T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/951
Karar No : 2023/7792
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı
Vekili : Huk. Müş. …
İstemin Özeti : İstihbarat Uzman Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-g maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, yasa dışı bir oluşumla hiçbir zaman bağının olmadığı, üniversite öğrenciliği döneminde ağabeyiyle birlikte kaldığı, telefon ile iletişim kurduğu kişilerin meslektaşları olduğu ve şahısların FETÖ ile irtibatlı olduğunu bilmediği, dava konusu işlem ile Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, hukuk devleti ilkesinin, suçluluğu mahkeme kararı ile belirleninceye kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, kanun önünde eşitlik ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının; "silahlı terör örgütü üyesi olma" ve "siyasal veya askeri casusluk" suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN'e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmış, Mahkeme kararının devamında; "... sanığın, anılan terör örgütüyle münasebetinin 2011 yılında bünyesine dahil olduğu MİT'ten önceki dönemde başladığı, bu cümleden olarak, sanığın savunmasında, örgütle 2003 yılında Gazi Üniversitesini kazandığında tanıştığı, süreç içerisinde örgütün sohbetlerine katıldığı, örgüte müzahir evlerde kaldığı, mezun olduktan sonra yine örgüte ait İstanbul Avcılar'da bulunan FEM Dershanesinde 2008-2009 yılında edebiyat öğretmeni olarak çalıştığı, her ne kadar Teşkilatın personel alımı için internet üzerinden yaptığı ilan üzerine kendi iradesiyle MİT'e çalışmak için başvuru yaptığını ifade etmiş ise de; örgütle okul döneminde başlayarak Teşkilattan ihraç olduğu ana kadar kesintisiz devam örgütsel irtibatı, nitekim bu yönde kendi ikrari beyanları ve tanık beyanları, MİT teftiş kurulu raporunda sanığın örgütsel irtibatlarına ilişkin yapılan tespitler ve bilhassa Teşkilat döneminde örgütün MİT mahrem imamları ile yaptığı düzenli ve periyodik görüşmeler ve yine örgütün yukarıda ayrıntılı bir şekilde belirtilen Milli İstihbarat Teşkilatına yönelik stratejisi kapsamında Teşkilata eleman sızdırma amacı birlikte nazara alındığında, sanığın, örgüt tarafından Teşkilata yönlendirildiği ve nihayetinde kuruma sızdırıldığının açık olduğu,
Bu şekilde Teşkilata sızdırılan sanığın 2011 yılında eğitim ünitesinde, 2012-2014 yılları arasında Van ünitesinde güvenlik istihbaratı konularında, 2014-2016 yılları arasında Ankara merkez ünitelerinde görev yürüttüğü, Teşkilat tarafından hakkında yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları neticesinde FETÖ irtibatı nedeniyle MİT Teftiş Kurulu raporunda belirtilen gerekçeler doğrultusunda 26/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, belirtildiği üzere sanığın Teşkilattaki eğitim döneminden sonra 2012 yılında Van ünitesine atandığı, bu dönemde örgütün MİT mahrem yapılanmasında Erzurum bölge temsilciliği yapan Ö.K. tarafından düzenli takibinin yapıldığı, Ö.K.'nın mezkur beyanlarında, sanığın bu dönemde diğer MİT çalışanı M.S.K. ile grup yapılarak 15-20 günde, bazen ayda bir olmak üzere düzenli görüştükleri, MİT mahrem yapılanmasında kendisine bağlı öğretmen konumunda faaliyette bulunan M. Kod A.Ş.'nin de, sanık ve grup arkadaşı M.S.K.'yı takip ettiği, sanığın Teşkilatın Ankara ünitesine tayin olduğu 2014 yılına kadar iş bu örgütsel takibin düzenli bir şekilde adı geçen MİT mahrem imamlarınca icra edildiği, sanığın, mahrem imamlarla gerçekleşen bu düzenli buluşma ve görüşmelerden önce Teşkilatla ve çalıştığı birimle alakalı bildiği, gördüğü, eriştiği ve duyduğu tüm bilgileri mahrem abilerine vermek maksadıyla temin ettiği, nitekim sanığın bahse konu savunmalarında, MİT mahrem imamları olan Ö.K. ve A.Ş. ile ilgili dönemde düzenli görüştüğünü, ancak kendilerine bilgi vermediğini ifade ettiği, sanığın 2014 yılında Teşkilatın Ankara ünitesine tayin olmasıyla birlikte MİT mahrem temsilcisi Ö.K.'nın, sanığı, diğer MİT mahrem temsilcisi olan S. Kod C.K.'ya devrettiği, yine Ö.K.'nın konuyla ilgili beyanında, bu dönemde sanığın takibini doğrudan C.K.'nın değil onun altında mahrem yapılanmada öğretmen konumunda faaliyette bulunan şahısların yaptığını beyan ettiği, bu noktada diğer tanık S.Ş.'nin MİT mahrem yapılanmasında bir dönem öğretmen olarak faaliyette bulunduğunu, onun söylemesiyle bazı MİT çalışanlarının takibini yaptığını, bu kapsamda sanığın da ilgili dönemde takibini icra ettiğini ayrıntılı bir şekilde ifade ettiği, sanığın da, sorulması üzerine S.Ş.'nin beyanlarının büyük bir oradan doğru olduğunu ancak bahsi geçen S. Kod C.K.'yı tanımadığını ifade ettiği,
Böylece anılan deliller ve tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığı üzere sanığın, Teşkilat öncesi dönemde örgütle tesis edilen münasebetinin kesilmeden Teşkilata girdikten sonra da -FETÖ/PDY irtibatı gerekçesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan ihraç edildiği 2016 yılına kadar- devam ettiği, örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen-temsilci konumunda faaliyette bulunan Ö.K., A.Ş., S.Ş. ve C.K. isimli MİT mahrem imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği..." gerekçesine yer verilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmış, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.