T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1131
Karar No : 2022/3307
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, geçici yetki ile görevlendirildiği Erzurum '. Sulh Ceza Mahkemesinde görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin … tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakimler ve Savcılar Kurulunun … traih ve … sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına meslekten çıkarılmasına karar verildiği, anılan karar ile bu davaya konu kararların dayanağının ... Sulh Ceza Hakimi sıfatı ile verdiği … tarih ve … sorgu sayılı sorgu kararı olduğu, meslekten çıkarılmasına yönelik kararların usule, yasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, kararın gerekçeli olmadığı, çift disiplin cezası uygulama yasağının ihlal edildiği, savunma ve ileri sürdüğü delillerin dikkate alınmadığı, idari soruşturmada aleyhinde hiçbir delilin elde edilmediği, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmadığı, talimatla bıraktığı iddia edilen şüphelilerin tutuklanma istemiyle sevk olundukları suçlardan beraat ettiği, dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve E:…, K:… sayılı söz konusu kararının yeniden incelenmesi talebiyle yapılan başvurunun incelenmesi sonucunda aynı Dairenin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının öne sürdüğü iddialar yerinde bulunmayarak başvurunun reddedildiği ve … tarihli ve E:…, K:… sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla da davacının itirazının reddedilerek meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği, tüm deliller birlikte incelendiğinde; davacının, "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemler" gerçekleştirdiğinin hiçbir tereddüte yol açmayacak derecede sabit olduğu, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçek anlamda gerçekleştirdikleri kadar, gerçekleştirildiğini görüntü olarak da sağlamaları, özellikle yargı mesleğinin onuru ile uyumlu davranmaları ve mesleğin prestijini kendi veya herhangi bir kimse lehine kullanmamaları ve kullandırmamaları gerektiğinin açık olduğu, olayda davacının Bangolar Yargı Etiği ilkelerini ihlal ettiği, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında isnat olunan eylemlere ilişkin; "... FETÖ terör örgütünün saikleriyle görev yaptığı, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte davrandığı" değerlendirilerek, ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve E: … K: … sayılı kararının yeniden incelenmesi istemiyle yaptığı başvurunun, … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yaptığı itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli ve E:.., K:… sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğunun kabulüyle meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde; davalı İdarece ,davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi çerçevesinde kullanarak "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği değerlendirilerek, hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Diğer taraftan, dava konusu Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdüğü kayıplarının tazminine de olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 17/05/2022 tarihinde, davacı ve vekili Av. … ile davalı idare vekili Av. …'ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik hakiminini açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma dosyasının şüphelilerinin tutuklama talebiyle sorguya sevk edildikleri nöbetçi ... Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi olan V.Y.Ç. hakkında, şüpheli müdafileri tarafından reddi hâkim talebinde bulunulması ve hâkim V.Y.Ç.'nin talebi reddederek, incelenmesi için itiraz mercine göndermesi üzerine, nöbet çizelgesine göre bu hususu değerlendirme görevi Hâkim C.G.'de olduğu halde, adı geçen hâkimin herhangi bir mazereti olmaksızın gelmemesi ve Komisyon Başkanlığının herhangi bir görevlendirmesi olmamasına rağmen yerine Hâkim M.A.'nın nöbet tutmasını sağlamasının ardından, Hâkim M.A. tarafından reddi hâkim talebi kabul edilerek, sorguyu yapmak için davacının görevlendirilmesi üzerine Fethullah Gülen örgüt yapılanmasının talimatıyla ve adı geçen hâkimler ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, … tarih … sorgu sayılı kararı ile şüpheli polis memurlarını serbest bırakmasına ilişkin fiilleri nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Davacının soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacının meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davacının bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bakılan dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin … tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
Öte yandan; davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olup anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise yine aynı Kurul tarafından … tarih ve … sayılı karar ile reddedilmiştir. Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, anılan karar henüz kesinleşmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesi sonucu; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin … tarih ve … sayılı tevdi raporu üzerine aralarında Erzurum ilinin de bulunduğu 29 ilde Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince terör örgütü ve organize suçlarla mücadele adı altında usulsüz dinlemeler yaptıkları iddiasıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan … sayılı soruşturmada usulsüz istihbari dinleme kararlarının talep edilmesine dayanak teşkil eden belgelere imza atan dönemin Erzurum Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü ve yardımcısının da aralarında bulunduğu şüpheliler Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadeleri alındıktan sonra suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütü üyeliği, kamu görevlisinin zincirleme resmi belgede sahteciliği suçlarından tutuklanmaları talebiyle 30/12/2014 tarihinde nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilmişlerdir. … Sulh Ceza Hâkimi olarak Komisyon Başkanı tarafından görevlendirilen Hâkim V.Y.Ç.'nin sorguyu yapacağı sırada şüpheli müdafileri tarafından reddi hakim talebinde bulunulması üzerine hakimin görüşü ile birlikte evrakın reddi hakim hususunda karar verilmek üzere … Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, o tarihte resmen görevde olan ve izne ayrılmak için Komisyona dilekçe sunmamış olan nöbetçi hakim C. üzerine red talebini incelemekle görevli olmayan Hâkim M.A. tarafından red talebinin kabulü ile davacının sorguyu yapmak üzere görevlendirildiği ve 31/12/2014 tarihli kararı ile tüm şüpheliler yönünden tutuklama talebinin reddine karar verdiği, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine ... Sulh Ceza Mahkemesi hakimince şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
2559 sayılı yasanın 7. maddesi incelendiğinde istihbari maksatlı dinlemenin keyfi, sınırsız veya denetimsiz olarak yapılamayacağı, maslahata uygun şekilde ancak devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere dinleme yapılabileceği, dinlemenin esas itibariyle hâkim kararı ile yapılabileceği, dinlemenin amaç dışı yapılamayacağı, dinleme kayıtlarının amaç dışı kullanılamayacağı, aksi takdirde bunu yapanlar hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağı belirtilmiştir.
FETÖ/PDY yapılanması içinde yer alan bir kısım hakim ve Cumhuriyet savcılarının kolluk görevlileriyle birlikte örgütsel bir yapı içinde hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmanın ve hükümeti ulusal ve uluslararası platformda zor durumda bırakmanın hedeflendiği, bu hedefe ulaşmak için de kendi yapılanmaları içerisinde yer alan kolluk görevlilerinin işlemiş oldukları suçlarda bu kişilerin tutuklanmaması ve yargılanmaması için üstün gayret sarfettikleri, davacının eylemlerinin yargısal takdire ilişkin olmayıp plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu, Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama (soruşturma) yetkisini, açık yasa hükümlerine aykırı işlemler yaparak keyfi kullandığı, Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim savcının haiz olması gereken; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük,eşitlik, ehliyat ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdiği; kanaatine varıldığı gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, suç uydurma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme ve üye olma suçlarından soruşturulan ve davacının sorguları sonucunda serbest bıraktığı şüpheliler Y.B., S.A., S.D., H.U., A.K. isimli şahıslardan, Y.B., S.A., S.D., H.U. isimli emniyet amirlerinin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede, A.K. isimli memurun ise 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve/veya iltisakları nedeniyle kamu görevinden çıkarıldıkları tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar ile davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda; davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddine ilişkin verilen dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3.Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen peşin ödenen vekalet harcı hariç ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere
, 18/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.