T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1817
Karar No : 2023/2481
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına re'sen tarh edilen 2016/2,3,4,5,6,7,8,9,10 dönemi katma değer vergileri ile bu vergilere bağlı olarak kesilen 2016/2,3,4,5,6,7 dönemi için üç kat, 2016/8,9,10 dönemi için ise tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılmış üç kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı gerekçesiyle davacı adına dava konusu tarhiyatların yapıldığı, davacı şirket adına düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçek mal ve/veya hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı, bu nedenle dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan cezanın 02/10/2016 tarihinde kesinleştiği ve 01/01/2017 tarihinden itibaren gerçekleşen eylemler için tekerrürün söz konusu olabileceği anlaşıldığından, tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımda ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından, dava konusu 2016/3, 4, 5, 6, 8 ve 9 dönemlerinde sırasıyla, 186.102,20 TL, 883,04 TL, 231,00 TL, 1.531,70 TL, 8.649,83 TL, 1.303,36 TL vergi beyan edildiği, vergilendirme işlemlerinde nihai amacın her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazancın vergilendirilmesi ile bu vergilerin tahsil edilmesinin sağlamak olduğu, mükellefin gerçek faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği belgelerin sahte olduğu tespiti yapıldıktan sonra, mükellefçe daha önce -sebebinden ve vergiyi doğuran olaydan bağımsız bir şekilde- beyan edilerek tahakkuk ettirilmiş bulunan verginin, sahte fatura düzenleme faaliyeti nedeniyle hesaplanan vergiden düşülmesi suretiyle cezalı tarhiyat yapılması gerektiği, davacı tarafından 2016/3, 4, 5, 6, 8 ve 9. dönemlerinde beyan ve tahakkuk ettirilen vergilerin, resen tarhı gereken vergilerin hesabında dikkate alınmadığı görüldüğünden mükerrer vergilendirme olduğu sonucuna varılmıştır. Belirlen gerekçelerle, davalı istinaf isteminin reddine ve davacı istinaf isteminin kısmen kabul kısmen reddine, yukarıda belirtilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmına yönelik olarak ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, dava konusu cezalı tarhiyatların daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına dair temyiz istemine gelince;
Bilindiği üzere, bir işletmenin, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiği mal teslimi ve hizmet ifası bedelleri üzerinden hesaplanan tutardan, aynı işletme tarafından alınan emtia veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarı indirilerek, o işletmenin devreden veya ödemesi gereken KDV'si hesaplanmaktadır.
Olayda; mükellef şirket hakkında tanzimli vergi tekniği raporundaki tespitlerden, davacı şirketin faaliyetinin tamamen fiktif yani hayali kurgulardan ibaret olduğu, mükellefiyeti ile ilgili değil komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığının iş bu davanın görüldüğü Bölge İdare Mahkemesince de kabul edildiği, ancak daha önce beyan edilen vergiler düşülerek vergilendirmeye gidilmesi ve ceza kesilmesi gerekirken, davalı idarece, bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen cezalı tarhiyatların, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin kısmının mükerrer olduğu belirtilerek, dava konusu cezalı tarhiyatların daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Halbuki, olayın niteliği itibarıyla, sadece beyan edilen, ödenmemiş, başlangıçtan beri gerçekte mükellefiyet kaydı yaptırdığı faaliyet konularına hasren bir faaliyeti olmayan, yapmış göründüğü faaliyet konusu da tamamen bir kurgulamadan ibaret olduğu ortaya konan, bu nedenledir ki, ihtilaflı yıl ve dönemleri içinde düzenlediği tüm faturaları komisyon geliri elde etmeye matuf olduğu değerlendirilen şirketin, ihtilaflı vergilendirme dönem matrahına elde ettiği hesaplanan komisyon gelirinin dahil edilmesi nedeniyle vergiden vergi alınmasından ya da mükerrer vergilendirmeden söz edilemeyecektir.
Zira, katma değer vergisi matrahını oluşturan dolayısıyla tarhiyata esas alınan teslim ya da hizmet, içeriği itibarıyla sahte belge düzenlemek olduğuna göre, bu teslimin ya da hizmetin karşılığı olan gelir de, katma değer vergisini içeren tüm fatura bedelleri üzerinden elde edilmiş kabul edilmelidir.
Bu durumda, içeriği itibarıyla tümüyle sahte belge olduğu şu aşamada tartışmasız faturalarda gösterilen ve beyan edildiği belirtilen katma değer vergisinin, aslında fiktif, hayali ve kurguya bağlı bir değer olduğu ve gerçekte de ödenmediği dikkate alındığında; KDV beyannameleri ile beyan edilen sahte faturalar üzerinden %2 nispetinde alındığı hesaplanan komisyon gelirinin, beyan olunan matraha dahil edilmesinde hukuka aykırı bir durumun olmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, tekerrüre ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, cezalı tarhiyatların, daha evvel beyan ve tahakkuk ettirilen katma değer vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.