T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/1126
Karar No : 2023/5802
TEMYİZ EDENLER :
1-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL
… İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:, Kumluca Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı, … tarihli … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile Kumluca belediye encümeninin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işleminin ve davacılar tarafından 23/03/2016 tarihinde davalı İdareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin Antalya ili, Kumluca ilçesi, … Köyü (… Beldesi) …, …, … sayılı parseller yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planları açısından; plan ve lejantı arasındaki farklılıkların planlama esaslarına ve plan yapım tekniklerine uygun olmadığı, planlama ve uygulamada önemli karışıklıklara neden olabileceği, bu bağlamda dava konusu planların plan kararları yönünden planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olmadığı, planlar arasında uyumun bulunmadığı, davaya konu planların, yapım tarihi ve mevcut durumları göz önüne alındığında, sürekli gelişme potansiyeli gösteren planlama bölgesinin ihtiyaçlarına cevap veremediği, planların günümüz mevzuat hükümleri çerçevesinde ve plan yapım ve çizim teknikleri açısından eksiklikler içerdiği, dolayısıyla, yürürlükteki imar planlarının imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olmadığı, bölgenin sürekli büyüyen, gelişen ve özellikle turizm sektöründeki gelişmelere hazır olması hedeflenerek planların yeniden ele alınması gerektiği, bölgedeki her ölçekte plan, proje ve imar uygulamasının bütüncül olarak yapılmasını sağlamak ve alanda ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde imar uygulamalarının yapılabilmesini sağlamak için kentin ve bölgenin mevcut koşullarına ve ihtiyaçlarına göre bir planlama yapılmasının gerekli ve zorunlu olduğu; alanda birden çok parselasyon işlemi yapıldığı, ilk parselasyondan itibaren imar planı gereği kapanan yollardan ihdas suretiyle oluşan taşınmazların düzenleme ortaklık payından karşılanan yerlere tahsisi gerekirken belediye adına tescil edilerek fazla düzenleme ortaklık payı alınmasına neden olunduğu, düzenleme ortaklık payıyla karşılanacak yerlerden yoldan ihdaslar düşüldükten sonra düzenleme ortaklık payının hesaplanması gerekirken, bu yola başvurulmayıp yoldan ihdasdan elde edilen parselin başka parsel ile tevhidi sonucu oluşan (… sayılı) parselin de 3. parselasyon işleminde imar parsellerine dahil edildiği, sonuçta dava konusu olan 5. parselasyon işleminin bu hatalı uygulamalar temelinde ve ancak herhangi bir zorunlu sebebe dayanılmaksızın tesis edildiği; ayrıca, imar planları hakkında varılan sonuca göre, uygulama imar planına dayalı dava konusu parselasyon işleminin de sebep unsurunun kalmayacağı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davalı yanında müdahil vekili tarafından Dava konusu taşınmazın maliki olduğu, davacıların malik olmadıkları bu nedenle dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı vekili tarafından, İdari Dava Dairesi kararına karşı temyiz talebinde bulunulduğunu ancak Kumluca Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile temyiz isteminden vazgeçildiği beyan edilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı vekili tarafından verilen ve 26.02.2020 tarihinde Danıştay kayıtlarına giren dilekçe ile temyizden feragat ettiklerini bildirdirdiğinden davalının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davaya konu parsellerin ilk kadastro tespitlerinin 1963 yılında yapıldığı, tespit çalışmalarında, davacıların daha önce açtığı dava nedeniyle Antalya ili, Kumluca ilçesi, … Köyü (… Beldesi) …, … ve … sayılı parsellerin mülkiyet hanelerinin davalı olması nedeniyle boş bırakıldığı, davacıların mülkiyet davasının … Kadastro Mahkemesi’nin E: … sayılı dosyasında devam ettiği, davacılar …, …, … ve … vekili Av. … tarafından 24/02/2016 tarihli dilekçe ile davaya müdahil olunduğu, davanın 26/02/2016 günlü duruşma tutanağında davacılar vekilince davaya konu parsellerin parselasyon sonucu zeminlerinin kaydırıldığı ve üzerinde murisleri …'a ait ev, camekan vs muhtesatların dava dışı kimlerin eline geçtiğinin davalı Kumluca Belediyesinden, Kumluca Tapu Kadastro Müdürlüğünden sorulmasının istenilmesi üzerine mahkemece söz konusu hususların ilgili kurumlardan sorulduğu, davacılar tarafından 23/03/2016 tarihinde davalı Kumluca Belediye Başkanlığına davaya konu parsellerde yer alan murislerine ait ev, camekan, vs muhtesatların başkalarının eline geçmesine neden olan parselasyon işlemlerinin iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımmen reddi üzerine 18/07/2016 tarihinde, 23/03/2016 tarihinde davalı İdareye yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin işlem ile Antalya İli, Kumluca İlçesi, … Köyü (… Beldesi) …, …, … sayılı parsellerin bulunduğu alana ilişkin yapılan … tarihli … sayılı, … tarihli … sayılı revizyon 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının, belediye encümeninin … tarihli … sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalının temyiz istemi yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinin 1. fıkrasında, feragat ve kabulün, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 311. maddesinde de feragat ve kabulün, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı vekili tarafından verilen ve 26.02.2020 tarihinde Danıştay kayıtlarına giren dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı vekili tarafından yasal şekle uygun olarak temyiz isteminden feragat edilmesi karşısında, feragat başvurusu nedeniyle davalının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Davalı yanında müdahilin temyiz istemi yönünden;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c fıkrasında dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, yine 14. maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmünün uygulanacağı ve 15. maddenin 1/b fıkrasında ise bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Parselasyon işlemi yönünden ;
İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan kaynaklanması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Diğer taraftan, dava açmanın ön koşulu olan menfaat ihlali hususunun, yalnızca davanın açılış aşaması ile sınırlı olmayıp dava neticeleninceye kadar bulunması gerektiği de tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu taşınmazların davacılar adına kayıtlı olmadığı, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin ihtilaflı olduğu, nitekim mülkiyet ihtilafına ilişkin olarak … Kadastro Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davanın halen derdest olduğu, anılan dosyada … Kadastro Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ile " davacıların murisi …'ın kadastro tespitinden sonraki hakka dayalı olarak mülkiyet iddiasında bulundukları için Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine karar kesinleştiğinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine " karar verildiği görülmüştür.
Danıştay Altıncı Dairesinin 19.12.2022 tarihli E: 2020/1126 sayılı ara kararı ile davacıdan uyuşmazlık konusu Antalya ili, Kumluca ilçesi, … Köyü (… Beldesi) …, …, … parsel sayılı taşınmazların mülkiyet durumu ile ilgili Kumluca Kadastro Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine karar verildikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılıp açılmadığı, açılmış ise, mahkeme ve esas numarası ile davanın geldiği aşamanın bildirilmesinin istenilmesi üzerine davacı vekili tarafından verilen cevapta Kadastro Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı davacılar yönünden verilen görevsizlik kararının bozulması isteği ile temyiz talebinde bulunulduğu sonucuna göre hareket edileceği beyan edilmiştir.
Öte yandan UYAP üzerinden yapılan incelemede, davacılardan … ve …'ın daha önce uyuşmazlık konusu parselasyona itiraz ettiği ve iptalina karar verilmesi istemiyle açtığı davada ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın Danıştay Altıncı Dairesince verilen 05/03/2013 tarihli, E:2011/6461, K:2013/1384 sayılı kararı ile onandığı karar düzeltme isteminin de Danıştay Altıncı Dairesinin 12.12.2013 E:2013/4427, K:2013/8475 sayılı karar ile reddediliği anlaşılmıştır.
Bu durumda uyuşmazlık konusu taşınmaz ile ilgili Kadastro Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı (Yargıtay bozması sonrası E:… saysısı alan) davada, davacıların taraf olup olmadıkları, davacıların anılan dosyada görevsizlik kararını temyiz edip etmedikleri ve sonucu araştırılmak suretiyle ayrıca davacılardan … ve …' için ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… davanın ehliyet yönünden reddi kararı da dikkate alınarak uyuşmazlık konusu taşınmaz ile mülkiyet bağları tespit edilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden;
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulaması olan parselasyon işlemi ile ilgili yapılan araştırma sonucu verilecek karara göre dava konusu imar planları hakkında da yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verileceği tabiidir.
Bu itibarla dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz istemi hakkında feragatı nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
3.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.