T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1012
Karar No : 2023/2623
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden bir kısım akaryakıt alımını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2017 yılının Aralık dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, Samsun Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince davacıya ait akaryakıt istasyonunda farklı tarihlerde yapılan denetimler sonucu düzenlenen tutanakta, yapılan satışların diğer günlere göre yüksek olduğu, yazar kasalara müdahale edilerek satış miktarlarının düşük gösterilmesi suretiyle vergi kaybına neden olunduğunun belirtildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 186. maddesi uyarınca, envanter çıkarmanın, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmek suretiyle yapılacağı, ancak, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerlerinin tahminen tespit olunacağına ilişkin düzenleme karşısında, davacının dönem sonu stoklarına ilişkin kaydi envanter farkıyla ilgili açıklamasının ticari teamüllere uygun olmadığı, ayrıca, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gereken davacının kendi tuttuğu kayıtlarının usulsüz olduğu iddiasıyla bu durumdan faydalanmasına imkan bulunmadığı, usulsüzlüğü iddia edilen defter ve belgelerin 2016 yılına ait olmadığı, 2015 dönem sonu fiili ve kaydi envanter sonucu tespit edilen motorin stokunun, envanter defterine kayıtlı motorin stokundan fazla olduğu yönündeki iddiasını ispatlaması için süre verilmesine rağmen her hangi bir kayıt ve belge sunmadığı, belgesiz olarak alınan motorinin hangi firmadan alındığına ilişkin kayıt ve belgelerin ibraz edilmediğinin anlaşılması karşısında, kaydi envanter sonucunda 118.028,35 litre motorinin belgesiz olarak alındığı sonucuna varılmış olup, vergi inceleme tutanağının düzenlenerek imzalandığı tarihin tespit tarihi olarak alınması suretiyle davacı şirket adına tespit edilen matrah farkı üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Akaryakıt istasyonunda bulunan otomasyon sistemi nedeniyle belgesiz akaryakıt alım-satımı yapılmasının teknik olarak imkansız olduğu, zira, sistemin uydu bağlantısı ile EPDK’na veri aktarımı sağlaması nedeniyle istasyondaki tüm hareketlerin kurul tarafından izlenebildiği, belgesiz emtia alış-satışı gerçekleştirildiği iddiasının somut tespitlere dayanmadığı, kaydi envanter çalışmasında 2016 dönem başı stok miktarlarının yanlış alınması sebebiyle hesaplama hatası yapılarak belgesiz alış yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, 6736 sayılı Kanun'dan faydalanılması nedeniyle 2015 yılıyla ilgili hata beyanının dikkate alınmasının ekonomik ve teknik icaplara uygun olmadığı, varsayım ve kıyas yoluyla yapılan cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.