T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1065
Karar No : 2023/3023
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Büyükçekmece … İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında yapılan ihale sonucu satın alınan İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, …Köyü, …Ada, … Parselde kayıtlı, … arsa paylı … nolu D tipi villa ile … arsa paylı … nolu C tipi villa vasıflı taşınmazlara ilişkin olarak fazladan ödendiği belirtilen %10 oranındaki 310.000,00 TL katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; icra yoluyla yapılan satışlarda taşınmaz ihalesinin kesinleşmesiyle birlikte vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olacağından, Cumhurbaşkanı Kararı’nın 2. maddesi ile 2007/13033 sayılı Kararname’nin Geçici 3. maddesinde yer alan 31/10/2018 tarihi 31/12/2018 olarak değiştirilmek suretiyle, %18 oranına tabi konutlar ve işyerlerinin tesliminde %8 oranı uygulanmasının süresi 31 Aralık 2018 tarihine kadar süresi uzatılan 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca ihalesi kesinleşen dava konusu taşınmazların satışı nedeniyle davacıdan %8 oranında katma değer vergisi tahsil edilmesi gerekmekte olup, %18 oranında KDV tahakuk ettirilmesi hukuka uygun olmadığından fazladan alınan KDV'nin davacıya ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, Türkiye'de yapılmak kaydıyla aynı madde bentlerinde sayılan gelir unsurları ile her türlü mal ve hizmet ithalatı yanında, diğer faaliyetlerinden doğan teslim ve hizmetlerin verginin konusunu teşkil edeceği hükme bağlandıktan sonra, 1/3-d maddesinde, müzayede mahalinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar ile ... tesliminin verginin konusuna gireceği belirtilerek, mezkur mahallerdeki satışlar hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın ve istisna durumu da gözetilmeksizin genel hükümler gereği (satılan menkul veya gayrimenkuller) KDV'ye tabi tutulmuştur.
Buna göre, ticari bir nitelik taşımasa ve bir nevi 1/1 maddede sayılan gelir unsurlarına dahil olmasa dahi, icra, izale-i şuyu veya tasfiye gibi nedenlerle ''müzayede mahalleri''nde yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki ihale, menkul ve gayrimenkul satışları, genel bir tarzda KDV'ye tabi olacaktır.
Bilindiği üzere, müzayede kavramı; açık artırma suretiyle yapılan satışı, satışın gerçekleştiği yer de müzayede mahalli olarak adlandırılmaktadır.
İcra dairelerinin icra memurlukları veya icra memurlarınca yapılan satışlar müzayede usulü ile gerçekleştirilmekte ve icra satış memurlarının satış yaptıkları yerde müzayede mahalli sayılmaktadır.
Hukuki sonuçları itibariyle esasen, müzayedenin İcra İflas Kanunu veya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılması, satışların özel yada aleni artırma ile gerçekleştirilmesi, durumu değiştirmeyecektir.
Bu anlamda, müzayede suretiyle satılan mal ve hakların ticari bir işletmeye veya özel bir şahsa ait olmasının vergileme açısından da bir etkisi olmayacaktır.
Yukarıda sözü edilen 3065 sayılı Kanun'un 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın vukuu bulacağı 2/1. maddede, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlere devredilmesinin teslim sayılacağı, 8/1-ç maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda satışları yapanların verginin mükellefi olacağı, müzayede mahallinde yapılan satışlarda matrahın ise özel matrah şekilleri başlıklı 23/d. maddesine göre, kesin satış bedeli olan değer olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Öte yandan, İcra İflas Kanununa göre ihalenin tamamlanması, hukuki sonuçları da doğurmaktadır.
Şu halde, müzayede mahallerindeki satışlarda vergiyi doğuran olay satışın yapıldığı tarihte meydana gelmekte (cebri icra yoluyla yapılan satışlarda ihalenin feshi davası açılması hariç) verginin mükellefi yine müzayede mahalinde satışı yapanlar olmakta, matrahını ise kesin satış bedeli oluşturmaktadır.
Olayda, Büyükçekmece … İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasından yapılan ihale sonucu satın alınan İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, … Köyü, … Ada, … Parselde kayıtlı, … arsa paylı … nolu D tipi villa ile … arsa paylı …nolu C tipi villa niteliğindeki taşınmazlarla ilgi olarak icra müdürlüğü tarafından 1.450,000,00 TL ve 1.650.000,00 TL ihale bedelleri için %18 KDV oranı üzerinden toplam 558.000,00 TL katma değer vergisi tahakkuk ettirilerek 06.11.2018 tarihinde ödendiği, davacı tarafından 2018/11674 sayılı Bakanalar Kurulu kararı uyarınca taşınmaz tesliminde KDV oranının %8 olması gerektiği iddia edilerek fazladan ödenen 310.000,00 TL katma değer vergisinin ödeme günü olan 06/11/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesi istemiyle açılan davada, taşınmaz satışının icra memurluğunca yapılmış olduğunun tartışmasız olması, yukarıda zikredilen mevzuat hükümleri uyarınca icra memurluk veya icra memurlarınca gerçekleştirilen satışın müzayede yoluyla yapılması ve bu yolla yapılan satışın yapıldığı yerin müzayede mahalli sayılması ve müzayede mahallindeki satışların hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın ve istisna durumu da gözetilmeksizin genel hükümler gereği vergilendirileceğinin belirtilmesi karşısında; davacının satın aldığı taşınmazın 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca %8 oran esas alınarak vergilendirilmesi gerektiği iddiasıyla, fazladan ödediğini belirttiği kısmın iade edilmesine yönelik temyize konu kararın, yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.