T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2172
Karar No : 2023/4504
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kentsel dönüşüm proje alanında kendisine ait gayrimenkulü için … Konut İmar Plan Turizm Ulaşım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (…) ile Gayrımenkul Satış Vaadi ve Trampa Sözleşmesi imzaladığı, sözleşme kapsamında proje alanında inşa edilen belirli işyeri ve konutların satışının vaat edildiği, KİPTAŞ tarafından işyeri için toplam satış bedeli üzerinden %18 KDV uygulaması sonucunda davacıdan 840.240,00 TL tahsil edildiği, tahsil edilen katma değer vergisinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek sorumlu sıfatıyla KİPTAŞ tarafından tahsil edilen ve ödenen katma değer vergisinin faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı ile … arasındaki sözleşmede; satış ve trampa sözleşmesi ifadesi yer almakta ise de, bu sözleşmenin esasında kentsel dönüşüm alanlarına ilişkin yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden nitelik olarak farklı olmadığı, sözleşmenin 4. maddesinde de sözleşmenin temel amacının ilgili alanın kentsel dönüşümünün gerçekleştirilebilmesi amacına yönelik olduğu, sözleşmenin hükümleri yorumlanırken tarafların basit bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi veya trampa anlaşması yapmak niyetinde olmadıkları şeklinde yorumlanması gerektiği belirtildiğinden taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca … tarafından inşa edilen taşınmazın davacıya tahsisinin esas itibariyle bir satış/trampa olmadığı, 3065 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen teslim ve hizmet unsurlarını taşımadığı, davacı açısından ticari bir faaliyet neticesi teslim sayılmadığı anlaşıldığından davacıdan yapılan KDV tahsilatında hukuka uyarlık görülmediği, davacıdan tahsil edilen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği; 14. maddesinde de, dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceğ; Kanunun 15/1-b maddesinde de, dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği kurallarına yer verilmiştir.
Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 377. maddesinin 1. fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtildikten sonra, 378. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemlerdir.
Dava konusu olayda, vergi sorumlusu olan … 'ın yaptığı ödemelere ilişkin, ödeme yapılmasından evvel davacının … Genel Müdürlüğüne yönelttiği 03/09/2018 tarihli ihtirazi kayıt dilekçesi dikkate alındığında, …'ın olayda vergi sorumlusu sıfatıyla ödemeyi yapan firma olduğu, ilgili firmaya yöneltilen ihtirazı kayıt dilekçesinin idareyi bağlayıcı bir tarafının bulunmadığı, söz konusu ihtirazi kaydın idareye değil vergi sorumlusu sıfatını haiz müteahhit şirkete yöneltildiği, davacının dava açmaya ilişkin idareye bir başvurusunun bulunmayıp, doğrudan mahkemeye başvurması nedeniyle ortada Kanunun aradığı anlamda kesin ve yürütülebilir bir işlemin varlığından söz edebilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Buna göre, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar incelendiğinde, dosya kapsamında dava konusu talebe ilişkin, … şirketinin vergi sorumlusu sıfatıyla davacı adına yaptığı ödemelerin davacıyı bağladığı ve idare hukuku anlamında ortada kesin ve yürütülebilir bir işlemin mevcut olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin esastan incelenmesi gerekirken, temyize konu mahkeme kararının davaya konu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmadığından bahisle bozulmasına dair verilen Daire kararına katılmıyoruz.