M.A. ADINA KAYITLI (OPERASYONEL) … NOLU GSM HATTININ BAZ KAYITLARI İNCELENDİĞİNDE 01.11.2013 TARİHLERİ ARASINDA SANIK ... ADINA KAYITLI … ve … GSM HATLARI İLE YAN YANA GELMESİNİN TESADÜFLERLE AÇIKLANAMAYACAĞI KANAATİNE VARILMIŞTIR.
AVUKATIN DİLEKÇESİNDE BELİRTİLEN M.A. ADINA KAYITLI (OPERASYONEL) … NOLU GSM HATTININDA (…- …) İMEI NUMARALARININ KULLANILDIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR.
7-YAPILAN HTS İNCELEMESİNDE; ELDE EDİLEN VERİLERDEN 01.11.2011-30.06.2013 TARİHLERİ ARASINDA BELİRTİLEN M.A. ADINA KAYITLI (OPERASYONEL) … NOLU GSM HATTININ SANIK ... TARAFINDAN KULLANILDIĞI KANAATİNE VARILMIŞTIR.
HTS İNTERNET İLETİŞİM VERİLERİNİN TARİH, SAAT SÜRE, IMEİ NUMARASI VE BAZ İSTASYONU BAKIMINDAN YAPILAN KARŞILAŞTIRMASINDA, UYUM SAĞLADIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR. " şeklinde belirttiği,
...Her ne kadar sanık müdafileri tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünde; "bilirkişi raporunda belirlenen 600 metre baz yakınlığı kuralına uyulmadığı" iddia edilmiş ise de; Mahkemece, iddia edilen çelişkiyi ortadan kaldırmak için, alınan ikinci bilirkişi raporunda da ilk bilirkişi raporu ile sanığın adına kayıtlı hat ile M.A. adına kayıtlı operasyonel hat olduğu iddia edilen hatta ilişkin aynı tarihlerde aynı ve benzer baz yakınlığının tespit edildiği, bazlar ve kayıtlar arasında herhangi bir uyumsuzluk bulunmadığının belirtildiği, böylece dosyaya kazandırılan HTS kayıtları, düzenlenen mezkur bilirkişi raporları ile MİT teftiş kurulu raporunda operasyonel hatta ilişkin yapılan ayrıntılı tespitler, sanığın aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, anılan her iki bilirkişi raporunda teknik olarak, sanığın operasyonel/gizli hat kullandığı yönündeki belirlemenin, sanık hakkında adli soruşturmadan önce FETÖ/PDY kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından icra edilen idari soruşturma kapsamında, MİT Müfettişlerince düzenlenen mezkur teftiş kurulu raporunda bahsi yapılan, sanığın, MİT mahrem imamları ile gizli/operasyonel hat üzerinden irtibat kurduğu cihetindeki ayrıntılı tespit ile de örtüştüğü, vaki teknik saptamaların birbiri ile ve diğer kanıtlarla uyumlu olduğu, bu haliyle ilgili raporların hükme esas nitelikte olduğu, bu cümleden olarak, operasyonel/gizli amaçla kullanıldığı tespit edilen hat ile sanığın kullanımında olan hattın baz yakınlık (birliktelik analizi) durumu nazara alındığında, mezkur … nolu GSM hattının örgütsel iletişim amacına özgü operasyonel bir hat olarak sanık tarafından kullanıldığının mahkememizce kabul edildiği..." tespitleri, "operasyonel hat"a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Yine anılan Ağır Ceza Mahkemesi kararında; "...sanığın, örgütün yönlendirmesiyle Teşkilata sızdırıldırdığı ve örgütsel irtibatının Teşkilatta çalıştığı süre boyunca kesintisiz bir şekilde devam ettiği, örgüt içerisinde Akif kod ismini kullandığı, bu bağlamda, mezkur delillerden anlaşıldığı üzere, mahrem imamlar tarafından diğer MİT mensubu örgüt üyeleri ile grup yapıldığı, Teşkilatın eğitim döneminde takibini yapması için örgütün MİT mahrem yapılanmasında temsilci konumunda faaliyet gösteren … kod S.Z. isimli şahısla irtibatlandırıldığı, bu şekilde teşkilatın eğitim ve sonrasında sanığın örgütsel takibinin, … kod S.Z. ve onun altında mahrem yapılanmada öğretmen konumunda faaliyet gösteren diğer mahrem imamlarca yapıldığı, sanığın bu dönemde mahrem imamlarla düzenli ve periyodik olarak buluştuğu, görüşmeler yaptığı, ayrıca; örgütsel gizliliği sağlamak için kod ad kullandığı, operasyonel hat, SHU, Viber, sanal numaraları 2016 sonrasında ise Protonmail üzerinden yazışmalar yaparak mahrem abisiyle irtibat kurarak talimatlandırıldığı/yönlendiriliği ve yine Teşkilatta gördürülen eğitim ile ilgili yönlendirilme yapılarak eğitim hakkında detaylı malumat aldığını belirttiği,
Dosya kapsamında tanık olarak yer alan S.Z., M.Ş.G.'nin beyanları ile tanık E.K.'nın soruşturma aşamasında alınan ve dosya kapsamıyla örtüşen mezkur ifadeleri, teftiş kurulu raporu, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile açık ve net bir şekilde örgüt ile organik bağ kurduğu, kendisinden üst konumda bulunan mahrem imamlara aktarmak maksadıyla bilgi temin ettiği, bu şekilde sanığın, örgütün mahrem imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla kod ad kullandığı, sanığın, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği, nihayet sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.