T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1815
Karar No : 2023/2482
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına re'sen tarh edilen, 2016/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemi geçici vergileri ile bu vergilere bağlı olarak kesilen 2016/1-3, 4-6 dönemi için üç kat, 2016/7-9,10-12 dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmış üç kat vergi ziyaı cezalarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı gerekçesiyle davacı adına dava konusu tarhiyatların yapıldığı, davacı şirket adına düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçek mal ve/veya hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı, bu nedenle dava konusu geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilemeyeceği sonucuna varıldığından geçici vergi aslında hukuka uyarlık bulunmadığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan cezanın 02/10/2016 tarihinde kesinleştiği ve 01/01/2017 tarihinden itibaren gerçekleşen eylemler için tekerrürün söz konusu olabileceği anlaşıldığından, tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu cezalı tarhiyata dayanak vergi tekniği raporunda, davacı mükellefin, dava konusu dönemlerde düzenlediği sahte fatura tutarlarının belirlenerek, bu tutarın %2'si oranında komisyon geliri hesaplandığı ve bu matrahlar üzerinden dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın gerçekleştirildiği, ancak, davacı tarafından dava konusu 2016/1-3, 4-6 ve 7-9 dönemlerinde sırasıyla, 5.893,52 TL, 5.899,29 TL ve 11.582,55 TL vergi beyan edildiği, mükellefçe daha önce -sebebinden ve vergiyi doğuran olaydan bağımsız bir şekilde- beyan edilerek tahakkuk ettirilmiş bulunan verginin, sahte fatura düzenleme faaliyeti nedeniyle hesaplanan vergiden düşülmesi suretiyle, ya da, mükellefçe daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen fiktif vergi terkin edildikten sonra cezalı tarhiyat yapılması gerektiği, davalı idarece, bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen 2016/1-3, 4-6 ve 7-9 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı tarhiyatın, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı ayrıca geçici verginin yıllık vergiye mahsuben alınan peşin bir vergi olması nedeniyle bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması hakkaniyete uygun olacağı, vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısmının hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ve yukarıda belirtilen kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin tekerrür, geçici vergi aslı ile geçici vergiye bağlı vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısmına yönelik olarak ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, dava konusu geçici vergiler üzerinden kesilen tek kat vergi ziyaı cezalarının, daha önce beyan edilen ödenecek geçici vergilere isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına dair temyiz istemine gelince;
Olayda, mükellef şirket hakkında tanzimli vergi tekniği raporundaki tespitlerden; davacı şirketin faaliyetinin, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti olduğu hususunun iş bu davanın görüldüğü Bölge İdare Mahkemesince de kabul edildiği, ancak "davacı tarafından dava konusu 2016/1-3, 4-6 ve 7-9 dönemlerinde sırasıyla, 5.893,52 TL, 5.899,29 TL ve 11.582,55 TL vergi beyan edildiği, mükellefçe daha önce -sebebinden ve vergiyi doğuran olaydan bağımsız bir şekilde- beyan edilerek tahakkuk ettirilmiş bulunan verginin, sahte fatura düzenleme faaliyeti nedeniyle hesaplanan vergiden düşülmesi suretiyle, ya da, mükellefçe daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen fiktif vergi terkin edildikten sonra cezalı tarhiyat yapılması gerektiği, davalı idarece, bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen 2016/1-3, 4-6 ve 7-9 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı tarhiyatın, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen cezalı tarhiyatların, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin kısmının mükerrer olduğu" belirtilerek, dava konusu geçici vergiler üzerinden kesilen tek kat vergi ziyaı cezalarının, daha önce beyan edilen ödenecek geçici vergilere isabet eden kısmının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mükellefiyet kaydı yaptırdığı faaliyet konularına hasren bir faaliyeti olmayan, yapmış göründüğü faaliyet konusu da kurgulamadan ibaret olduğu ortaya konan, bu nedenledir ki, ihtilaflı yıl ve dönemleri içinde düzenlediği tüm faturaları komisyon geliri elde etmeye matuf olduğu değerlendirilen şirketin, ihtilaflı vergilendirme dönem matrahına elde ettiği hesaplanan komisyon gelirinin dahil edilmesi nedeniyle vergiden vergi alınmasından ya da mükerrer vergilendirmeden söz edilemeyecektir.
Zira, tarhiyata esas alınan teslim ya da hizmet, içeriği itibarıyla sahte belge düzenlemek olduğuna göre, bu teslimin ya da hizmetin karşılığı olan gelir de, katma değer vergisini içeren tüm fatura bedelleri üzerinden elde edilmiş kabul edilmelidir.
Şu halde, içeriği itibarıyla tümüyle sahte belge olduğu şu aşamada tartışmasız faturalarda gösterilen ve beyan edildiği belirtilen katma değer vergisinin, aslında fiktif, hayali ve kurguya bağlı bir değer olduğu ve gerçekte de ödenmediği göz önüne alındığında; beyan edilen sahte faturalar üzerinden %2 nispetinde alındığı hesaplanan komisyon gelirinin ve bu gelire bağlı olarak hesaplanan geçici verginin, beyan olunan matraha dahil edilmesinde hukuka aykırı bir durumun olmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının tekerrür geçici vergi aslı ile geçici vergi üzerinden kesilen bir katı aşan vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, cezalı tarhiyatların, daha evvel beyan ve tahakkuk ettirilen kurum geçici vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.