T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9445
Karar No : 2023/2366
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Merkezi ... Şubesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında elde edilen hakediş tutarlarının bankada değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan kur farkları ve faizlerin ilgili oldukları 2015 döneminde kurum kazancının tespinde dikkate alınmadığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2015 yılı vergi ziya cezalı kurumlar vergisi ile gelecek yıla devreden 2015 hesap dönemi zararı ile gelecek hesap dönemlerinde geçmiş yıl zararlarının 0,00-TL olarak belirlenmesine yönelik vergi inceleme raporunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yıllara yaygın inşaat işi ile ilgili olarak elde edilen finasman gelirlerinin, inşaat işi dışında ayrı bir ticari organizasyon sonucu elde edilmemiş olması halinde, hakedişin bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle söz konusu finasman gelirleri işin bitiminde kar ve zararı etkileyeceğinden, inşaat işlerine ait gelirin bir unsuru olarak, inşaat hesabıyla ilişkilendirilerek işin bitim tarihi itibariyle vergilendirilmesi gerektiği, dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının vergi inceleme raporu ile gelecek hesap dönemlerinde geçmiş yıl zararlarının 0,00-TL olarak belirlenmesine yönelik işlemin iptali talebine yönünden; dayanağı olan 2015 yılı gelir tablosu ve kurumlar beyannamesinin yeniden düzenlenmesinde isabet bulunmaması karşısında, vergi inceleme raporu ile gelecek hesap dönemlerinde geçmiş yıl zararlarının 0,00-TL olarak belirlenmesine yönelik işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının vergi inceleme raporu ile gelecek yıla devreden 2015 hesap dönemi zararının 0,00-TL olarak belirlenmesine yönelik işlemin iptali talebi yönünden ise; söz konusu işleme karşı daha önce dava açıldığı anlaşıldığından, bu kısmın incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tarif edilmiş, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasının 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması re’sen takdir nedeni olarak sayılmış, 134’üncü maddesinde ise; vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve tespit etmek olduğu hükmüne yer verilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13.maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazançlar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesinin birinci fıkrasında, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinde, kar ve zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterileceği, ikinci fıkrasında ise mükelleflerin bu madde kapsamına giren hallerde her inşaat ve onarım işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenleyecekleri beyannameleri işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın mart ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar vermeye mecbur oldukları hükmüne yer verilmiştir.
Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda; şirketin, Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi ... Güç Elektrik İşletme ve Yönetim San. Tic. A.Ş ile arasında 23/10/2014 tarihinde imzalanan yıllara sari inşaat ve onarım işinin 2015 hesap dönemi itibariyle sonuçlanmadığı, ... Güç Elektrik İşletme ve Yönetim San. Tic. AŞ'den, davacı şirkete gönderilen hakediş bedellerinin vadeli mevduat hesabında değerlendirildiği, ayrıca hakediş bedellerinin kur değerlemesi sonucunda olumlu ve olumsuz kur farklarının ortaya çıktığı, şirketin bunları gelir-gider(642 Faiz Gelirleri-646 Kambiyo Karları, 656 Kambiyo Zararları) hesaplarına aktarmak yerine hakediş-maliyet(350 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakedişleri, 170 Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri) hesaplarında muhasebeleştirdiği, söz konusu mevduat faizlerini ve kur farklarını 2015 yılı kurum kazancının tespitinde dikkate almadığının tespiti üzerine gelir tablosu ve kurumlar vergisi beyannamesinin yeniden düzenlendiği, 2015 yılı için 6.873.011,00-TL kurumlar vergisi tarhı ile bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi önerildiği, yine 6.232.945,39-TL geçmiş yıl zararının yeniden düzenlenen kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edildiğinden, gelecek hesap dönemlerinde geçmiş yıl zararlarının 0,00-TL olarak dikkate alınması, kurumlar vergisi beaynnamesinde gösterilen 3.047.448,26-TL tutarındaki gelecek yıla devreden 2015 hesap dönemi zararının 0,00-TL olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Olayda, davacı şirket tarafından, ... Güç Elektrik İşletme ve Yönetim San. ve Ticaret AŞ'den gönderilen hakediş bedellerinin vadeli mevduat hesabında değerlendirildiği, söz konusu hakediş bedellerinde olumlu veya olumsuz kur farklarınıın ortaya çıktığı, davacı şirketin söz konusu tutarları gelir - gider hesaplarına aktarmak yerine hakediş - maliyet hesaplarında muhasebeleştirdiği, söz konusu faiz gelirlerinin yıllara sari işlerden elde edilen bir hasılat olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, söz konusu gelirler tahakkuk ettiği ilgili dönemler itibariyle kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerektiğinden dava konusu tarhiyat ve işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.