T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/989
Karar No : 2023/8449
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı kadrosunda meslek memuru olarak görev yapan davacının, 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevine son verilmesine ilişkin Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (Müsteşarlığı)'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile uğranılan zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, telefonuna ByLock yüklemiş kişilerle irtibat kurduğuna ilişkin hususla ilgili, söz konusu irtibatların tamamının mesleki gereklerle yapılan iletişim olduğu yolunda görev yaptığı kuruma bilgi verdiği, ayrıca söz konusu kişilerin ByLock uygulaması kullanıyor olduklarını bilebilecek durumda olmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" suçlarını işlediği iddiasıyla yürütülen ceza yargılamasında … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 2 yıl 10 gün, "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" suçundan ise 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN'e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmış,...
... sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin MİT'e katılmadan önce henüz lise yıllarında başladığı, üniversite döneminde de örgüt ile bağının devam ettiği, örgüte müzahir evlerde kaldığı, örgütün toplantılarına katıldığı, örgüt yapılanması içerisinde BTM olarak görev aldığı, mezun olduktan sonra da, örgütle temasını koparmadığı, örgüt bünyesinde faaliyetlerini örgütün evlerinde kalmaya devam ettiği sırada, örgütün yönlendirmişiyle Milli İstihbarat Teşkilatının personel alım ilanı üzerine başvuruda bulunduğu; bu şekilde örgüt tarafından MİT'e sızdırıldığı 2012 tarihinden örgüt irtibat gerekçesiyle ihraç edildiği 2017 tarihine kadar; örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen-temsilci konumunda faaliyette bulunan … kod isimli örgüt imamı, … kod S.Ş., … kod E.I., … kod İ.Y., … kod F.C., … kod M.K., … kod S.D. adlı örgüt imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumunda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütsel gizliliği sağlamak adına … kod adını kullandığı, örgüte bağlılığını göstermek amacıyla düzenle şekilde himmet verdiği, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği ... sanığın hakkında başlatılan soruşturma sonucunda çıkartılan gözaltı ve arama kararları neticesinde yakalandığı andan 29.01.2020 tarihli soruşturma aşamasında verdiği ifadesi ile başlamak üzere tüm aşamalarda ve değişmeyen ifadelerinde etkin pişmanlık talebinde bulunarak örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığını, örgütsel toplantılara katıldığını, mahrem abileri ile belirlemiş oldukları periyotlar dahilinde örgütsel faaliyetleri kapsamında görüştüklerini, örgütsel gizliliği sağlamak adına Kenan kod adını kullandığını beyan ederek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisindeki konum ve görevine uygun olarak örgüte ilişkin bildiklerini, örgütle olan bağını, irtibatını, faaliyetlerini ve tanıdığı örgüt mensubu kişileri teşhis ederek bu şahıslarla ilgili bildiklerini samimi şekilde anlattığı, mahkememizce yapılan araştırma sonucunda sanığın teşhis etmiş olduğu kişilerle ilgili FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu, sanığın ifadelerinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu yine mahkememizce dinlenen tanıklar E.I. ve A.E. ile beyanları sanık tarafından kabul edilen diğer tanıklar A.K., H.D., A.S., S.Ş. ve F.Ö.'in soruşturma aşamasında alınan beyanlarının sanığın örgüt üyeliğine-irtibatına yönelik beyanlarını doğruladığı, böylece sanığın örgüt üyeliği suçu yönünden etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadelerinin aksini gösterir bir delil bulunmadığı ... Sanığın aşamalardaki örgüt üyeliği suçu yönünden ikrarı ve diğer toplanan somut deliller dikkate alındığında, sanığın örgütün içinde olup, hiyerarşik yapı içerisinde bulunduğu, talimatla hareket ettiği ve örgütle organik bağının bulunduğu sonucuna varılmış, mahkememizce sanığın örgüt içerisinde kaldığı zaman aralığı ve konumu, tüm aşamalardaki beyanları ve tutumu dikkate alındığında örgüte ait bildiklerini samimi şekilde pişman olarak anlattığı..." tespit ve gerekçelerine yer verilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının, iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.