T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/11422
Karar No : 2023/2509
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) …Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Bakanlığı
2- … Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından esasına ilişkin kısmının, davalı tarafından vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığının 30.11.2018 tarihli oluru ile onaylanan Doğu Antalya (Kızılağaç Bölgesi) 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu ile Side Turizm Alanı ve Side II Nolu Turizm Merkezi-Kızılağaç Bölgesi 3. Etap 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ilave ve revizyonlarının Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 30.11.2018 tarihinde onaylanarak, davacı Manavgat Belediye Başkanlığının ilan panosunda 13.12.2018-13.01.2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında yapılan itirazın davalı idarece altmış gün içinde cevap verilmeyerek 14.03.2019 tarihinde reddedilmiş olması nedeniyle, bu tarihi izleyen altmış gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra yeni bir dava açma süresi başlatmayan davacının itirazının reddine ilişkin davalı idarenin 15.04.2020 tarihli işleminin davacıya tebliğ edilmesi üzerine 12.06.2020 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davacının istinaf dilekçesinde her ne kadar mahkeme kararında belirtilenin aksine plana askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. madde kapsamında itirazda bulunulmadığı, plan askıdan indikten sonra planın yeniden değerlendirilmesi ve değiştirilmesi talebiyle anılan Kanun'un 10. madde kapsamında 17.01.2019 tarihli yazı ile başvuruda bulunulduğu ileri sürülmüşse de davacının itiraz dilekçesinin içeriğinin yeni bir plan yapılmasına yönelik bir başvuru mahiyetinde olmadığı, askıya çıkan plana itiraz niteliğinde olduğu, bu durumda, davacı tarafından askı süresi içerisinde itirazda bulunulmamış olmakla birlikte, imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, yani dava açma süresi içinde yapılan itirazın 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılan bir itiraz mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiği, zira benzer bir uyuşmazlıkta Danıştay Altıncı Dairesince verilen 04.02.2020 tarih ve E:2019/13654, K:2020/960 sayılı kararın da aynı doğrultuda olduğu, bu itibarla, dava konusu 1/1000 ölçekli planın 13.12.2018-13.01.2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı belediyece askı süresi içinde plana itiraz edilmediği, buna göre planın askıdan indirildiği tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresinin 4. günü olan 17.01.2019 tarihinde itiraz başvurusunda bulunduğu ve bu tarih itibariyle dava açma süresinin durduğu, itirazın idarece 60 gün içinde cevap verilmeyerek 19.03.2019 tarihinde reddedildiği, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca kalan 56 günlük dava açma süresinin bu tarihten itibaren yeniden başladığı ve en geç 14.05.2019 tarihine kadar 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dayanağı 1/5000 nazım imar planı ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına karşı dava açılması gerektiği, bu süreler geçtikten çok sonra itirazın reddi yönünde verilen cevabın dava açma süresini ihya etmeyeceği açık olduğundan 12.06.2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, öte yandan, askı süresi içinde yapılan itirazlardan, diğer etaplara (2. ve 4. Etaplara) yönelik itirazların bir kısmı kabul edilmişse de bakılan davaya konu 3. Etap bakımından tüm itirazlar reddedildiğinden sonrasında bir plan değişikliğinin de gerçekleşmediği gerekçesi ile istinaf başvurusun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı … Belediye Başkanlığı tarafından, planların askı süresi içinde ilçe belediyesince yapılan bir itiraz bulunmadığı, bir kısım vatandaşların askı süresi içinde yaptıkları itirazları davalı Bakanlığa iletilirken, bu itirazlara da atıfta bulunularak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yat projesinin dikkate alınması ve kıyıların halkın kullanımına açılacak şekilde planların yeniden değerlendirilmesi talebinde bulunulduğu, dolayısıyla davacının başvurusunun 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında değil, 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu, kaldı ki 11. madde kapsamında bir başvuru olsa dahi mahkemeye erişim hakkının ve hak arama hürriyetinin zımnen ret süresi ile sınırlandırılmasının hakkın özüne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına uygun olmadığı, kanunlarda öngörülen 60 günlük zımni ret süresinin, idarenin keyfi bekletmesine karşı vatandaşın dava açma hakkının engellenmemesi amacıyla getirilmiş bir güvence olduğu, idarenin yükümlüğünü zamanında yerine getirmeyerek zımni ret süresi geçtikten sonra cevap vermesinin sorumluluğunun başvuru sahibine yüklenmemesi gerektiği, uyuşmazlıkta, plana yapılan itirazların davalı Bakanlıkça 1 yıllık sürede incelendiği, bu kapsamda bir kısım kurumlardan yeni görüşler alındığı ve çevredeki alanların imar planlarında bir kısım değişiklikler yapıldığı, tesis edilen bu yeni işlemler doğrultusunda dava konusu 3. etaba yönelik imar planlarına yapılan itirazların reddedildiği, imar mevzuatında planlara itiraz usulünün özel bir başvuru usulü olarak düzenlendiği ve itirazlara yönelik bir karar alındıktan sonra planların kesinleştiği, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının karşı oy gerekçesinin de aynı doğrultuda olduğu göz önünde bulundurularak davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği, diğer taraftan 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında idareye her zaman başvuru yapılması veya sonradan yapılacak uygulama işlemi ile plana karşı dava açılması mümkün olduğundan, usul ekonomisi gözetilerek somut ihtilafın yargı mercii nezdinde açıklığa kavuşturulması gerektiği
ileri sürülmektedir.
Davalı … Bakanlığı tarafından, davacının istinaf talebine karşılık süresi içinde savunma verildiği ve savunma dilekçesinin sadece bilgi belge sunmaktan ibaret olmadığı, dosyayı bütün halinde tetkik eden ve süreaşımını gerekçeleri ile ortaya koyan nitelikte olduğu, bunun avukatlık ücretine hak kazandıracak bir hukuki yardım olduğu, buna rağmen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ve herhangi bir gerekçeye de yer verilmediği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı …Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı … Bakanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının vekalet ücreti dışında kalan kısımları hukuka ve usule uygun olduğundan onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'NUN DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin reddi, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının esasa ilişkin kısmının onanmasına, vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Manavgat ilçesi, Side Turizm Merkezi sınırları içinde yer alan Kızılağaç bölgesine yönelik plan revizyonlarının hazırlanması için Kültür ve Turizm Bakanlığınca Manavgat Belediye Başkanlığına verilen ön izin doğrultusunda davacı belediyece 3 etap halinde (2., 3., 4. Etap) hazırlanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonları davalı Bakanlıkça 30.11.2018 tarihinde tadilen onaylanmış, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu 19.12.2018-21.01.2019 tarih aralığında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu 13.12.2018-13.01.2019 tarih aralığında askıda ilan edilmiştir.
Davacı belediye tarafından askı süresinden sonra 17.01.2019 tarihinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuna yapılan itiraz ile vatandaşlar tarafından askı süresi içinde yapılan diğer itirazlar toplu şekilde ilçe belediyesinin 17.01.2019 tarihli yazısı ile davalı Bakanlığa iletilmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığının 15.04.2020 tarihli işlemi ile 3. etaba yönelik planlara yapılan itirazların reddine karar verilmiş, bu kararın aynı tarihte davacı belediyeye tebliğ edilmesi üzerine 12.06.2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, avukatlık ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinde, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde ise, vekille takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği düzenlenmesine, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme,
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyiz istemine konu edilen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme,
Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava dilekçesi üzerinde yapılan ilk inceleme sonucunda İdare Mahkemesince, dilekçe davalı idareye tebliğ edilmeden davanın süreaşımı yönünden reddine karar verildiği, bu kararın ve davacının istinaf dilekçesinin Mahkemece davalıya tebliğ edilmesi üzerine ilk defa istinaf aşamasında davalı Bakanlıkça yasal süresi içinde savunma verildiği ve dava konusu işlemin tesis edilme süreci ile istinafa konu kararın hukuka ve usule uygun olduğuna dair kapsamlı açıklamalar yapılmak suretiyle vekalet ücretine hak kazandıracak hukuki yardımda bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddine karar verildiği halde, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince davalı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, temyiz istemine konu edilen kararın bu kısmında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, esasa ilişkin kısmının ONANMASINA, vekalet ücretine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.