T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1422
Karar No : 2023/3698
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Orhaneli İlçesi sınırları içinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait ... sayılı işletme ruhsatının iptal edilmesini ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; olayda davacı şirket tarafından 25/04/2011 tarihinde davalı idareye verilen intibak projesinde hem söz konusu ruhsatın kalker sahasına dönüştürülmesi talebinde hem de bu başvurusunda temdit talebinde bulunulduğu iddia edilmekte ise de, davacı şirketin 25/04/2011 tarihli dilekçesi incelendiğinde söz konusu başvuruda Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 39. maddesinde öngörülen şekilde açıkça temdit ibaresinin ve talebinin bulunmadığı, uhdelerinde bulunan ... sayılı sahanın II (a) grubu kalker sahasına dönüştürülerek II-a grubu işletme ruhsatı ve kalker işletme izninin taraflarına verilmesine ilişkin olduğu; bu durumda, davacı şirketin mermer işletme ruhsat süresinin uzatılmasına ilişkin talebini yasada öngörülen şekilde yapmamış olduğu, dolayısıyla mevcut ruhsat hukuku sona ermeden açıkça ve ayrıca ruhsat süresinin uzatılması talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, mevzuat hükümleri uyarınca Sicil:... sayılı II (b) grubu mermer işletme ruhsat sahasına ilişkin süre uzatımı talebinin bulunmadığından bahisle anılan işletme ruhsatının iptaline ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, süre uzatım talebinde bulunulduğu, yasal hiçbir gerekçe yokken projenin verilmesinden 6 yıl 4 ay 24 gün sonra ruhsat iptali yoluna gidildiği, bu arada ruhsata dayalı olarak maddi mükellefiyetlerin de yerine getirildiği, beyanlardaki hata ve noksanlıkların idarenin tespiti ve sorumluların uyarılmasından itibaren iki ay içerisinde düzeltilebileceği, idarece işletme projesinin incelenmediği, tamamlanması mümkün olan bir eksikliğin varlığı söz konusu iken Maden Kanunu'nun özüne ve hukuka aykırı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
X- Bursa İli, Orhaneli İlçesi sınırları içinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait ... sayılı işletme ruhsatının iptal edilmesini ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf istemi ise reddedilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinde, "Arama ruhsat süresi sonuna kadar, tespit edilen madenin rezerv bilgilerini de içeren 17 nci maddeye göre hazırlanmış arama faaliyet raporu ile en az bir maden mühendisi tarafından hazırlanan faaliyet sonrası işletme alanının çevre ile uyumlu hale getirilmesini de içeren, işletme projesi ve talep harcının ödendiğine dair belge ile müracaatta bulunulması halinde işletme ruhsatı hakkı doğar. Ancak I (b) ve II (a) bendi Grubu madenler için işletme ruhsatı talebinde işletme ruhsat teminatı ile harcının da yatırılması zorunludur.
Projelerdeki eksiklikler, yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanır. Eksikliklerini verilen sürede tamamlamayanların teminatları iki katına çıkarılır ve süre üç ay daha uzatılır. Bu süre sonunda eksikliklerini tamamlamayanların talepleri kabul edilmez ve teminatları irad kaydedilir. Uygun bulunan işletme ruhsat talepleri için, ruhsat harçları ve teminatının üç ay içerisinde tamamlanması hususu talep sahibine tebliğ edilir. Bu sürelerde eksikliklerini tamamlamayanların talepleri reddedilerek mevcut teminatı irad kaydedilir..." hükmüne yer verilmiş; 10/06/2010 tarihinde yürürlüğe giren 5995 sayılı Kanun'un 18'inci maddesiyle eklenen geçici 15. maddesinde ise, 5177 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş olan ruhsatın talep edilen ruhsat grubu alanına taksir edilmesi, talep edilen alanda aynı gruba ait başka bir ruhsat bulunmaması ve aynı alan içinde öncelik hakkı olan diğer grup ruhsat alanlarındaki faaliyetlere engel olmaması şartı ile 3213 sayılı Kanun kapsamına alınan madenler için arama, ön işletme ve işletme ruhsatlarından; mermer ruhsatları II. Grup madenler, maden ruhsatları ise I (b), III., IV., V. ve VI. Gruplardan birine hak sağlayacağı belirtilmiştir.
Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "İşletme ruhsatı süresi ve uzatılması" başlıklı 39.maddesinde; "(1) I (b), II, III, IV. ve VI. Grup madenlerin işletme ruhsat süresi görünür ve muhtemel hale getirilmiş rezerv ve hazırlanmış projesine göre belirlenir. Bu süre 10 yıldan az olamaz.
(2) İşletme ruhsat süresinin uzatılması için ruhsat süresi bitiminden önce talep harcı ile beraber Ek Form-10'a uygun görünür ve muhtemel rezerv bilgilerini, çevre ile uyum planını da içeren yeni bir projeyle uzatma talebinde bulunulması gerekir. Bu talep yapılırken işletme projesi için zorunlu olan genel ilkelere uyulur. Ruhsat süresi maden rezervinin yeterli ve rasyonel bir şekilde işletilmesi için gerekli yatırımların yapılmış ve tesislerin inşa edilmiş olması, projenin uygun bulunması, geçmiş ruhsat döneminde projeye uygun faaliyette bulunulması durumları göz önüne alınarak uzatılabilir. Ruhsat süresi, yapılmış olan faaliyetin çevresel etkileri, çevre ile uyum planına uyulup, uyulmadığı ve yerleşim bilgilerinin konumu geçmiş ruhsat dönemindeki faaliyetler ve üretim durumu, geçici tatilde geçirilen süre, sahadaki mevcut tesisler ile yapılması planlanan ilave tesisler, projesinde öngörülen üretimin özelliği de dikkate alınarak uzatılabilir. Toplam işletme ruhsat süresi altmış yılı geçemez. Altmış yıldan sonraki sürenin uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir." düzenlemesi yer almaktadır.
Olayda, davacı tarafından, mevcut mermer işletme ruhsatının II (a) grubunda olan kalker işletme ruhsatına dönüştürülmesi talebiyle hazırlanılan işletme projesinde açıkça temdit talebine yer verilmese de, yapılan intibak talebinin mevcut işletme ruhsatının sağladığı hakka bağlı olarak ruhsat süresinin bitiminden önce yapıldığı, hazırlanan işletme projesinde sonraki 10 yıla ilişkin yatırım, üretim ve giderlere ilişkin plânlamalara yer verildiği, bu başvuruyla kalker işletme projesi olarak verilen intibak projesinin süre uzatım talebi için hazırlanılması gereken temdit işletme projesinde olması gereken nitelikleri taşıdığı, işletme projesi için genel sürece uyulduğu dikkate alındığında, davacının intibak talebiyle yaptığı başvurusunun ruhsat süresinin (mevcut işletme ruhsatının kalker işletme ruhsatına dönüştürülerek) uzatılması yönündeki iradesini ortaya koyduğu ve hazırlanan işletme projesinin temdit projesi niteliğini ve özelliklerini taşıdığı, bu nedenle salt projede temdit ibaresinin yer almamasının davacının ruhsat süresinin uzatılması talebinde bulunmadığı anlamına gelmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda; davacı tarafından hazırlanılan projenin temdit projesi niteliğini ve özelliğini taşıması, yapılan başvuruyla temdit başvurusunda bulunulurken mevzuatta aranan şartların yerine getirilmiş olması ve intibak talebinin de mevcut ruhsata bağlı olarak yapılmış olması nedeniyle ruhsatın temditine yönelik iradenin ortaya konulduğu, bu yüzden davacının temdit talebinde bulunmadığı sonucuna varılamayacağı, kaldı ki, kalker işletme ruhsatına dönüştürme talebi mevcut maden işletme ruhsatına istinaden yapıldığından ve talebin kabulünün mevcut ruhsatın geçerliliğinin devam etmesine bağlı olduğundan, projede açıkça temdit ibaresinin yer almasının aranması hâlinde, bu ibarenin yer almamasının hazırlanan kalker işletme projesinin bir eksikliği görülerek davacıya bu eksikliğin giderilmesi için önce üç aylık süre verilmesi gerektiği, davalı idare tarafından ise herhangi bir süre verilmeksizin doğrudan intibak talebinin reddedilerek ruhsat iptali yönünde işlem tesis edildiği görüldüğünden, intibak talebiyle verilen kalker işletme projesinde açıkça temdit ibaresi yer almadığı ve ayrıca ruhsat süresinin bitiminden önce temdit projesi verilerek süre uzatım talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle ruhsatın iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu nedenle, dava konusu işlemin iptali gerektiğinden davanın reddine dair istinaf isteminin reddedilmesine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.