T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1290
Karar No : 2023/1928
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Müteahhitlik ve Nakliye Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım akaryakıt satışlarını ve ortaklardan alacaklar hesabındaki bakiye üzerinden hesaplanması gereken faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2013 yılının Ocak ila Aralık dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ve aynı yılın Ocak ila Kasım dönemleri için bir kat; Aralık dönemi için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin Kadıköy şubesi için yapılan inceleme sonucu düzenlenen dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, uygulamada akaryakıt istasyonlarında teknik müdahalelerle ödeme kaydedici cihaza bağlı akaryakıt satış sistemi devre dışı bırakıldığından, ödeme kaydedici cihazların ve otomasyon sisteminin yerinde denetiminin önem arz ettiğinden bahsedilmiş olmasına rağmen anılan şubede yerinde denetim yapıldığına ilişkin bir tespitin raporda bulunmadığı, başka bir şubede yerinde denetim yapıldığı ancak bu denetimdeki tespitlerin Kadıköy şubesi açısından kabul edilmesinin varsayımdan öteye geçemeyeceği, raporda yer alan diğer tespitlerin de davacının belgesiz satış yaptığını ortaya koyamadığından, tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının kayıt dışı akaryakıt satışından kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ortaklardan alacaklar hesabındaki bakiye üzerinden hesaplanması gereken faiz gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığının kurum temsilcisi tarafından kabul edildiği ve aksi yönde bir bilgi belge de sunulmadığından tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının faiz gelirinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ancak 2013 yılının Ekim dönemi için kesilip aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezasının faiz gelirinden kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı ile tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının kayıt dışı akaryakıt satışından kaynaklanan kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ve vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün faiz geliri hesaplanmamasından kaynaklı kısmına ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Davacı şirketin bir kısım akaryakıt satışlarını yasal defterlere aktarmadığı yönündeki tespitin, Enerji Piyasası Denetleme Kurulunun akaryakıt istasyonlarındaki akaryakıt pompa hareketlerinin denetimini teminen dağıtıcı lisansı sahiplerince bayilerinde … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Denetleme Kurulu Kararı ile kurulan ve denetimi zorunlu olan otomasyon sistemi verilerine dayalı olduğu ve bu sistemin davacının deftere kayıtlı satış bilgilerini de ihtiva ettiği görüldüğünden hukuken geçerli delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının beyanında kendi verileri ve Enerji Piyasası Denetleme Kurulu verileri arasındaki farkın kaynağını bilmediklerini belirttikleri, öte yandan, 2017 yılı içerisinde yapılan inceleme kapsamında aynı yıl içerisinde yapılacak yerinde denetim ile uyuşmazlık konusu 2013 yılında otomasyon sistemine müdahalenin tespiti mümkün olamayacağından, davacının pompa satış miktarlarının kaydedildiği otomasyon sistemi verilerine dayalı vergilendirme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idare istinaf başvurusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kayıt dışı akaryakıt satışından kaynaklanan kısmı yönünden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmının akaryakıt satışından kaynaklanan bölümüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu ise 2013 yılının Ekim dönemi için kesilip aynı yıl kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasının akaryakıt satışından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu reddedilmiş; faiz gelirinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu ise kabul edilerek ilgili hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra özel usulsüzlük cezasının belirtilen kısmı kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ödemeler kredi kartlarıyla yapıldığından kayıt dışı satış yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tarhiyatın eksik incelemeye dayandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, yapılan tespitlerin somut verilere dayandığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- K A R Ş I O Y :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bentte yazılı miktardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u oranında özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür.
Davacı hakkında düzenlenen inceleme raporunda, davacının ortağa kullandırılan borçlar için elde edilmesi gereken faiz tutarlarına ve kayıt dışı akaryakıt satışlarına ilişkin olarak belge düzenlemediği anlaşılmakla, tespit edilen fark matrah üzerinden %10 oranında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Karara bu yönden katılmıyoruz.