T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1341
Karar No : 2023/2186
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, muris ...'ten veraset yoluyla intikal eden, ...Kablo Elektrik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki %50 oranındaki payın özsermaye değerinin gerçek değerinden düşük beyan edildiğinden bahisle anılan şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonunca belirlenen matrah farkı üzerinden 2015 yılı için tarh edilen veraset ve intikal vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; ilgili mevzuat hükümleri gereğince arazi ve binaların emlak vergisi değeri ile değerlenmesi gerektiği, murisin ortak olduğu ... Kablo Elektrik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin öz sermayesine dahil olan bina ve arsaların emlak vergisi değerleri toplamı 6.008.813,69 TL iken, davalı idarece, bu değerlerin 32.465.202,78 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından beyan edilen matraha esas alınan 31/12/2015 tarihli bilançoda söz konusu arsa ve bina değerlerinin (1.166.111,52 TL arsa + 2.066.923,13 TL bina = 3.233.034,65 TL) olarak gösterildiği, bu tutar ile emlak vergisi değerleri arasında 2.775.779,04 TL fark olduğu, yeniden oluşurulan bilançoya bu fark tutar ilave edilerek matrah belirlenmesi gerekirken, davalı idarece (32.465.202,78 TL - 3.233.034,65 TL = 29.232.168,13 TL) fark tutar ilave edilerek matrah belirlendiği nazara alındığında, dava konusu vergilerin, şirket özsermayesine fazladan 26.456.389,09 TL (29.232.168,13 TL taşınmazlara ilişkin beyanla idare tarafından bulunan değer arasındaki fark - 2.775.779,04 TL beyanla taşınmazların vergi değeri arasındaki fark = 26.456.389,09 TL) ilave edilmek suretiyle belirlenen matrah farkına isabet eden kısmında hukuka uyarlık, intikal tarihi esas alınarak yeniden oluşturulan bilançoya, mevzuata uygun olarak, emsal bedelleri ve mukayyet değerler esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucu eklenen diğer fark bedellere göre belirlenen matrah farkına isabet eden kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği; davacının beyanı üzerine tahakkuk eden 619.690,73 TL veraset ve intikal vergisinin iptali talebi yönünden ise, 213 sayılı Kanun'un 368. maddesinin 2. fıkrasında, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları hüküm altına alındığından, davacının beyanı üzerine tahakkuk ederek kesinleşen vergilere dava açmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, öz sermaye tespiti yapılan şirket tarafından 18/10/2016 tarihinde yapılan başvuruyla, 6736 sayılı Kanun kapsamında stok affından yararlanılarak işletme stoklarında fiilen bulunmayan emtiaların bilançonun aktifinden çıkarıldığı ancak vergi tekniği raporunda bu durumun dikkate alınmadığı ileri sürülerek duruşma yapılması istenilmekte; davalı idarece, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Vergi tekniği raporunda, 7338 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, murisin vefat tarihi olan 04/12/2015 tarihli bilançoya göre şirket öz sermayesi belirlendiğinden, 18/10/2016 tarihinde stok affından yararlanılarak filen işletme stoklarında bulunamayan emtiaların, vefat tarihinden sonra işletme aktifinden çıkarılması söz konusu durumu etkilemeyecek olup, usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.