T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1086
Karar No : 2023/1913
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı adına
...Gümrük Müdürlüğü - ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Savunma Sanayi Anonim Şirketi
(Eski Unvanı: ...Otomotiv ve Savunma Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2007 ve 2008 yıllarında tescilli 15 adet serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithalatı yapılan araçların kullanılmış olduğu ve ithali izne tabi bulunan araçların, 95/7606 sayılı İthalat Rejim Kararının 7. maddesi uyarınca izin alınmadan ithal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; işleme dayanak alınan hükmün 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik halinin, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinin, vergilendirmeye konu fiilin ise 2007 ve 2008 yıllarında gerçekleştiğinin, bu nedenle, anılan tarihte İdareye ceza kararı alınması yolunda bir yetki verilmediğinin anlaşılması karşısında; yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulanabilecek nitelikteki hüküm uyarınca davacı adına tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeni bir hükmün ihdas edilmediği, Savcılık tarafından görevsizlik kararının verildiği, araçların eski olmasından dolayı tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2....Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Mahkemece, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan para cezasına ilişkin düzenlemenin ithalat tarihinde Gümrük Kanunu'nda bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara yönelik istinaf istemi ise reddedilmiştir.
İdari yaptırıma konu fiilin gerçekleştiği tarih gümrük beyannamesinin tescil tarihi olduğundan bu tarihte yürürlükte olan mevzuata baktığımızda, 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun “Suçlar ve Kabahatler” başlıklı 3. maddesinin 11. fıkrasında dava konusu fiil kabahat olarak düzenlenmiş ve idari yaptırım olarak gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında idari para cezası verileceği, 14. maddesinde ise mülkiyetin kamuya geçirileceği düzenlenmiştir.
Bilahare bu düzenleme 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'la 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklik ile Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda yer alan kabahat fiili 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na aktarılmıştır. 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 11. fıkrası 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine idari para cezası olarak “Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar” başlıklı ikinci bölümde yerini almıştır.
Fiilin gerçekleştiği tarihten sonra fiil ile ilgili mevcut kanuni düzenlemenin görev ve yetkili idareyi değiştiren bir kanun hükmünün nasıl uygulanacağı sorununun aydınlatılması gerekli iken eşyaya tabi idari yaptırım kararının fiilin gerçekleştiği tarihte 4458 sayılı Kanun'da bulunmaması sebebiyle iptali kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile, yeterli hukuki araştırma yapılmadan verilmiş ve hukuka aykırı neticeye sebep olmuştur.
Zira fiil tarihinde suça konu fiil ve cezası Kanun'da yer almakta olup, yaptırımın uygulandığı tarihte ise gümrük idaresi görevli ve yetkili olup, 6455 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un değişikliği düzenleyen geçiş döneminde kabahatlere nasıl uygulanacağı da 64. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiş olmakla, bu düzenlemeye göre hüküm oluşturulmalıdır.
İdari yaptırım kararı fiilin işlendiği tarihte Kanunda yer almakla Gümrük Kanunu'nda bulunması zorunluluğundan bahsedilemeyecektir. Bu bağlamda, hukuki güvenlik ilkesi sağlanmış olduğundan ve fiilin gerçekleştiği tarihte de yürürlükte olan Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda aynı düzenleme yer aldığından "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesini ihlal etmeyecektir. Aksi düşünce kanun ile korunan hukuki yararın ortadan kalkmasına ve bu fiillerin cezasız kalmasına sebebiyet vereceğinden, temyiz talebinin kabulü ile kararın bozulması gerektiğinden çoğunluk kararına katılmıyorum.