T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1989
Karar No : 2023/1854
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu Tasfiye Halinde ...Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonu kararı uyarınca, 2013 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının kanuni temsilcisi olduğu Beyoğlu Vergi Dairesi mükellefi Tasfiye Halinde … Otomasyon Enerji Elektrik Hırdavat İnşaat Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu incelendiğinde, tasfiye sonucu kapatılan şirketin düzenlediği faturaların sahte olduğu anlaşıldığından, bu faturalar üzerinden % 2 oranında komisyon geliri hesaplanmak suretiyle takdir komisyonu tarafından takdir edilen matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu cezalı tarhiyatın, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon gelirinin beyan dışı bırakıldığından bahisle gerçekleştirildiği, davacının, 31/12/2013 tarihinde tescil edilen 27/12/2013 tarihli kararla kanuni temsilci olduğu dikkate alındığında, şirket tarafından 2013 yılında düzenlenen faturalardan elde edilen komisyon gelirinin beyanından, davacının sorumlu tutulması hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmayacağından, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/03/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ilgili maddelerinde, ticaret şirketlerinin, ticaret siciline tescil ve ilan ile tüzel kişilik kazanacakları, ana sözleşmede yazılı işletme konularında haklara sahip ve borçlardan sorumlu olacakları, organları tarafından temsil edilecekleri, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesiyle de tüzel kişiliklerinin son bulacağı açıklanmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun "Tasfiye" başlıklı 17. maddesine 5904 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle 03/07/2009 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen 9. fıkrasında; tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflere tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı, limited şirket ortaklarının, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacakları, bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğunun, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlı olacağı hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 16/10/2015 tarihinde tasfiyeye giren ve 01/03/2017 tarih ve 9274 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek 25/01/2017 tarihinde tasfiyesi tamamlanan asıl borçlu … Otomasyon Enerji Elek. Hırd. İnş. Malz. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığından bahisle hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu dayanak alınarak takdir komisyonu kararına istinaden Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17/9. maddesi gereğince şirket ortağı ve şirket kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tarhiyat yapıldığı ve dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliği sona eren mükelleflerle ilgili tarh zamanaşımı süresi içerisinde yapılacak tarhiyatların kanuni temsilci, tasfiye dönemine ilişkin yapılacak tarhiyatlarda ise mülga 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 34 ve 35. maddeleri ile 5520 sayılı Kanun’un 17. maddesi çerçevesinde tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı limited şirket ortaklarının tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacakları anlaşılmaktadır.
Bu durumda tamamlanarak tüzel kişiliği sona eren şirket adına yapılacak tarhiyat tasfiye dönemi öncesi için kanuni temsilcilerden herhangi biri adına yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı şirket ortağı ve kanuni temsilci olan davacı adına yapılan tarhiyatın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle verilen kabul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.