T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1653
Karar No : 2023/2554
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR:
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri V. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezinden (POMEM) mezun olan davacının, polis memuru olarak atanması amacıyla 24/03/2020 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin; 5. maddesinde yer alan "Öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin; 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler." ibaresinin; aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği" ibaresinin; 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir" ibaresinin ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Eğitimini başarıyla tamamladığı, eğitim dönemi sonunda yapılan sözlü sınavda sorulan soruyu doğru olarak cevaplamasına rağmen başarısız sayıldığı, Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinin eşitlik ve kariyer ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, komisyonlarının oluşturulmasının farklı değerlendirmelere ve eşitsizliğe yol açacağı, sözlü sınavın, yazılı sınavının tamamlayıcısı olarak yapılmasının gerektiği, sözlü sınavın ses ve görüntü olarak kayıt altına alınması gerektiği aksi halde sözlü sınavda mahkemelerin sadece şekil açısından denetim yaptıkları, bu nedenle sözlü sınavın yargısal denetiminin yapılamadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI:
İçişleri Bakanlığı'nın Savunmasının Özeti : İptali istenen Yönetmelik hükümlerinin 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun amir hükümlerine dayandığı ve hukuki olduğu savunulmaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Savunmasının Özeti: İptali istenen Yönetmelik hükümlerinin 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun amir hükümlerine dayandığı ve hukuki olduğu, anılan Kanunun Ek. 1/3 maddesi uyarınca davacının sözlü sınava alındığı, davacı tarafından verilen cevaba, komisyon üyelerince Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kriter bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapmak süratiyle puan takdir edildiği, başarısız sayılma gerekçesinin ve puanın Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrası uyarınca değerlendirme karar formunda belirtildiği, mevzuatta sınavın sesli ya da görüntülü kayıt almasını gerektiren bir koşulun yer almadığı; sınav komisyonunca sorulan soruların önceden hazırlanması, tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi bakımından sınavın nesnel ve Yönetmeliğe uygun olarak yapılmış olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Davacının vekili tarafından müvekkilinin, Yozgat Polis Eğitim Merkezinden (POMEM) mezun olan ve polisliğe atanması amacıyla girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin, 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği" ibaresinin, 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir" ibaresinin ve 8. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile eklenen 3. fıkrada, ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.'' hükmüne yer verilerek, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencileri Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, ''Sınava katılacak adaylar'' başlıklı 5. maddesinde, ''Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.'' şeklinde kurala yer verilmiştir.
Davaya konu Yönetmeliğin 5. maddesindeki düzenleme, 3201 sayılı Yasa’nın Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasının tekrarı niteliğinde olduğu, üst hukuk normuna aykırı bir kural içermediği anlaşıldığından bu maddenin iptali istenilen kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin "Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.", aynı maddenin 3. fıkrasında, "Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, adaylara sorulacak soruların Komisyonca belirlenmesinde ve sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan davaya konu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından 7. maddenin iptali istenilen kısmındaki ibarelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Söz konusu Yönetmeliğin ''Sınav şekli ve esasları'' başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasında, "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi bütün olarak incelendiğinde bu maddede "sözlü sınav" ifadesine ve maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere de yer verildiği görülmüştür. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, 8. maddesinde mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye yönelik yapılan düzenlemelere yer verilmiş olup, personelin seçiminde emniyet hizmetlerinin daha etkin ve verimli olarak yerine getirilmesi için bu madde de belirtilen hususlar çerçevesinde yapılacak sözlü sınavda başarılı olma koşulu belirlenirken puanlamada belli bir ölçünün esas alınmasının zorunlu bir gereklilik olması karşısında Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilen kısmındaki düzenlemede kamu yararı ile hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Anılan Yönetmeliğin 8. maddesinin 8. fıkrasında da, "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.'' kuralına yer verilmiştir.
Bu fıkradaki sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği yolundaki düzenlemenin, sadece idari itiraz yolunu kapatmaya yönelik olup, sınav komisyonu kararlarına karşı dava yolunun açık olması karşısında ilgililerin hak kaybına neden olacak, hukuk devleti ilkesi gereğince idari işlemin yargısal denetimine engel oluşturacak bir kural getirilmediğinden bu fıkradaki düzenlemede Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükümlerine aykırılık görülmemiştir.
Davanın, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleme yönelik kısmına gelince;
Sözlü sınav, mesleğe atanacak olanların niteliklerinin saptanmasına yönelik olarak kültür ve bilginin yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığının ortaya konulabilmesi amacıyla yapılan bir sınavdır.
Davaya konu Yönetmeliğin 7. maddesinde, Soru Hazırlama Komisyonu, Sınav Komisyonu ve Merkezi Sınav Komisyonlarının oluşumu ve görevleri düzenlenmiş, 8. maddesinde, soru hazırlama komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplanmasının isteneceği, sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adayların; mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirileceği, adayların, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından 2. fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirileceği, verilen puanların ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işleneceği, komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalamasının alınarak adayın sınav puanının tespit edileceği, adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerektiği, başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesinin değerlendirme karar formuna işleneceği belirtilmiştir.
Dosyada bulunan davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında sınav komisyonu üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılarak puan verildiği, verilen puanların aritmetik ortalamasının yetmiş puanın altında kaldığı ve başarısız sayılma gerekçesinin değerlendirme karar formuna işlendiği anlaşıldığından, Yönetmelik hükümleri ile belirlenen yönteme uygun olarak yapılan dava konusu sözlü sınavda ve bu sınav sonucuna göre davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, duruşma için önceden belirlenen 16/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili Av. …' nın geldiği; davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin duruşmaya gelmediği Danıştay Savcısı …' ın hazır olduğu görülerek duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun söz verilip dinlenildi ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındı. Taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca, Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olan adayların sözlü sınava tabi tutulduğu, davacının, sözlü sınav sonucunda başarısız sayılması üzerine sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan anılan Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin; 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği" ibaresinin; 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir" ibaresinin ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmü öngörülmüştür.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; "Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur." kuralına yer verildikten sonra; 7. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulması ve görevleri düzenlenmiş; 8. maddesinde ise; " (1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir." (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi internet sayfasında ilan edilir.(6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir; (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" düzenlemeleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesindeki; “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin; 7. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki “birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin dördüncü fıkrasındaki; “Adayın sınavda başarılı sayılabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin, aynı maddenin 8. fıkrasındaki; “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez ibaresinin" iptali yönünden incelendiğinde:
Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Kanunlara güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Ancak güvenin korunması, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında da değerlendirilmemelidir. Hukuki güvenliğin mevcut bir hukuki durum için dokunulmazlık şeklinde algılanması, dinamik toplum yapısının kurallarla statik, durağan hâle getirilmesi sonucunu doğurur ki bu da toplumun çağın gerisinde kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanun koyucu, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabilir ve bu değişiklikler kişilerin beklentilerini etkileyebilir.
İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği açıktır. Yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiği hüküm altına alınmıştır. Kanun'un uygulanmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmeliğin 5. maddesinde yukarıda belirtilen Kanun hükmü doğrultusunda düzenleme yapılmış, 7. maddesinde sınavla ilgili komisyonların oluşturulması ve görevleri ile ilgili hususlar düzenlenmiş, 8. maddesinde ise sınavın sözlü sınav şeklinde yapılacağı belirlenmiş ve sınava ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Söz konusu düzenlemede; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı, iptali istenilen Yönetmelik maddelerinin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda; iptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan;"...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkrada, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi davalı idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş; ''Sınava katılacak adaylar'' başlıklı 5. maddesinde, ''Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.'' kuralına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 5. maddesindeki düzenleme, 3201 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen düzenleme ile aynı nitelikte olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen 5. maddedeki düzenlemede üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
"Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında; "Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.", aynı maddenin üçüncü fıkrasında, "Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi, birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlar nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisi sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
''Sınav şekli ve esasları'' başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir.", kuralına; aynı maddenin sekizinci fıkrasında ise, "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.'' kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "sözlü sınav" ibaresine ve maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak, sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmü ile yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye dair düzenlemelerde ve 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, sınavda başarılı olma koşulu belirlenirken puanlamada belli bir ölçünün esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan, "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" düzenlemesinin, idari itiraz yoluna ilişkin olduğu, Anayasal bir hak olan dava açma hakkını da etkilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8'inci maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1'inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlanarak yürürlüğe konulduğu sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen Yönetmeliğin bu kısmı yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin, sınava tabi tutulacak adaylara ilişkin soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde:
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi ve böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması, yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği açıktır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/11/2013 tarih ve E:2010/2194, K:2013/4094 sayılı kararı da bu yöndedir.
Davalı idarenin savunması ekinde gönderilen, davacının 24/03/2020 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleme esas alınan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulların sağladığı anlaşılmış olduğundan, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin; 5. maddesinde yer alan "Öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin; 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler." ibaresinin; aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği" ibaresinin; 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir" ibaresinin ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının 24/03/2020 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen toplam …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak … TL' sinin davalı idarelerden duruşmaya katılan Emniyet Genel Müdürlüğüne verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız davalarda belirlenen (… TL vekalet ücretinin yarısı olan) …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak diğer davalı İçişleri Bakanlığına verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.