T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10044
Karar No : 2023/6371
DAVACI: … Tarım Ürünleri İnş. San. Tic. AŞ
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı -ANKARA
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa ili, Yunusemre İlçesi, … Mahallesi, …, …, …, …, …, …, …, …; … Mahallesi, …; … Mahallesi, … ve … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazların tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin 10.10.2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile anılan plana davacı tarafından askı süresi içinde yapılan 12.11.2018 tarihli itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Davacıya ait taşınmazların söz konusu plan değişikliğiyle kentsel gelişim alanından kuru tarım arazisi kapsamına alındığı, idareye güven ilkesi gereğince kentsel gelişim alanı olması sebebiyle söz konusu alan üzerinde yatırım ve inşaat amacıyla yatırım yaptıkları, değişikliğin yapıldığı bölgenin zemin yapısının sulama imkanı olmayan tarım arazisi vasfı taşıdığı, yapılan değişiklik ile Gediz nehrinin geçtiği nehrin kıyısının güney kısmında bulunan Muradiye Mahallesinin kuzeyinde birinci sınıf sulanabilir genellikle Sultani üzüm bağlarının bulunduğu tarım arazilerinin ve fay hattına yakın yerlerin yerleşim yeri olarak belirlendiği, bu durumun açıkça planın amaçlarına aykırı olduğu, dava konusu taşınmazlarda sulu tarımın yapılmasına imkan bulunmadığı, bu arazilerin bir kısmının verimsiz olduğu, ayrıca Osmancalı Mahallesi civarında tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için ayrılan bölgenin büyük oranda daraltılmasının da bu bölgede geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıkla sağlayan yörenin mağduriyetine yol açacağı, plan değişikliğinin gerekli veriler tam olarak toplanmadan hazırlandığı, şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin birden çok idare mahkemesinin yetki alanında kalması nedeniyle davanın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülmesi gerektiği, davanın süresinde açılıp açılmadığının re'sen araştırılması ve süre aşımı gerçekleşmiş ise davanın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak, 19/07/2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına muhtelif tarihlerde açılan davalar kapsamında Danıştay Altıncı Dairesinin E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümüyle iptaline karar verildiği, iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınarak İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planın onaylandığı, bu plana 1. ve 2. askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonrasında anılan planın sırasıyla 30/12/2014, 16/11/2015 ve 10/10/2018 tarihlerinde yeniden onaylandığı, 10/10/2018 tarihinde yapılan değişikliklerin 06/11/2018-06/12/2018 tarihleri arasında 30 gün süreyle askıya çıkarıldığı ve iletilen itirazlar arasında davacıya ait itirazın da bulunduğu, Üçpınar Mahallesi nüfusunun 2012 yılından beri artmadığı, davacının itirazına konu Muradiye Mahallesinin nüfusunun yaklaşık üç kat artış gösterdiği, Üçpınar Mahallesi ile Manisa Merkez arasındaki alanların sulanabilir verimli tarım arazilerinin bulunduğu Manisa Ovasını oluşturduğu, davacının iddialarının gerçekle bağdaşmadığı, dava konusu alanın çevre düzeni planına yapılan itirazlar neticesinde düzenlendiği, ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen plan değişiklik taleplerinin değerlendirildiği, yapılan çalışmalar neticesinde kurum verilerinin güncellendiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu taşınmazların bulunduğu alana yönelik dava konusu plan değişikliğinin parsel bazında olmadığı, planın ölçeği göz önünde bulundurularak planın ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğü bozmayacak nitelikte çevrenin korunmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulduğunda planlama bölgesinde koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği, tarım arazilerine ilişkin 5403 sayılı Kanun uyarınca uygulamaların yapılacağı, bu bakımdan davaya konu çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmediğinden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 10.10.2018 tarihli oluru ile onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin Manisa ili, Yunusemre İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …,…,…,…,…,… ve … parsel, aynı mahalle, … Mevkii, … parsel, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin … paftasına yönelik kısmının ve plana yapılan itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu plan değişikliğinin 06/11/2018-06/12/2018 tarihleri arasında ilan edildiği, plana askı süresi içerisinde 13 parsel maliki tarafından yapılan itiraza yanıt verilmemesi üzerine bu kişiler tarafından anılan işlemlerin iptali istemiyle 04/03/2019 tarihinde ... İdare Mahkemesinin E:… sayısına kayıtlı davanın açıldığı, İdare Mahkemesinin … günlü, K:… sayılı kararıyla, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere dava açılması gerektiğinden dava dilekçesinin reddedildiği, davacı tarafından yenilenen davada ... İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin … günlü, E:…, K:… sayılı kararın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın görüm ve çözümünde Danıştay'ın görevli olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine gönderilen ve Danıştay Altıncı Dairesine kaydedilen dosyada, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından, idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Bölgeye ilişkin olarak, 19.07.2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Danıştay Altıncı Dairesinin 09/12/2009 günlü, E:2007/10509, K:2009/11751 sayılı kararıyla tümünün iptaline, bu iptal kararı üzerine hazırlanan 14/08/2009 tarihli 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa-Kütahya çevre düzeni planının da Danıştay Altıncı Dairesinin 26.12.2012 günlü, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla tümünün iptaline karar verilmiştir. Bu karardan sonra İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı … günlü, … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmıştır. Bu plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında … günlü, … sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmış, askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (…, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı paftaları ve plan hükümleri) 644 sayılı KHK'nın 7. maddesi uyarınca 16.11.2015 tarihinde onaylanmış, bu planda … tarihinde … sayılı plan paftasında, … tarihinde … sayılı plan paftası, … sayılı plan paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, … plan paftasına ilişkin yapılan değişiklik 25.07.2018 tarihinde onaylanmış ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı plan paftaları, lejant paftası, plan hükümleri, plan açıklama raporu, plan değişikliği gerekçe raporu ve eki) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 10.10.2018 tarihinde onaylanmıştır.
Dava konusu planın plan notlarının 7.1. maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2.maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, 7.13 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğu, onaylı imar planlarında, bu planın ilkeleri ve nüfus kabulleri ve 7.6 sayılı maddesi doğrultusunda uygulama yapılacağı, 7.14 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı, 8.1.1.1 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş alanların bütünü olduğu belirtilmiş; 4.49 sayılı maddesinde, orman alanları 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca saptanan ve saptanacak olan alanlar olarak tanımlanmış, 5.1.2 sayılı maddesinde orman alanlarının korunması koruma ilkeleri arasında sayılmış, 7.43 sayılı maddesinde, bu plan sınırları içindeki tüm orman sayılan yerlere ve orman alanlarına ilişkin konularda 6831 sayılı orman kanunu uyarınca uygulama yapılacağı belirtilmiş, 8.11.1 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak gösterilen alanların, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlar olduğu, 8.11.2 sayılı maddesinde, planlama bölgesi içindeki orman alanlarının, orman amenajman planları esas alınarak bu plana işlendiği, 8.11.3 sayılı maddesinde, orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında orman kadastro sınırları esas alınacak olup ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu, 8.11.5 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak belirlenmiş ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş veya tapuya tescil edilmiş parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla 8.7. tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftcinin barınması amaçlı yapıların yer alabileceği, müştemilatların emsale dahil olduğu, bu alanlar için yapılaşma koşulunun ise minimum parsel büyüklüğü 5000 m², Emsal 0,05 hmax:2 kat maks inşaat alanının 250 m² olduğu, kurala bağlanmıştır.
Plan notlarının 4.42 sayılı maddesinde, "Tarım arazileri: toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup halihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazilerdir." şeklinde tanımlanmış, 8.7.1 maddesinde tarım arazileri ile ilgili genel kurallar getirilmiş ve devamı maddelerde tarım arazilerinin niteliğine göre yapılaşma şartları belirtilmiş; planın plan açıklama raporunun 4.4.9 sayılı maddesinde çevre düzeni planı sınırları içinde kalan tarım arazilerinin mutlak tarım arazileri, dikili tarım arazileri, özel ürün arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak veri tabanına dört farklı tanım içinde aktarıldığı, planda ise tümünün “tarım arazileri” şeklinde gösterildiği belirtilerek, başta ifraz koşulları olmak üzere, bu alanlardaki uygulamanın 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” ile bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelikler uyarınca yapılmasının kurala bağlandığı, tarım arazilerinde, ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacak belirlemeler temel alınarak geçerli olacak koruma ve kullanım koşullarının plan hükümlerinde düzenlendiği, bu alanlarda, tarımsal amaçlı yapılaşmalar ve çiftçinin barınmasına yönelik yapılaşma istemlerine ilişkin kuralların ayrı ayrı belirlendiği düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazların kentsel gelişim alanında kalmakta iken dava konusu plan değişikliği ile tarım arazisi olarak belirlendiği belirtilerek bakılan dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin E:… sayısına kayıtlı dosya nedeniyle yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda sonuç olarak özetle; dava konusu plan değişikliği ile bölgede "kentsel gelişme alanı" plan kararının kaldırılarak, kentsel yerleşik alan sınırlarının yeniden belirlendiği ve kentsel alan kullanımına ayrılan alanın önemli ölçüde küçültülerek "tarım arazisi" plan kararına dönüştürüldüğü, uyuşmazlığa konu parsellerden 83 ve 123 sayılı parsel ile 119 sayılı parselin bir kısmının orman alanı olarak belirlenmesine yönelik plan kararında değişiklik yapılmadığı, orman alanı kararının değiştirilmemesinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu; 1369 sayılı parselin mutlak tarım arazisi niteliğinde olmasına karşın, dava konusu plan değişikliği ile parsele ilişkin "tarım arazisi" kararının "kentsel gelişme alanı"na dönüştürülmesinin imar mevzuatına aykırı olduğu; uyuşmazlığa konu diğer parsellerin ise dikili tarım arazisi ve mutlak tarım arazilerinden oluştuğu, parselleri çevreleyen diğer araziler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu, parsellerin tarım dışı amaçla kullanımının planlanmasının uygun olmadığı, parsellerin bulunduğu alan ve yakın çevresinde kentin bu yöne büyümesini sağlayacak kentsel arazi kullanımı öngörülmediği, bölgede "kentsel gelişme alanı" öngörülmüş olmasının rasyonel bir dayanağının bulunmadığı, bu büyüklükteki "kentsel gelişme alanı"nın yapılaşması durumunda Manisa merkez kent lekesi ve bu alan arasındaki verimli tarım toprakları üzerinde büyük bir yapılaşma baskısı oluşacağı, bu çerçevede bölgede kentsel yerleşim lekesinin mevcut imar planı kararları ile sınırlandırılması amacı ile yapılan plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan bütünlüğüne, imar mevzuatına uygun olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerle dosyanın birlikte değerlendirilmesinden; bilirkişi raporunda her ne kadar, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin plan değişikliği kararının şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına aykırı olduğu belirtilmişse de, davacı tarafından dava açılırken taşınmaza yönelik olarak "kentsel gelişme alanı" kararının kaldırılarak "tarım arazisi"ne dönüştürülmesi nedeniyle planın iptalinin istenildiği, plan değişikliğinin ise taşınmazın "tarım arazisi" kullanımından "kentsel gelişim alanı" kullanımına dönüştürülmesine ilişkin olup, davacının istemi doğrultusunda gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmakla, anılan parsel yönünden planın iptalini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Uyuşmazlığa konu diğer taşınmazlar yönünden, dava konusu plan ölçeği itibariyle genel arazi kullanım kararlarının üretildiği leke plan niteliğinde olması nedeniyle parsel bazında kararlara yer verilmesinin mümkün olmadığı; planın havza, bölge ve mevzuata uygun tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma-kullanma dengesi gözetilerek korunması gereken alanların yapılaşmalardan korunması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma koşullarının belirlendiği genel arazi kullanım kararlarının üretildiği, diğer taraftan, dava konusu plan notlarında, plan paftaları ile orman alanı olarak gösterilmiş olan ancak orman sınırları dışında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belirli oranda yapılaşma hakkının sağlandığı, bu planın onay tarihinden önce mevzuata uygun onaylanmış imar planları ile mevzii imar planlarının geçerli olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde ve plan değişikliği ile uyuşmazlığa konu taşınmazlara getirilen kullanım kararlarında planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29.10.2021 tarih ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 14.08.2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26.12.2012 tarih ve E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. Anılan karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı … tarih ve … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmış ve bu plana askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30.12.2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmıştır. Anılan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (…, …, …, …, …, …, .., …, …, … sayılı paftaları ve plan hükümleri) 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi uyarınca 16.11.2015 tarihinde onaylanmış, bu planda … tarihinde … sayılı plan paftasında, 10.04.2018 tarihinde … sayılı plan paftası, … sayılı plan paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, … plan paftasına ilişkin yapılan değişiklik 25.07.2018 tarihinde onaylanmış ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı plan paftaları, lejant paftası, plan hükümleri, plan açıklama raporu, plan değişikliği gerekçe raporu ve eki) 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesi uyarınca 10.10.2018 tarihinde onaylanmıştır.
Bakılan davada, davacıya ait Manisa ili, Yunusemre İlçesi, … Mahallesi, …, …, …, …, …, …, …, …; … Mahallesi, …; … Mahallesi, … ve … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazların tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin 10.10.2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile anılan plana davacı tarafından askı süresi içinde yapılan 12.11.2018 tarihli itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyası ile dava açıldığı; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve K:… sayılı kararıyla, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere dava açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı tarafından yenilenen davada ... İdare Mahkemesince verilen davanın reddi yolundaki … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın görüm ve çözümünde Danıştayın görevli olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının kaldırılması üzerine, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli Danıştay Dairesine gönderilmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine dosyanın Dairemiz esasına kaydedildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
10.07.2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Aynı Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına; "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 19. maddesinin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3. fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı; 4. fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı; 5. fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İncelenen dosyada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan uyuşmazlık konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği ile dava konusu taşınmazlardan … Mahallesi …, …, …, …, …, …, … parsel sayılı taşınmazlar ile … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi sınırlarında kaldığı, … Mahallesi, … parsel ve kısmen … parsel sayılı taşınmazın orman alanı sınırlarında olduğu, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın plan değişikliği kapsamı dışında bulunduğu ve orman alanı sınırları içerisinde kaldığı; … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın ise, 'Kentsel Gelişme Alanı' sınırlarında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu çevre düzeni planın plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu; 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği; 7.13 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğu; 7.14 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı belirtilmiş; 4.42 sayılı maddesinde, "Tarım arazileri: toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup halihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazilerdir." şeklinde tanımlanmış; 5.3.5 sayılı maddesinde, verimli tarım arazilerine baskı yapan plansız sanayileşmenin önlenmesi ve mevcut sanayilerin çevresel etkilerinin kontrol altına alınması planlama ilkeleri arasında sayılmış; 8.7.1 sayılı maddesinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa tabi tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazileri sınıflarına ayrılmamış olup tarım arazilerinin sınıflamasının, ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı belirtilmiş, tarım arazileri ile ilgili genel kurallar getirildikten sonra, devamı maddelerde tarım arazilerinin niteliğine göre yapılaşma şartları belirtilmiş; 8.7.10 sayılı maddesinde de: “Bu planın onayından önce yürürlükteki mevzuat uyarınca, inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni verilmiş olan tarımsal amaçlı yapılara ilişkin haklar saklıdır.” kuralına yer verilmiş; 4.49 sayılı maddesinde, orman alanları 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca saptanan ve saptanacak olan alanlar olarak tanımlanmış; 5.1.2 sayılı maddesinde orman alanlarının korunması koruma ilkeleri arasında sayılmış; 7.43 sayılı maddesinde, bu plan sınırları içindeki tüm orman sayılan yerlere ve orman alanlarına ilişkin konularda 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca uygulama yapılacağı belirtilmiş; 8.11.1 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak gösterilen alanların, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlar olduğu; 8.11.2 sayılı maddesinde, planlama bölgesi içindeki orman alanlarının, orman amenajman planları esas alınarak bu plana işlendiği; 8.11.3 sayılı maddesinde, orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında orman kadastro sınırları esas alınacak olup ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu; 8.11.5 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak belirlenmiş ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş veya tapuya tescil edilmiş parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla 8.7. tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, ancak orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftcinin barınması amaçlı yapıların yer alabileceği, müştemilatların emsale dahil olduğu, bu alanlar için yapılaşma koşulunun ise minimum parsel büyüklüğü 5000 m², Emsal 0,05 hmax:2 kat maks inşaat alanının 250 m² olduğu, kurala bağlanmıştır.
Davaya konu çevre düzeni planının plan açıklama raporunun 4.4.1.2 sayılı maddesinde, Tahtalı Havzası ve diğer su koruma havzalarında, kirlenmenin önlenmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda; mevzuata uygun olarak gerçekleşmiş olan yapılaşma ve plan kararları dışında yeni yapılaşmaların engelleneceği; 4.4.9 sayılı maddesinde, çevre düzeni planları sınırları içinde kalan tarımsal nitelikli alanların tarımsal niteliği korunacak alanlar, özel mahsul alanları ve bağ alanları olarak veri tabanına üç farklı tanım içinde aktarıldığı, planda ise tümünün tarımsal niteliği korunacak alanlar olarak tanımlandığı, başta ifraz koşulları olmak üzere bu alanlardaki uygulamanın 5403 sayılı Toprak Koruma Kullanımı Kanunu ile bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelikler uyarınca yapılmasının kurala bağlandığı, tarım alanlarında, ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacak belirlemelerin temel alınarak geçerli olacak koruma ve kullanım koşullarının plan hükümleri arasında düzenlendiği, plan hükümlerinde yapılan düzenleme ile tarımsal niteliği korunacak alanlarda tarımsal amaçlı yapılaşmalar ve çiftçinin barınmasına yönelik yapılaşma istemlerine ilişkin kuralların ayrı ayrı belirlendiği, bunun yanında planlama bölgesi sınırları içindeki alanlarda 5403 sayılı Yasa öncesinde geçerli mevzuat uyarınca ilgili kurumlarca tarım dışı kullanıma uygun bulunmuş alanlarda verilmiş, bu görüşler doğrultusunda hazırlanmış nazım ve uygulama imar planlarından, arazi kullanım kararları çevre düzeni planının arazi kullanım kararlarıyla çelişmeyen bölümlerinde yürürlükte olan nazım ve uygulama imar planlarının yapılaşmaya ve ifraza ilişkin kararların geçerli olduğuna dair bir düzenlemeye de plan hükümleri arasında yer verildiği belirtilmiştir.
Çevre düzeni planı kararları, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla, nüfus projeksiyonlarına göre yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Dolayısıyla, dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği kuşkusuzdur.
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.
Bu amaç çerçevesinde, Çevre Düzeni Planı ölçeğinde hangi usul ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz.
Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazların daha önce kentsel gelişme alanı olarak planlanmış iken dava konusu çevre düzeni planı ile tarım alanına dönüştürülmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, alanın kuru marjinal tarım alanı niteliğinin bulunmadığı, artan nüfus öngörüsüne uygun olarak kentsel gelişme alanı olarak planlanması gerektiği, plan kararları ile daha önce tarım alanı olarak belirlenen tarım alanlarının kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesine karşılık, tarım alanı niteliği olmayan alanların tarım alanı olarak belirlendiği iddialarıyla söz konusu plan değişikliğinin iptali isteminde bulunulduğu; ancak dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu … Mahallesi …, …, …, …, …, …, … parsel sayılı taşınmazlar ile … Mahallesi … parsel sayılı taşınmazın 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununa göre korunması gereken dikili tarım arazilerinden ve mutlak tarım arazilerinden oluştuğu, söz konusu taşınmazların çevre araziler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu; … Mahallesi … parsel sayılı taşınmaza ve kısmen … parsel sayılı taşınmaza ilişkin 'Orman Alanı' plan kararının değiştirilmediği; … Mahallesi … parsel sayılı taşınmazın, plan değişikliği kapsamı dışında bulunduğu, gerek dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği öncesinde, gerek sonrasında 'Orman Alanı' plan kararı sınırları içerisinde kaldığı; … Mahallesi … parsel sayılı taşınmazın ise 'Tarım Arazisi' olan plan kararının 'Kentsel Gelişme Alanı' olarak değiştirildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı, planın havza, bölge bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, söz konusu taşınmazların bulunduğu alana yönelik dava konusu plan değişikliğinin parsel bazında olmayıp kentsel gelişme alanının tümüyle kaldırılmasına ilişkin olduğu, değişiklik öncesinde taşınmazın bulunduğu Yunusemre İlçesi için çevre düzeni planı ile belirlenen kabul nüfusa yetecek düzeyde kentsel gelişme alanı ayrılmış olması dikkate alınarak yapılaşmamış, tarımsal nitelikte olan alanların kentsel gelişme alandan çıkarıldığı, yapılan değişikliğin planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte ve çevrenin korunmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulduğunda, planlama bölgesinde koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği; ayrıca dava konusu çevre düzeni planı plan notlarında, plan paftaları ile orman alanı olarak gösterilmiş olan ancak orman sınırları dışında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belirli oranda yapılaşma hakkının sağlandığı davaya konu çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda belirtilen plan notlarına göre bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu, tarım arazilerinin sınıflamasının ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı ve alt ölçekli planlarda değerlendirileceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.