T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1636
Karar No : 2023/1823
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...Bakanlığı
...Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :13/10/2016 tarihli ve 29856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 2) 'in ''İstisnadan Yararlanacak Kişiler'' başlıklı (6.3) işaretli maddesinde yer alan ''hayatını kaybettiği tarih itibarıyla'' ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Oğlunun 16/05/2001 tarihinde evli ve çocuksuz iken şehit düştüğü, eşinin 08/05/2005 tarihinde tekrar evlendiği, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında şehit maaşının kendisine bağlandığı, dolayısıyla tek hak sahibinin kendisi olduğu, anılan Teblğ’de ÖTV istisnasından yararlanma hakkının, belirtilen kişinin eş ve/veya çocuğa; eş ve çocuğu yoksa anne ve babasına tanındığı, tekrar evlenen dul eşin istisnadan faydalanamayacağının tabii olduğu, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda böyle bir ibarenin bulunmadığı, Tebliğ ile Kanunda olmayan bir düzenlemenin yapılamayacağı, Tebliğin yayımlandığı tarihte yeniden evlenmiş olan eşin hak sahibi olamayacağı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Tebliğ’de kanuna aykırı bir hüküm bulunmayıp, şehidin hayatını kaybettiği tarih itibariyla eşinin ve/veya çocuğunun bulunması halinde anne veya babanın ÖTV istisnasından yararlanmasının mümkün olamayacağı, istisnanın uygulanması bir kereye mahsus olduğundan aksi yorumla, annenin bu hakkı kullanması ve eşin boşanıp, aynı tebliği gerekçe göstererek bu istisnadan yararlanmak istemesi durumunda, bir yakına bir araç için istisna hakkı tanınmış iken iki kişinin istisnadan yararlanmasına yol açacağı ve bu durumunda kanun düzenlemesine aykırı olacağı, öte yandan davanın süresinde olmadığı ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, 13/10/2016 tarihli ve 29856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 2 Seri Numaralı Tebliğin ''İstisnadan Yararlanacak Kişiler'' başlıklı (6.3) işaretli maddesinde yer alan ''hayatını kaybettiği tarih itibarıyla'' ibaresini içeren düzenlemenin iptali istemine ilişkindir.
2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; 4. fıkrasında da, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Yasal düzenlemelere göre, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgililer hakkında uygulama işlemi kurulmuş olması; bireysel işlemlerin ise, birlikte dava konusu yapıldıkları düzenleyici işlemlerin uygulaması niteliğinde bulunması gerekmektedir. Kanunun 7. maddesinde sözü edilen uygulama işlemi; ilgili idari birim tarafından, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak kişiler hakkında tesis edilen işlemdir.
İncelenen dosyadan; Kanunun 7'nci maddesinin 1'nci fıkrasının (8) işaretli bendi ile harp veya vazife malullerinin ailelerine tanınan vergi istisnasının uygulanmasına dair usul ve esasların belirlendiği Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 2 Seri Numaralı Tebliğinde yer alan düzenlemeye açıklama getirilmesi ve oğlu 16/05/2001 tarihinde şehit olan davacının istisna hükmünden faydalanabileceği yolunda özelge verilmesi istemiyle 11/03/2020 tarihinde yapılan başvuruya cevaben Gelir İdaresi Başkanlığınca kurulan ...gün ve E:...sayılı işlemin duyurulması üzerine, Tebliğin (6.3) işaretli maddesinde yer alan ''hayatını kaybettiği tarih'' ibaresine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan anlamda bir uygulama işlemi ile birlikte dava konusu yapılmadığı anlaşılan Tebliğin yayımlanmakla ilan edildiği tarihten itibaren işleyen dava açma süresi dolduktan sonra uyuşmazlık konusu yapılmış olması nedeniyle davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının özelge verilmesi talebiyle yaptığı başvuru, 2577 sayılı Kanunun ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesi uyarınca dava açma süresini durduran bir başvuru ve bu başvuru üzerine kurulan işlem, Kanunun 7. maddesinde belirtilen anlamda bir uygulama işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden, bu başvurunun yanıtlanması üzerine yasal süre içinde dava açıldığı iddiasına da itibar edilemez.
Açıklanan nedenlerle davanın 2575 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) işaretli bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Tebliğin 13/10/2016 günlü Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken davacı şirketin sözü edilen Tebliğin hukuka aykırı olduğundan bahisle özelge verilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvuru dava açma süresini durdurmayacağından, bu başvurunun reddi üzerine 02/07/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığından davanın süre aşımı nedeni ile reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Tetkik Hâkimi …'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
13/10/2016 tarihli ve 29856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 2) 'in ''İstisnadan Yararlanacak Kişiler'' başlıklı (6.3) işaretli maddesinde yer alan ''hayatını kaybettiği tarih itibarıyla'' ibaresinin iptali istenilmektedir.
MEVZUAT:
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarına Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı öngörülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, aynı maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiş, "Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme" başlıklı 14. maddesinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği ve 15. maddesinde ise süre aşımı bulunması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması, bireysel işlemin ise birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, 4760 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (8) işaretli bendi ile harp veya vazife malullerinin ailelerine tanınan vergi istisnasının uygulanmasına dair usul ve esasların belirlendiği Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 2)'de yer alan düzenlemeye açıklama getirilmesi ve oğlu 16/05/2001 tarihinde şehit olan davacının istisna hükmünden faydalanabileceği yolunda özelge verilmesi istemiyle 09/03/2020 tarihinde yapılan başvuruya cevaben Gelir İdaresi Başkanlığınca kurulan ...tarih ve E:...sayılı işlemin duyurulması üzerine, Tebliğin (6.3) işaretli maddesinde yer alan ''hayatını kaybettiği tarih'' ibaresine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu ettiği Tebliğin ilgili bölümünün iptali istemiyle, yayım tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca altmış gün içinde dava açma yoluna gitmemiş; özelge verilmesi istemiyle 09/03/2020 tarihinde idareye yapılan başvuruya cevaben Gelir İdaresi Başkanlığınca kurulan ...tarih ve E:...sayılı işlemin duyurulması üzerine, 02/07/2020 tarihinde bakılan davayı açmıştır.
Davacının davalı idareye yaptığı bu başvuru, özelge verilmesi istemiyle yapılmış bir başvurudur. Dolayısıyla, bu başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin, bir uygulama işlemi kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Zira, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir.
Bu durumda, dava konusu Tebliğ'in 13/10/2016 günlü Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, davacı şirketin sözü edilen Tebliğin hukuka aykırı olduğundan bahisle özelge verilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvuru dava açma süresini durdurmayacağından, bu başvurunun reddi üzerine 02/07/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.13/10/2016 tarihli ve 29856 sayılı Resmi Gazetede yayımlana Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 2)'in ''İstisnadan Yararlanacak Kişiler'' başlıklı (6.3) işaretli maddesinde yer alan ''hayatını kaybettiği tarih itibarıyla'' ibaresini içeren düzenlemenin iptali istemiyle açılan DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.