T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1884
Karar No : 2023/1574
DAVACILAR : 1- … 2- … Denizcilik İç ve Dış Ticaret A.Ş
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
DAVANIN KONUSU :
1-Davacılar tarafından, 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne 13/01/2017 tarih ve 29947 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak eklenen 9/A maddesinin iptali ile,
2- Dayanağı 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanun'un 3. maddesinin son fıkrasına 6764 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile eklenen hükmün Anayasa'ya aykırı olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması ve Anayasa Mahkemesi kararına kadar bekletici mesele kabul edilmesi istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI :
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar ve anılan yazışmalarda ilgi gösterilen yazıların birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacılar hakkında icrai nitelikteki işlemlerin başlaması üzerine bakılan davanın açıldığı, davacıların sahibi olduğu "... Anaokulu"nun 05/09/2008 tarihinde faaliyete başladığı, anılan kuruma ait özel öğretim kurumu iş yeri açma ve çalışma ruhsatının 10/01/2012 tarihinde davalı idarece onaylandığı, okulun açıldığı ve ruhsatın onaylandığı tarihte de davacı ...'ın davacı şirketin ortağı olduğu, faaliyete başladığı tarih itibariyle yabancı ortak yasağı bulunmadığından mevzuata uygun olarak aldığı ruhsatın kazanılmış hak teşkil ettiği, dava konusu düzenlemenin yabancı ortağın hisse oranını dikkate almadığı, kazanılmış hakları ve hukuka güven ilkesini ihlal edecek şekilde mevcut kurumlarda yabancı uyruklu ortağın tespiti halinde yaptırım öngörüldüğü iddia edilmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI:
6764 sayılı Kanun ile 5580 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen son fıkranın esas olarak terör örgütlerinin eğitim verme perdesi ardına gizlenerek Ülkemizi maddi ve manevi kayıplara uğratmasının önüne geçmeyi amaçladığı, 5580 sayılı Kanun'un 1. maddesinde Ülkemizde kimlerin özel öğretim kurumu açabileceğinin düzenlendiği, bu çerçevede Ülkemizde bir özel öğretim kurumu açabilecek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri ve özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler olarak belirtildiği, yabancı kişilerin ise sadece yabancı uyruklu öğrencilerin devam edebileceği milletlerarası özel öğretim kurumu açabileceği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne 13/01/2017 tarih ve 29947 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen 9/A maddesinin iptali ile dayanağı 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. madddesine 6764 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile eklenen son fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Davacıların Anayasaya aykırılık iddiası ve davanın, Anayasa Mahkemesi kararına kadar bekletici mesele kabul edilmesi yolundaki istemi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili tarafından, ... Anaokulu hakkında uygulanan kapatma işleminin davalı idarece iptal edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüş ise de; kapatma işlemi doğrudan bu davanın konusu olmadığı ve iptal istemine konu Yönetmelik hükmü yürürlükte olduğu için davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. madddesine 6764 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile eklenen son fıkrada; ''Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyıp özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumlarının kurucularında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespit edilmesi hâlinde söz konusu kurumlara brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu kurumlara yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmesine ilişkin 30 iş günü süre verilir. Söz konusu süreye rağmen yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmemesi veya aynı kurumda ikinci kez yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespiti hâlinde söz konusu kurumun kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.'' kuralı yer almakta; anılan hükme dayalı olarak çıkarılan; Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne 13/01/2017 tarih ve 29947 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen, ''Yabancı uyruklu ortağı tespit edilen kurumlar'' başlıklı 9/A maddesinde ise: ''(1) Kurumun, ortakları arasında yabancı uyruklu ortakların ve ortaklar arasında tüzel kişiler varsa o tüzel kişilerin de ortakları arasında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişi/kişiler bulunduğunun inceleme/soruşturma/denetleme sonucunda tespiti halinde Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen miktarda idari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından verilir. Verilen idari para cezası ile yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişi ortaklığın 30 işgünü içerisinde sonlandırılması gerektiği hususu, gerçek kişi ise kurucuya; tüzel kişilik ise kurucu temsilcisine Tebligat Kanununa göre valilikçe tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. (2) Kurucunun, verilen süre içinde yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişi ortaklığı sonlandırmadığının veyahut kurumda ikinci kez yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişiliğin bulunduğunun inceleme/soruşturma/denetleme sonucu tespit edilmesi halinde, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı, vermeye yetkili makam tarafından iptal edilir. (3) Kanunun 5 inci maddesi hükümleri kapsamındaki kurumlara bu madde hükümleri uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmiş bulunmaktadır.
İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen düzenleyici işlemler, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır. İdare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanır. "Kanuni idare ilkesi" ve normlar hiyerarşisi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin bir kanuna dayanması, bu eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması, idarenin kanun ile kendisine verilen yetkiyi kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. İnceleme konusu uyuşmazlıkta, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. madddesine 6764 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile eklenen son fıkrasında, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumlarının kurucuları arasında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının bulunmaması gerektiği hususunun açıkça düzenlenmiş olması nedeniyle, söz konusu yasal düzenlemeye paralel olarak, aynı hususa yönetmelik maddesinde de yer verilmiş olması karşısında dava konusu Yönetmelik maddesinde üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
Kazanılmış hakkın ihlal edildiği yolundaki iddiaya gelince: Temelde asli bir yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan yasa ile bağlı bir yetkiyle çıkarılan tüzük, yönetmelik, kararname gibi yürütmenin genel düzenleyici işlemlerini içeren kural işlemler, nesnel ve genel hukuksal durumlar yaratırken düzenledikleri konularda statü oluştururlar. Kişilerin bu statülere alınmaları özel ve kişisel bir işlemle olanaklıdır. Nesnel ve genel hukuksal durumun bu şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Kural işlemler her zaman değiştirilebilir ya da yargı organları tarafından Anayasa’ya veya yasaya aykırı görülerek iptal edilebilir. Kural işlemin değişmesi ya da ortadan kaldırılması, ona bağlı kişi ile ilgili şart işlemi de etkiler. Bu durumda ilerisi için kazanılmış haktan söz edilemez. Ancak kişi, yeni kural tasarrufa göre oluşan statüde yerini alır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Davacılardan ... davanın açıldığı tarihte Alman vatandaşı olup Türk vatandaşı olan eşiyle birlikte 1976 tarihinde kurulan ... Arsa ve Bina Geliştirme A.Ş. unvanlı şirketinde %3,56 paya sahiptir. Şirketin kurucusu olduğu ... Anaokulu 05/09/2008 tarihinde açılmış, 10/01/2012 tarihinde ise anılan okula iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiştir. 18/12/2019 tarihinde kurucu şirketin adının ... Denizcilik İç ve Dış Tic. A.Ş. olarak değiştirilmesi talebinde bulunulması üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın ...tarih ve ...sayılı yazısı ile Valilikten kurucu şirket ortakları arasında yabancı uyruklu kişi bulunamayacağından bahisle gerekli işlemlerin yapılması istenilmiş; davacılar tarafından, Beykoz Kaymakamlığı’nın ...tarih ve ...sayılı yazısı üzerine 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne 13/01/2017 tarih ve 29947 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak eklenen 9/A maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacıların Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmü, 'Tanımlar' başlıklı 2. maddesinde; "...d) Yabancı okullar: Yabancılar tarafından açılmış özel okulları, e) Azınlık okulları: Rum, Ermeni ve Musevî azınlıklar tarafından kurulmuş, Lozan Antlaşması ile güvence altına alınmış ve kendi azınlığına mensup Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrencilerin devam ettiği okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim özel okullarını, m) Kurucu: Kurumun sahibi olan ve adına kurum açma izin belgesi düzenlenen gerçek veya tüzel kişiyi" hükmü, 'Kurum Açma, Kurucu, Kurum Binaları, Milletlerarası Özel Öğretim Kurumları, Yabancı Okullar ve Azınlık Okulları Kurum açma izni' başlıklı 3. maddesinde; "(Ek fıkra: 2/12/2016-6764/61 md.) Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyıp özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumlarının kurucularında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespit edilmesi hâlinde söz konusu kurumlara brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu kurumlara yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmesine ilişkin 30 iş günü süre verilir. Söz konusu süreye rağmen yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmemesi veya aynı kurumda ikinci kez yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespiti hâlinde söz konusu kurumun kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü, 'Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları' başlıklı 5. maddesinde; "Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okullarına ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir. a) Milletlerarası özel öğretim kurumları: 1) Yalnız yabancı uyruklu öğrencilerin devam edebilecekleri yüksek öğretim dışındaki milletlerarası özel öğretim kurumu; yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler tarafından veya Türk vatandaşlarıyla ortaklık yolu ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu çerçevesinde Cumhurbaşkanının izniyle açılabilir. Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler de kendi adlarına aynı amaçla milletlerarası mahiyette özel öğretim kurumu açabilir. 2) Bu öğretim kurumlarında; Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, güvenliğine ve menfaatlerine aykırı, Türk Milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerleri aleyhinde eğitim-öğretim yapılamaz. 3) Bu kurumlarda öğretim programları, eğitim-öğretim faaliyetleri ve diğer hususlarla ilgili işlemler, kurum yönetimince hazırlanan ve Bakanlıkça onaylanan esaslara göre yürütülür. Bu kurumlara devam ederken Türk vatandaşlığını kazananlar, bulunduğu öğretim kademesinin sonuna kadar aynı kurumda veya aynı programı uygulayan başka bir milletlerarası özel öğretim kurumunda öğrenimlerine devam edebilirler. 4) Bu konularda Bakanlığın denetim hakkı saklıdır. b) Yabancı okullar: 1) Cumhurbaşkanının izni ile yeni arazi edinebilir ve kapasitelerini en fazla beş misline kadar artırabilir. 2) Üzerinde kuruldukları araziler genişletilmemek şartı ve Bakanlığın izni ile mevcut arazi üzerindeki bina, öğrenci ve donanım kapasitelerini en çok bir mislini geçmemek üzere artırabilir veya yenileyebilir. 3) Mevcut binalarında ihtiyaç halinde valiliğin izni ile tadilat yapabilir. 4) Bu bentte belirtilenler dışında, yabancı okulların; binaları genişletilemez, şubeleri açılamaz, mevcut binalarının yerine kaim olmak üzere yeniden binalar inşa edilemez. Bu amaçla herhangi bir mülk edinilemez veya kiralanamaz. 5) Yabancı okulların taşınmaz malları, kurucularının veya yetkililerinin önerisi ile Bakanlığa ya da kuruluş amaçları eğitim vermek olan 4721 sayılı Türk Medenî Kanununa göre kurulan vakıflara Cumhurbaşkanının izni ile devredilebilir. Devredilen bu kurumların yönetim, eğitim-öğretim özellikleri dikkate alınarak korunması yararlı görülenler Bakanlıkça tespit edilir. c) Azınlık okulları: 1) 23/8/1923 tarihli ve 340 sayılı Kanuna bağlı Antlaşmanın 40 ve 41 inci maddeleriyle ilgisi bulunan okulların özellik göstermesi gereken hususları yönetmelikle tespit edilir. Bu yönetmelik, ilgili ülkelerin bu konulardaki mütekabil mevzuat ve uygulamaları dikkate alınmak suretiyle hazırlanır. Yönetmelikte belirtilmeyen hususlarda resmî okullar mevzuatı uygulanır. Bu okullarda yalnız kendi azınlığına mensup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çocukları okuyabilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne 13/01/2017 tarih ve 29947 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak eklenen 9/A maddesinin incelenmesi:
Davanın açıldığı tarihteki haliyle dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 'Yabancı uyruklu ortağı tespit edilen kurumlar' başlıklı 9/A maddesinde; "Kurumun, ortakları arasında yabancı uyruklu ortakların ve ortaklar arasında tüzel kişiler varsa o tüzel kişilerin de ortakları arasında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişi/kişiler bulunduğunun inceleme/soruşturma/denetleme sonucunda tespiti halinde Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen miktarda idari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından verilir. Verilen idari para cezası ile yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişi ortaklığın 30 işgünü içerisinde sonlandırılması gerektiği hususu, gerçek kişi ise kurucuya; tüzel kişilik ise kurucu temsilcisine Tebligat Kanununa göre valilikçe tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Kurucunun, verilen süre içinde yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişi ortaklığı sonlandırmadığının veyahut kurumda ikinci kez yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişiliğin bulunduğunun inceleme/soruşturma/denetleme sonucu tespit edilmesi halinde, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı, vermeye yetkili makam tarafından iptal edilir. Kanunun 5 inci maddesi hükümleri kapsamındaki kurumlara bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasamızın 124. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır. Anayasamızın ilgili hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmakta olup kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gerekleri, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
5580 sayılı Kanun'un 3. maddesine 02/12/2016 tarihli 6764 sayılı Kanun ile, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumlarının kurucularında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespit edilmesi hâlinde söz konusu kurumlara brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanacağı, bu kurumlara yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmesine ilişkin 30 iş günü süre verileceği, söz konusu süreye rağmen yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmemesi veya aynı kurumda ikinci kez yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespiti hâlinde ise söz konusu kurumun kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceği hususları hüküm altına alınmış olup Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde 13/01/2017 tarihinde yapılan değişiklikle aynı düzenlemelerin anılan Yönetmeliğin 9/A maddesine eklendiği anlaşılmaktadır.
Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir.
Eğitim ve öğretim hizmetlerinin niteliği gereği sahip olduğu kamusal öneme atfen güvenle yürütülebilmesini teminen getirilen dava konusu düzenlemede hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı, davacı lehine kazanılmış bir hakkın bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
30/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.