T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1317
Karar No : 2021/4561
DAVACI : ...
DAVALI : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Kocaeli Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu meslekten çıkarılmasına ilişkin kararlara konu olan fiillerinin yargısal takdir yetkisi kapsamında kaldığı, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde resen TMK 10. madde ile yetkili savcı olarak görevlendirildiği, zor şartlar altında fedakarlık yaparak çalıştığı, görevini yerine getirirken hukuk ve adaletten ayrılmadığı, disiplin cezasına konu eylemlerine kolluk tarafından kaynaklanan hataların sebep olduğu ileri sürülerek, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ve iptaline kadar verilmesi gerektiği iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının mevzuatın ve yargı yetki ve görevinin kendisi için çizdiği hukuki sınırların dışına çıkarak ve bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerini yitirerek hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Davacı ... tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin anılan kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hariç, hakim ve savcıların azlolunamayacağı kurala bağlanarak, hâkimlik ve savcılık mesleğinin teminat altına alındığı, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hâkim ve savcıların atanmaları, hakları ve ödevleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ile diğer özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 139. ve 140. maddeleri, hâkim ve savcıların, hangi fiilleri nedeniyle veya hangi suçlardan mahkum edildiklerinde meslekten çıkarma cezası verileceği konusunun düzenlemesini kanuna bırakmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı, güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Kanun koyucu, Anayasa’nın verdiği bu yetkiye dayanarak, hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir suçtan mahkum olma veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilme hâllerini, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinde düzenlemiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde El-Kaide soruşturmasında, yersiz arama ve elkoyma kararı verdiği ,soruşturmanın müştekisini siyasi kimliği nedeniyle, gizli tanık beyanı ile şüpheli olarak soruşturmaya eklediği ,bu eylemleri planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak yürütüğü suç isnadı ile davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda, bütün soruşturma maddelerinin birlikte değerlendirilerek, sözkonusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü gerekçesiyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu kararın yeniden incelenmesi talebiyle yapılan başvurunun ise, aynı Dairenin, ... gün ve K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... gün ve K:... sayılı kararıyla reddedilerek meslekten çıkarma cezasının kesinleşmesi üzerine söz konusu kararın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayda, soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Van Cumhuriyet Başsavcısı tarafından Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine hitaben yazılan 25/05/2016 tarihli yazıda; Cumhuriyet Başsavcılıklarınca ... soruşturma numarasına kayıtlı olarak yürütülen soruşturmada müştekilerden... Vakfı (... Vakfı) avukatları ve yine aynı soruşturma evrakının diğer müştekisi olan O.N.G. tarafından şikayette bulunulduğu, müştekilerin şikayetine konu husustaki dosyanın sorumlu Cumhuriyet Savcısının ... (davacı) olduğu, arama kararlarının taleplerinin TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Başsavcılığında görev yapan Cumhuriyet Savcısı ... (davacı) tarafından yapıldığının anlaşıldığı, bu haliyle, şikayet konusu eylemin hâkim ve cumhuriyet savcılığı göreviyle alakalı ve görevin ifası sırasında gerçekleşmesi sebebiyle bu aşamada 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 82. maddesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılıklarınca inceleme ve soruşturma yetkisinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Bunun üzerine, davacının, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde "... Vakfı (...) olan Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayısına kayden “Görevi kötüye kullanma suşundan yürütülen soruşturma dosyası kapsamında usul ve yasaya aykırı işlemler yaptığı;
Bu cümleden olarak;
1- TMK 10. Madde ile görevli Van Cumhuriyet Başsavcılığınca görev ve yetkisi dâhilinde bulunmadığı halde ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında usulsüz ve kanunsuz bir şekilde yetki aşımı yaparak söz konusu vakfı El-Kaide örgütü ile bağlantılı göstermek amacıyla 14/01/2014 tarihinde El-Kaide şüphelisi İ.H.İ’nin adresi olarak gösterilen Vakfın Kilis ofisinde arama işlemi yaptığı,
2- Aynı soruşturma evrakının müştekisi olan 30/03/2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Ak Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan O.N.G.'yi siyasi kimliği nedeniyle El-Kaide örgütü ile bağlantılı göstermek amacıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayısına kayden yürütülen ve 13/01/2014 tarihinde arama ve el koyma kararı verilerek operasyon aşamasına geçilen soruşturmaya 05/01/2014 tarihinde dinlenen gizli tanık beyanı ile şüpheli olarak ekleyip ilgilinin evinde arama yaptırdığı," iddialarıyla ilgili olarak Kurul Başkanı tarafından verilen 27/07/2016 tarihli olura istinaden Kurul Başmüfettişince disiplin soruşturmasına başlanılmıştır.
Yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan 09/03/2018 tarihli soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda tesis edilen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... ve E:.., K:2018/628 sayılı kararında özetle;
- Terörle Mücadele Şube Müdürü 4. Sınıf Emniyet Müdürü S.B. imzalı Van İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile A.K. ve İ.Ş.’nin El Kaide terör örgütü ile bağlantılı oldukları iddia edilerek kullandıkları telefon numaraları ile ilgili iletişimin tespiti yönünde karar alınması talebinde bulunulması ve bu talebin TMK 10. madde ile görevli Başsavcılığın ... soruşturma sırasına kaydedilmesiyle başlatılan soruşturmada, yaklaşık bir yıl boyunca bu iki şüphelinin iletişimlerinin tespitine ve teknik araçlarla izlenmelerine devam edildiği, 12/08/2013 tarihinde bir başka şüpheli A.Ş.'nin de iletişiminin tespitine başlandığı, 12/12/2013 tarihinde şüpheliler A.A. ve O.Y.'nin , 12/12/2013 tarihinde S.K.’nin ve son olarak da 09/01/2014 tarihinde R.Ç., Ö.F.A. ve İ.H.İ.'nin soruşturmaya dahil edildiği ve mahkeme kararıyla iletişimlerinin denetlenmesine geçildiği, soruşturmanın başladığı 27/08/2012 tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra 09/01/2014 tarihinde, şüphelilerden A.Ş. ile yapmış olduğu bir telefon görüşmesindeki konuşmaların delil olarak gösterilmesi suretiyle soruşturmaya dahil edilen ve aynı tarihte iletişiminin denetlenmesi tedbirinin uygulanmasına başlanan İ.H.İ.’nin soruşturmaya dahil edilmesinden sadece beş gün sonra 14/01/2014 tarihinde operasyona başlandığı, 13/01/2014 tarihinde, evrakta adı geçen ve aralarında İ.H.İ.’nin de bulunduğu 7 şüpheli hakkında başlatılan bu operasyon kapsamında, Van eski Cumhuriyet Savcısı ...’un (davacının), İ.H.İ.’nin ev adresi olarak gösterilen ancak gerçekte müşteki ... Vakfının Kilis Şubesi olan adreste arama yapılması yönündeki 13/01/2014 tarihli talebi üzerine Van TMK 10. madde ile görevli 2 Nolu Hâkimi S.Ç. tarafından verilen ... tarih ve ... D. İş sayılı arama ve elkoyma kararının gereği yapılmak üzere ilgili Savcısı ... (davacı) tarafından 13/01/2014 tarihli müzekkere ile Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı aracı kılınmaksızın doğrudan Kilis İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğüne gönderildiği ve 14/01/2014 tarihinde Kilis İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince kararda belirtilen ve ... Vakfı Kilis Şubesi olan adreste, ... Vakfı vekillerince yapılan tüm itirazlara rağmen yapılan arama sonucunda aynı tarihli “Arama Tutanağı”nın düzenlendiği, yapılan aramada, ... Vakfı Kilis Şubesinde çalışan İ.H.İ.’ye ait bilgisayar ve dijital materyaller ile birlikte ... Vakfı Kilis Şubesinde bulunan ve doğrudan Vakfa ait olan bilgisayar ve dijital materyallere de el konulduğu, Van İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce Şube Müdürü S.B. imzasıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan 14/01/2014 tarihli yazı ile, Van TMK 10. Madde ile görevli 2 Nolu Hâkimlikçe verilen ... D. İş sayılı kararın gereğinin yerine getirildiği ve İ.H.İ.’nin yakalanıp gözaltına alındığı bildirilerek İ.H.İ.’nin ikamet ettiği adresin ilk arama kararından farklı bir adres olarak tespit edildiği belirtilerek bu defa yeni adreste arama yapılması yönünde karar alınmasının talep edildiği, Cumhuriyet Savcısı ...’un (davacının) aynı tarihli talebi üzerine Van TMK 10. Madde ile görevli 2 Nolu Hâkimi S.Ç. tarafından verilen ... tarih ve ... D. İş sayılı kararın gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Savcısı Yakup Navruz (davacı) tarafından bu defa 14/01/2014 tarihli müzekkere ile hem Van hem de Kilis Emniyet Müdürlüklerine gönderildiği, ayrıca bir önceki arama kararından farklı olarak arama kararının gereği yerine getirilmek üzere Kilis Cumhuriyet Başsavcılığına da talimat yazıldığı, ancak asıl amacın hasıl olması nedeniyle, UYAP üzerinden güneşin batmasına yakın bir zaman dilimi içerisinde gönderilen daha sonra da "Gece Vakti" olduğu gerekçesiyle bila ikmal edilen talimat sonrasında, yürütülen soruşturmanın şüphelisi olan İ.H.İ.'nin ikamet ve eklentilerinde, geceleyin ya da ertesi gün gündüz arama yapılması yönünde yeniden mahkemeden karar alma yoluna gitmek yerine, arama yapılmasından vazgeçilerek bir daha da herhangi bir talep ya da girişimde bulunulmadığı,
- Soruşturmaya konu diğer eylemiyle ilgili olarak ise, O.N.G.'nin ikametinde arama yapılmasına ilişkin soruşturmada, daha önce Van Cumhuriyet Başsavcılığınca El Kaide terör örgütüne yönelik başlatılan soruşturma neticesinde aralarında O.N.G.'nin de bulunduğu şüpheliler hakkında “El Kaide terör örgütüne üye olma” suçunu işledikleri iddiasıyla ... tarih ... Esas ve ... karar sayılı iddianamenin düzenlendiği, yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ... Esas ve ... sayılı hükmüyle sanık O.N.G. hakkında atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği bilindiği halde, 30/03/2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde Ak Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan O.N.G.'nin, 08/01/2013 tarihinde başlatılan soruşturmaya yaklaşık 1 yıl sonra, siyasi kimliği nedeniyle ve FETÖ/PDY'nin tüm Türkiye'de topyekün algı operasyonunu devam ettirdiği günlerde 05/01/2014 tarihinde bir gizli tanığın yeterli ve tutarlı olmayan beyanına dayanılarak dahil edildiği, diğer tüm şüpheliler hakkında iletişimin denetlenmesi ve teknik araçlarla izleme tedbiri uygulandığı halde gizli tanığın muğlak beyanı dışında hakkında herhangi bir delil bulunmayan O.N.G. hakkında iletişimin denetlenmesi, teknik takip gibi tedbirlere başvurulmamış olması, hakkında arama gibi ağır bir koruma tedbiri uygulanan ancak olaya ilişkin ifadesinin alınması maksadıyla da olsa gözaltına alınmayan, yetkili savcı veya hâkim huzuruna çıkarılmayan, hatta daha sonra ifadeye dahi çağrılmayan şahsın soruşturmaya dahil edilmesinde hukuki gerekçelerden ziyade siyasi saikle hareket edildiğinin açık olduğu, ... Vakfının Kilis Şubesinde yapılan arama ile O.N.G.'nin evinde yapılan aramanın bir gün arayla yapılmış olmasının tesadüf olmadığı, her ikisi de kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanan suçlamalarda, asıl maksadın, hükümeti ve iktidardaki siyasi partiyi kamuoyu nezdinde El Kaide terör örgütü ile bağlantılı göstererek yerel seçimler öncesinde yıpratmak olduğu ve bu haliyle davacının fiilen görevde iken gerçekleştirdiği soruşturma maddelerindeki tüm eylemlerin, suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü tespit ve gerekçelerine yer verilerek, davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin 14/12/2021 tarih ve E:2018/5391, K:2021/4558 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile esastan reddedilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
B) İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 68. maddesinde "Yer Değiştirme Cezası", "bulunulan bölgenin en az bir derece altındaki bir bölgeye o bölgedeki asgari hizmet süresi kadar kalmak üzere atanmak suretiyle görev yerinin değiştirilmesi" olarak tanımlanmış olup, maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, "kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirmek"; (b) bendinde, "yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak", (c) bendinde, "hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak", (d) bendinde, "göreve dokunacak surette ve kendi kusurlarından dolayı meslektaşlarıyla geçimsiz ve dirliksiz olmak", (e) bendinde, "madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı veya irtikapta bulunduğu kanısını uyandırmak", (f) bendinde, "doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemek ve görev sırasında olmasa dahi çıkar sağlamak amacı ile verilen hediyeyi kabul veya iş sahiplerinden borç istemek veya almak", yer değiştirme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun'un "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
C) İNCELEME VE GEREKÇE:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin son fıkrasında yer alan “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller" ibaresi ile kasdedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususu, yoruma açık ve soyut olarak düzenlenmiştir.
Kanun'un 68. ve 69. maddesinde düzenlenen fiiller arasında önemli ölçüde benzerlikler, öngörülen cezalar arasında hukuki etki ve sonuçları bakımından önemli farklar bulunmaktadır. Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde; 68. maddenin, yargı mensubunun kendi kişisel saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak eylemleri cezalandırmayı, 69. maddenin ise, yargı mensubunun kendi kişisel - özel mesleki saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını bozacak nitelikte eylem ve davranışları cezalandırmayı amaçladığı sonucuna varılmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Kararımızın "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" bölümünde de ayrıntısıyla belirtildiği üzere, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen 09/03/2018 tarihli rapor ve ekleri ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde; davacının TMK 10. maddesi ile yetkili Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, öncelikle, Terörle Mücadele Şube Müdürü 4. Sınıf Emniyet Müdürü S.B. imzalı Van İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve .. sayılı yazısı ile yapılan talebin TMK 10. madde ile görevli Başsavcılığın 2012/1361 soruşturma sırasına kaydedilmesiyle başlatılan soruşturmaya konu dosyada El Kaide Terör Örgütüyle irtibatına dair hakkında yeterli düzeyde delil bulunmayan İ.H.İ. adlı şahsın soruşturmaya sonradan dahil edilmesi yönündeki talebi aynı şablonla yetkili hakimliğe gönderdiği, bunun üzerine hakkında verilen iletişiminin denetlenmesi tedbirinin sonucu da beklenmeden henüz beşinci günde operasyon yapıldığı, 09/01/2014 tarihinde yaptığı iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulanmasına ilişkin talep yazısında İ.H.İ.'nin ikamet adresi doğru yazıldığı halde dört gün sonra adı geçen şahsın ikametinde yapılacak arama talebi ve mahkemece verilen arama kararında ikamet adresi olarak ... Vakfı Kilis Şubesinin adresinin yazıldığı, arama için mahkeme kararı ve müzekkerenin teamül haline gelen uygulamanın dışına çıkılarak Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı yerine doğrudan Kilis TEM Şube Müdürlüğüne gönderildiği, daha sonra gerçek adreste arama için gönderilen müzekkere ve mahkeme kararının Kilis Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, arama işlemi esnasında ... (...) Vakfı vekillerinin tüm uyarılarına ve itirazlarına rağmen Vakfın Kilis Şubesinde arama yapılmasına devam edildiği, İ.H.İ.’ye ait bilgisayar ve dijital materyaller ile birlikte doğrudan ... Vakfına ait olan bilgisayar ve dijital materyallere de el konulduğu, bunun yanında, davacı dışında süreçte rol alan pek çok cumhuriyet savcısı ve hâkimin, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibat ve iltisakları sabit görülerek meslekten çıkarılmalarına karar verildiği ve bunlardan bazıların örgüte ait gizli haberleşme araçlarından Bylock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, aynı şekilde, soruşturmada görev alan emniyet müdürleri S.B. ve D.Ç. ile başkomiser Ü.A.'nın da Kanun Hükmünde Kararnamelerle FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle irtibatlı olmaları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verildiği, diğer yandan, O.N.G.'nin ikametinde arama yapılmasına ilişkin soruşturmada ise, daha önce Van Cumhuriyet Başsavcılığınca El Kaide terör örgütüne yönelik başlatılan soruşturma neticesinde hakkında yapılan yargılama neticesinde O.N.G.'nin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ... Esas ve ... sayılı hükmüyle beraatine karar verildiği bilindiği halde, 30/03/2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde Ak Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan O.N.G.'nin, 08/01/2013 tarihinde başlatılan soruşturmaya yaklaşık bir yıl sonra 05/01/2014 tarihinde bir gizli tanığın yeterli ve tutarlı olmayan beyanına dayanılarak dahil edildiği ve nihayetinde bu soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandığı görülmüştür. Netice itibarıyla, davacının, kendisine isnat edilen eylemleri, yargısal takdir kapsamında veya hataen değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle, eylemlerinin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" bulunduğu sonucuna varılan davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.