T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2213
Karar No : 2023/2865
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sahil Sitesi Yönetimi Temsilen Şevket Aksoy
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yalova İli, Çiftlikköy İlçesi, … pafta … parsel (yeni … ada … ve … parsel) sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyona ilişkin Çiftlikköy Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan biligi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu uygulama öncesinde yıkılan (A) Blok’un yerine inşaat yapabilmek için (A) blok bağımsız bölüm maliklerince tüm yolların denendiği ancak bir sonuca ulaşılamadığının anlaşıldığı, davaya konu uygulamanın bu sıkıntıları karşılamak yönünde üretilmiş bir çözüm olduğu kök bilirkişi raporunda belirtilmişse de, dava konusu düzenleme alanında arazi anlamında 2981/3290 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin uygulanma koşulunun bulunmadığından 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre yapılan parselasyon işleminde hisselerin ferdileştirilmesinin mümkün olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminde hisse çözümü (ferdileşme) yapılamayacağı, 2981 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 09.11.1985 tarihinden önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin imar uygulamalarında hissedarlara müstakil olarak verilmesi imkanının getirildiği,09.11.1985 tarihinden sonra imar uygulaması ile hisseli hale gelmiş taşınmazlarda Ek-1. madde uygulanmak suretiyle hisseleri çözerek müstakilleştirme yapmanın mümkün olmadığı,belediye ve valiliklerin sadece 3194 sayılı İmar Kanunu’nun yürürlük tarihinden önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler için istisnai bir hüküm olarak getirtilen 2981 sayılı Kanun’un Ek-1. maddesini, bu kanun kapmasında olmayan diğer taşınmazlar için işleterek hisseli durumu sona erdiremeyeceği anlaşıldığından dava konusu parselasyon işleminde, mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak; davacı site yönetiminin dava açma ehliyetinin bulunmadığı bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Yalova İli, Çiftlikköy İlçesi, … pafta … parsel (yeni … ada … ve … parsel) sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyona ilişkin Çiftlikköy Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşıltır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesi için ön koşullardan olan ehliyet, yani idari işlemle dava açacak kişi arasında "menfaat ilgisi"nin bulunup bulunmadığının yargı yerince takdir edileceği açıktır.
İptal davasına konu edilecek işlem ile davacı arasında menfaat ilişkisinin kurulabilmesi gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında belirlendiği üzere ancak kişisel, meşru ve güncel bir ilginin varlığıyla mümkündür.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
Her uyuşmazlığın niteliğine göre davacıların dava açmaktaki menfaatini değerlendirmek yargı yerinin görevindedir. Parselasyon ve yapı ruhsatına ilişkin işlemlerin bireyin hukukunu etkilediğinde şüphe yoktur. 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı alınmaksızın tesis edilebileceğinden bu işlemlere karşı açılan davaların da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabileceği açıktır.
Dosyanın ve Dairemizin 26.10.2022 tarih ve E:2020/2213 sayılı ara kararına verilen cevabın birlikte incelenmesinden, yapı yapmaya elverişli imar parsellerinin oluşturulduğu ve yapılaşma koşullarının her parselde net olarak ortaya konulduğu başka bir deyişle bizzat hak sahibini etkileyen işlem statüsünde bulunan dava konusu parselasyon işlemine karşı tapuda malik veya hak sahibi olmayan davacı site yönetiminin dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, davanın esası hakkında verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.