T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1349
Karar No : 2022/10326
DAVACI : …
DAVALI … / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Erzurum Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; hakimler arasında nöbet değişikliklerinin yapıldığı, bu durumun komisyon tarafından da bilindiği, hakim C.G. ile aralarında yaptıkları nöbet değişikliğinden komisyonun haberdar olduğu, kaldı ki hakim C.G.'nin yerine nöbet tuttuktan sonra kendi nöbet tarihinde de hakim C.G.'nin nöbet tuttuğu, bu durumun ise 19/01/2015 tarihinde komisyonun bilgisine sunulduğu ve komisyonun … tarih ve … sayılı kararıyla bu değişikliğe onay verildiği, nöbetçi iken vermiş olduğu reddi hakim talebinin kabulü yönündeki kararının hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Davacının planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak gerçekleştirdiği değerlendirilen eyleminin, mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olması nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'NUN DÜŞÜNCESİ:Dava, Büyükçekmece hakimi görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında isnat olunan eylemlere ilişkin; "... FETÖ terör örgütünün saikleriyle görev yaptığı, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte davrandığı" nedeniyle ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve E: … K: … sayılı kararının yeniden incelenmesi istemiyle yaptığı başvurunun, … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yaptığı itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nitekim, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği de tespit edilmiştir.
Diğer taraftan, dava konusu Genel Kurulu kararının da hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdüğü kayıplarının tazminine de olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/12/2022 tarihinde, davacının, davalı idare vekili Av. ...'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma dosyasının şüphelilerinin tutuklaması talebiyle sorguya sevk edildikleri nöbetçi … Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi olan V.Y.Ç. hakkında, şüpheli müdafileri tarafından reddi hâkim talebinde bulunulması ve hâkim V.Y.Ç.'nin talebi reddederek, incelenmesi için itiraz mercine göndermesi üzerine, nöbet çizelgesine göre bu hususu değerlendirme görevi hâkim C.G.'de olduğu halde, adı geçen hâkimin mazereti olmaksızın nöbete gelmemesi ve Komisyon Başkanlığının herhangi bir görevlendirmesi olmamasına rağmen hakim C.G. yerine, davacının nöbet tutması ve nöbete devralan davacı tarafından, … tarih ve Değişik İş No:… sayılı kararla reddi hâkim talebini kabul ederek, sorguyu yapmak için L.V.'nin görevlendirilmesi üzerine Fethullah Gülen örgüt yapılanmasının talimatıyla ve adı geçen hâkimler ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, … tarih … sorgu sayılı kararı ile şüpheli polis memurlarını serbest bırakmasına ilişkin fiilleri nedeniyle davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Davacının soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ... fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacının meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve K:.. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davacının bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bakılan dava, davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
Öte yandan; davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olup anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise yine aynı Kurul tarafından … tarih ve … sayılı karar ile reddedilmiştir. Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, anılan karar henüz kesinleşmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin … tarih ve … sayılı tevdi raporu üzerine aralarında Erzurum ilinin de bulunduğu 29 ilde Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince terör örgütü ve organize suçlarla mücadele adı altında usulsüz dinlemeler yapıldığı iddiasıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan … sayılı soruşturmada usulsüz istihbari dinleme kararlarının talep edilmesine dayanak teşkil eden belgelere imza atan dönemin Erzurum Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü ve yardımcısının da aralarında bulunduğu şüpheliler Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadeleri alındıktan sonra suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütü üyeliği, kamu görevlisinin zincirleme resmi belgede sahteciliği suçlarından tutuklanmaları talebiyle 30/12/2014 tarihinde nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildikleri, ... Sulh Ceza Hâkimi olarak Komisyon Başkanı tarafından görevlendirilen Hâkim V.Y.Ç.'nin sorguyu yapacağı sırada şüpheli müdafileri tarafından reddi hakim talebinde bulunulması üzerine hakimin görüşü ile birlikte evrakın reddi hakim hususunda karar verilmek üzere ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, o tarihte resmen görevde olan ve izne ayrılmak için Komisyona dilekçe sunmamış olan nöbetçi hakim C.G. yerine ret talebini incelemekle görevli olmayan davacı tarafından, ret talebinin kabulü ile L.V.'nin sorguyu yapmak üzere görevlendirildiği ve L.V. tarafından 31/12/2014 tarihli karar ile tüm şüpheliler yönünden tutuklama talebinin reddine karar verildiği, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine ... Sulh Ceza Mahkemesi hakimince şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 7. maddesinde istihbari maksatlı dinlemenin keyfi, sınırsız veya denetimsiz olarak yapılamayacağı, maslahata uygun şekilde ancak devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere dinleme yapılabileceği, dinlemenin esas itibariyle hâkim kararı ile yapılabileceği, dinlemenin amaç dışı yapılamayacağı, dinleme kayıtlarının amaç dışı kullanılamayacağı, aksi takdirde bunu yapanlar hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağı belirtilmiştir.
Soruşturma sonucunda davacının, FETÖ/PDY yapılanması içinde yer alan bir kısım hakim ve Cumhuriyet savcılarının kolluk görevlileriyle birlikte örgütsel bir yapı içinde hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmanın ve hükümeti ulusal ve uluslararası platformda zor durumda bırakmanın hedeflendiği, bu hedefe ulaşmak için de kendi yapılanmaları içerisinde yer alan kolluk görevlilerinin işlemiş oldukları suçlarda bu kişilerin tutuklanmaması ve yargılanmaması için üstün gayret sarfettikleri, davacının, eylemlerinin, yargısal takdire ilişkin olmayıp plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu, Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama (soruşturma) yetkisini, açık yasa hükümlerine aykırı işlemler yaparak keyfi kullandığı, Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim ve savcının haiz olması gereken; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük,eşitlik, ehliyat ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdiği kanaatine varıldığından bahisle, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, suç uydurma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme ve üye olma suçlarından soruşturulan ve davacının da iştirak ettiği anlaşılan eylemler sonucunda serbest bırakılan şüpheliler Y.B., S.A., S.D., H.U., A.K. isimli şahıslardan, Y.B., S.A., S.D., H.U. isimli emniyet amirlerinin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede, A.K. isimli memurun ise 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve/veya iltisakları nedeniyle kamu görevinden çıkarıldıkları tespit edilmiştir.
Bu durumda, davacının eyleminin, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmakla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3.Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/12/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
Dava, Büyükçekmece hakimi görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Erzurum Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma dosyasının şüphelilerinin tutuklama talebiyle sorguya sevk edildikleri nöbetçi Erzurum 2. Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi olan V.Y.Ç. hakkında, şüpheli müdafileri tarafından reddi hâkim talebinde bulunulması ve hâkim V.Y.Ç.'nin talebi reddederek, incelenmesi için itiraz mercine göndermesi üzerine, nöbet çizelgesine göre bu hususu değerlendirme görevi Hâkim C.G.'de olduğu halde, adı geçen hâkimin herhangi bir mazereti olmaksızın nöbete gelmemesi ve Komisyon Başkanlığının herhangi bir görevlendirmesi olmamasına rağmen C.G. yerine davacının nöbet tutması ve ardından, davacı tarafından … tarih ve Değişik İş No:… sayılı kararla reddi hâkim talebi kabul edilerek, sorguyu yapmak için L.V.'nin görevlendirilmesi, L.V. tarafından şüpheli polis memurlarını serbest bırakmasına karar verilmesi üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve soruşturma sonucunda; davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi tarafından reddedilmiş, bu karara karşı yapmış olduğu itiraz ise Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilerek, meslekten çıkarma kararı kesinleşmiştir.
Olayda, … Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlığının … tarih ve K:… sayılı nöbet usullerinin belirlenmesine dair kararında 29/12/2014-04/01/2015 tarihleri arasında mesai saatleri sonrası ve tatil günleri için … Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi C.G.'nin nöbetçi olduğu ancak Hakim C.G. ile davacının kendi aralarında nöbet değişikliği yaptıkları ve davacının (C.G.'nin nöbet zamanı olan) 29/12/2015-04/01/2015 tarihleri arasından nöbet tuttuğu, Hakim C.G.'nin ise davacının nöbet zamanı olan 19/01/2015/25/01/2015 tarihleri arasında nöbet tuttuğu ve bu durumun davacı tarafından … tarih … sayılı yazı ile Erzurum Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlığına bildirildiği, bunun üzerine Komisyon tarafından … tarih ve K:… sayılı karar ile davacının nöbetçi olduğu tarihlerde Hakim C.G.'nin görevlendirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Diğer yandan, Erzurum Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlığının … tarih ve K:… sayılı nöbet usullerinin belirlenmesine dair kararının 10. maddesinde, "Nöbetçi Hakimlerin haklı sebeplere dayalı nöbet değişikliği taleplerini Komisyon Başkanlığından yazılı olarak, acil durumlarda ise daha sonra yazıya dökülmek kaydıyla sözlü olarak talep etmeleri, Komisyon Başkanlığınca değişiklik talebinin kabulüne karar verilmeksizin Hakimlerin kendi aralarında nöbet değişikliği yapamayacaklarına" dair hüküm yer alıyor olsa da olay tarihini kapsayan Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlığının … tarih ve K:… sayılı nöbet usullerinin belirlenmesine dair kararında böyle bir hükmün yer almadığı görülmüştür.
Yukarıda yer verilen açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, olay tarihi itibarıyla nöbetçi hakimler arasında nöbet değişikliği yapılma usulüne ilişkin herhangi bir yazılı kural bulunmadığı, hakimler arasında yapılan nöbet değişikliklerinin sonradan Komisyona bildirildiği ve Komisyonun bu doğrultuda görevlendirme yaptığı görülmüş, davacının, C.G. yerine nöbet tutması ve reddi hakim talebini karara bağlayarak L.V. isimli hakimi görevlendirmesine yönelik eylemlerinin, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu yönündeki davalı idare iddialarının her türlü şüpheden uzak kesin delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, iptali gerektiği görüşüyle Dairenin, davanın reddine dair kararına katılmıyorum.