T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2080
Karar No : 2023/1997
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İletişim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2014/01 ila 10 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu katma değer vergisi tarhiyatlarının komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle davacı şirket adına düzenlenen vergi tekniği raporundaki veriler dikkate alınarak düzenlenen vergi inceleme raporunda tespit edilen kurumlar vergisi matrahına bağlı olarak yapıldığı, 2014 yılı için yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile kurum geçici vergisi tarhiyatının iptali istemiyle açılan davada Mahkemece verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi kararıyla hukuka uygunluğu Mahkeme kararıyla tespit edilen kurumlar vergisi tarhiyatına bağlı olarak yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketlerinin re’sen kapatıldığı, ancak kendilerince yapılan itiraz sonucunda mahkeme kararıyla mükellefiyet kaydının re’sen terkini işleminin iptal edildiği, şirketin tekrar açıldığı, o dönem şirket yetkilisinin cezaevinde olduğu ancak şuanda 2014 yılı defter ve belgelerinin vergi müfettişine teslim edildiği, adreslerinde faaliyetine devam ettiği, 18/11/2014 tarihinde yapılan yoklamada adrese bir kez gelip kapının kapalı ve içerisinin görülmemesinin faaliyetleri olmadığı anlamına gelmediği, bankadaki hesap giriş çıkışlarının aynı gün olması konusunda elektronik malzemelerde cep telefonu satışlarında paranın hesapta bırakılmadığı, uygulamada tüm esnafların işini böyle yürüttüğü, fatura düzenledikleri dönemde haklarında olumsuz tespitlerin bulunmadığı, yoklamalarda depolarının olmadığı tespitinin yapıldığı, kendilerinin telefon alım satımı yapan bir firma olduğu, bunun için depoya da ihtiyaçları olmadığı, çok yer kaplamayan ancak parasal miktarda büyük rakamlar tutan iş yaptıkları, işin mahiyetine bakıldığında yüklü ciroların yapılabileceği, 2014 yılına ilişkin her ay 4, 5 sigortalı çalışanlarının bulunduğu ancak buna ilişkin bir tespite yer verilmediği, satış yaptıkları müşterileri ile faaliyet konularının uyumlu olduğu, tüm ürünlerinin ihracat malı olduğu, ihracat beyanlarının bulunduğu, ihracat mallarının sahte olarak faturalandırılmasının söz konusu olmayacağı, çünkü ihracat beyannamelerinin o malın faturası olarak işlendiği ve kullanıldığı, usule aykırı düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.