T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1444
Karar No : 2023/4375
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Fiziki Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi - ... Özel Güvenlik Koruma Eğit. Hiz. Ltd. Şti. İş Ortaklığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı iş ortaklığı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden tekerrür artırımlı üç kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2017 yılı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 26/11/2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden, sahte olduğu belirtilen gider kayıtlarının işletmenin gerçek gideri olmadığı konusunda tespit yapılıp yapılmadığının sorulduğu, şayet tespit mevcut ise dayanağı bilgi ve belgelerin Mahkemelerine ibrazı istenilmiş, davalı idarece ara kararına istinaden verilen cevap dilekçesinde, sahte faturaya dayalı olarak yapılan gider kayıtlarının, iş ortaklığının gerçek gideri olmadığı konusunda herhangi bir bilgi ve belge verilmediği gibi, dosya içeriğinde de bu hususta bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, inceleme esnasında söz konusu faturalarda yazılı hizmetin ve emtianın belirtilen maliyette alınıp alınmadığı, sahte olduğu kanaatine varılan faturaların kasten kullanılıp kullanılmadığı hususları somut olarak tespit edilmeden, söz konusu fatura bedellerinin gider kabul edilmeyerek ilgili yıl maliyetlerinden çıkarılması ve beyanların yeniden düzenlenmesi neticesinde tekerrür hükümleri uygulanan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı iş ortaklığının ihtilaf konusu dönemde emtia ve hizmet alımında bulunarak kayıt ve beyanlarına yansıttığı, Nilüfer Vergi Dairesi mükellefi, ... Dokuma İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi, ... Dış Ticaret A.Ş. ve Eskişehir Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, anılan mükelleflerin dava konusu dönemde gerçek bir ticari faaliyet yürütmediği, davacı iş ortaklığı adına düzenlenen ve davacı iş ortaklığı tarafından kullanılan bütün faturaların sahte fatura olarak değerlendirmesi gerektiğinden, dava konusu dönemde adına düzenlenen sahte faturaları kayıt ve beyanlarında kullanan davacı adına re'sen tarh yoluna gidilmesinin yerinde olduğu, tespit edilen matrah farkına gelince, davacı iş ortaklığı tarafından, bir kısım emtia ve hizmet alımları sahte fatura ile belgelendirilmiş ise de; söz konusu faturalarda yer alan emtia ve hizmet alımlarının başka kişi ve kurumlarda alınma ihtimali de değerlendirilerek, söz konusu alımlar olmadan, ilgili dönemdeki faaliyetini sürdürüp sürdüremeyeceği, konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılarak vergi matrahının gerçek yahut gerçeğe en yakın şekilde tespiti gerekirken, söz konusu faturalarda yer alan emtia ve hizmet tutarlarının maliyetlerden çıkarılması suretiyle matrah takdiri yoluna gidildiği anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak matrah takdiri esas alınarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Vergi Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 Vergi Usul Kanunu'nun “vergi kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç ve türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlemiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının resen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, müteakip bentlerde re'sen takdir nedenleri sayılmış, 134. maddesinde de, vergi incelenmesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğrululuğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kuralına yer verilmiştir.
Davacı iş ortaklığı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Eskişehir Küçük ve Orta ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın ... ve ... sayılı yazılarına istinaden davacı iş ortaklığının 2016-2017 vergilendirme dönemi hesaplarının sahte belge kullanma yönünden sınırlı olarak incelenmesinin talep edilmesi üzerine iş bu raporda 2017 vergilendirme dönemi hesapları sınırlı olarak incelendiği, davacı iş ortaklığının 2017 hesap döneminde bir kısım emtia alışlarını sahte belgeler kullanmak suretiyle belgelendirdiği ve gerçek olmayan anılan emtia alışlarını maliyetlerine dahil ederek ilgili dönemin kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerine yansıtmak suretiyle ilgili dönem giderlerini haksız yere artırarak kurumlar vergisi ve geçici vergi matrahını noksan yahut yanlış beyan edilmesine sebebiyet verdiğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un 30/4 maddesine istinaden davacı iş ortaklığının, 2017 yılı dönem matrahın re'sen takdir edilmesi gerektiği, 2017 yılı yasal defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda, Nilüfer Vergi Dairesi mükellefi, ... Dokuma İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı iş ortaklığı adına düzenlenen ve güvenlik hizmetinin verilmesinde personelin kullandığı ayakkabı, gömlek, pantolon, ceket vb. emtiaları gösteren iki adet fatura düzenlendiği ve yasal defterlere kaydedilerek, faturalarda yer alan tutarların maliyetlere dahil edilerek ilgili dönemlerde kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerinde dikkate alındığı, Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi, ... Dış Ticaret A.ş. Tarafından, davacı iş ortaklığına adına düzenlenen el, dedektörü tom kalemi, araç altı araba aynası, kapı dedektörü, elektrikli bisiklet vb. emtiaları gösteren beş adet fatura düzenlendiği ve yasal defterlere kaydedilerek, faturalarda yer alan tutarların maliyetlere dahil edildiği, Eskişehir Vergi Dairesi mükellefi, ... tarafından davacı iş ortaklığı adına nakliye bedeli adı altında altı adet fatura düzenlendiği, yasal defterlere kayıt edilerek ilgili dönem beyanlarına yansıtıldığı, davacı iş ortaklığının kullanmış olduğu yukarıda anılan faturaların gerçek bir emtia ve hizmet alımına dayanmadığı ve anılan faturaların sahte olduğu, yukarıda zikredilen mükelleflerin haklarında muhteviyatı itibariyle sahte ve yanıltıcı belge düzenlediklerinden bahisle Vergi Tekniği Raporu tanzim edildiği, davacı iş ortaklığının ihtilaf konusu dönemde Ba kapsamında bildirmiş olduğu tüm alışlarının tutarının 5.292.640,00-TL olduğu, anılan alımların 706.000,00-TL'si sahte belge niteliğinde olup, tüm yıl içerisinde kullanılmış olunan sahte belgelerin tüm alışlarına oranının %13 olduğu, davacı iş ortaklığının ayrıca anılan mükelleflerden 2016 yılında da yüksek tutarlı sahte belgeleri alındığının tespit edildiği ve anılan dönem için de vergi inceleme raporu düzenlendiği, söz konusu raporda 2016 yılında 2.535.086,23-TL sahte belge kullandığı, davacı iş ortaklığının 2017 hesap dönemi gelir tablosu tetkiki sonucu, sahte belge olarak belgelendirdiği giderlerin toplam giderlerine oranının %16 olduğu, 2016 ve 2017 yıllarında davacı iş ortaklığının kullandığı sahte belgelerin toplamının 3.241.086,223-TL olduğu, davacı iş ortaklığının bir çok kez sahte belge kullanması nedeniyle Vergi İnceleme Raporu yazılması sonucunda, davacı iş ortaklığının yapmış olduğu faaliyet sonucu oluşan karını perdelemek amacıyla bu yola başvurduğu, davacı iş ortaklığının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeleri bilerek kullandığı yönünde kanaat geliştiğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca, davacı iş ortaklığı adına sahte belge kullanımından dolayı ziyaa sebep olunan verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacı iş ortaklığının kullanmış olduğu sahte belge tutarının maliyetlerden çıkarılması sonucunda 2017 yılı hesap dönemi gelir tablosunun tekrardan oluşturulduğu, kurumlar vergisine esas matrahı ve ayrıntılı gelir tablosunun re'sen takdir edildiği, yeniden oluşturulan gelir tablosu sonrasında karlılık oranının %21 şirket faaliyetine uygun hale geldiği, 2017 hesap dönemi net karı ( kurumlar vergisi matrahı) 747.327,07-TL olarak hesaplandığı, 2017 hesap dönemi re'sen tarhı gereken kurumlar vergisinin 141.200,00-TL olarak bulunduğu ve 213 sayılı Kanun'un 341. ve 344. maddeleri gereğince davacı iş ortaklığı adına bilerek sahte belge kullandığından dolayı ziyaa sebep olunan verginin üç katı tutarında ( 141.200,00*3) = 423.600,00-TL vergi ziyaı cezası kesildiği görülmüştür.
Vergi Dava Dairesinin, ihtilaf konusu dönemde, adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların sahte fatura olarak değerlendirilmesi ve sahte faturaları kayıt ve beyanlarında kullanan davacı iş ortaklığı adına, re'sen tarh yoluna gidilmesinin yerinde olduğu hükmü Dairemizce de uygun görülmüş olup; olayda, davacı iş ortaklığının, faaliyet gösterdiği sektörde karlılık oranının ne olduğu, maliyetlerinden çıkartılan faturalar neticesinde bulunan karlılık oranının sektör ortalamalarına uygun olup olmadığı ve bu konuda görevleri gereğince sektörler ve ihtilaf konusu dönem itibariyle somut ilgileri bulunan ticaret odaları yahut meslek odaları nezdinde yapılan araştırma sonuçları ile matrahın bulunuş biçimi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.