T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1613
Karar No : 2023/2199
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Yapı İnşaat Tekstil Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av…
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, yüklenim listelerinde yer alan bazı faturaların gerçek olmadığı ve haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle re'sen tarh edilen 2016/3 dönemi katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı Avcılar Vergi Dairesi mükellefi ... hakkındaki tespitler incelendiğinde, özellikle defter ve belgelerin ibraz edilmediği, geçici vergi beyannamesinin boş olarak verildiği, mükellefin mal alış ve satışlarına ilişkin Ba-Bs bilgi formlarını vermediği, diğer firmaların Ba-Bs formlarının incelenmesinden mükellefe mal satan herhangi bir firmanın bulunmadığı, 09/10/2015 tarihinde yapılan yoklamada iş yerinde emtia ve çalışanı bulunmadığının tespit edildiği, 03/08/2016 tarihinde yapılan yoklamada gayri faal olduğunun tespit edildiği, mükellefin hiç işçi çalıştırmadığını beyan ettiği, vergi borçlarına ilişkin olarak hiç ödeme yapmadığı, 2016 yılı KDV beyannamesine göre satışları toplamının KDV hariç 10.165.000,00 TL olduğu, mükelleften mal satın alan firmaların ise Ba formları ile 7.141.195,00 TL bildirimde bulundukları, bunun 4.082.997,00 TL'lik kısmının da sahte belgeli alışlar olduğunun vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, 2016 yılında mal sattığı mükelleflerin banka hesaplarına gönderdikleri havale ve EFT işlemlerinin bulunmadığı, mükellefin mal alımı olmaksızın ve hiç işçi çalıştırmaksızın 7 ay içerisinde 10.165.000,00 TL ciro yapmasının ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı dikkate alındığında, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, 2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmadığından vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, defter isteme yazısı ile cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamenin yanlış kişiye tebliğ edildiği ve tebligatın usulsüz olduğu, incelemenin iş yerinde yapılmadığı ve bu durumun usule aykırı olduğu, fatura alınan mükellef hakkındaki tespitlerin de yetersiz olduğu ve ispat külfeti üzerine düşen davalı tarafından faturaların sahte olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tekerrür hükümleri uygulanmasının yerinde olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.