T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2277
Karar No : 2023/2544
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacının 2012 ilâ 2014 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrası kapsamında belgesiz mal bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle söz konusu malların tespit tarihindeki emsal bedeli dikkate alınarak 2017 yılının Ocak ayının (1.) dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, davacının 2012 ilâ 2014 yıllarında belgesiz akaryakıt alışları olduğundan bahisle özel tüketim vergisi mükellefiyetinin re'sen tesis ettirildiği ve 2017 yılının Ocak dönemine ilişkin olarak cezalı tarhiyat yapıldığı, geçmişe dönük olarak mükellefiyet tesisi suretiyle cezalı tarhiyat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2012 ilâ 2014 yıllarındaki hesap ve işlemlerinin incelenmesi esnasında yapılan kaydi envanter sonucuna göre toplam 169.580,99 litre motorinin belgesiz alındığının tespit edildiği, motorinin kimden alındığının bilinmediği, verilecek on günlük sürede ibraz edebilecekleri belgenin de bulunmadığının davacı tarafından ifade edildiği, vergi inceleme tutanağı ve tespit tarihi dikkate alınarak, bu tarihte geçerli oran üzerinden kayba uğratılan özel tüketim vergisinin hesaplandığı, davacı adına bu vergi yönünden mükellefiyet tesis edilerek tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle cezalı tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı; olayda, kaydî envanter sırasında, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli listedeki malı belgesiz olarak bulundurduğu tespit olunan davacı adına, mükellefiyet tesisiyle, tespit tarihinde geçerli oran esas alınarak yapılan hesaplama sonucu özel tüketim vergisi tarh edilmesinde ve vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 2015 yılında kesinleşen, 2014 yılının Eylül dönemine ilişkin vergi zıyaı cezası nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Özel tüketim vergisi mükellefiyetinin bulunmadığı, 2012 ilâ 2014 yılları için geçmişe yönelik olarak re'sen mükellefiyet tesisi sonrası somut hiçbir tespite dayanmaksızın belgesiz akaryakıt alışları olduğundan bahisle tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı, işlem tesis edilecekse ilgili dönem vergi oranları esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, dava konusu verginin ithalatçı firma tarafından ödenmiş olabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın davaya konu işlemin vergi aslı ve bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise, 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası, 2012 ilâ 2014 yıllarında gerçekleşen belgesiz mal bulundurma eylemi nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası için tekerrüre esas alınamayacağından bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin, 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, özel tüketim vergisi ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulamak suretiyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Kanun'un 339. maddesine göre; tekerrür sebebiyle cezanın artırımlı uygulanabilmesi için tekerrür hükümleri uygulanacak sonraki eylemin, daha önce işlenmiş bir fiil için kesilen cezanın kesinleşme tarihini takip eden yılın başından sonraki tarihte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Bu durumda, 2014 yılında kesilerek 2015 yılında kesinleştiği anlaşılan cezanın 2012 ilâ 2014 yıllarında gerçekleşen belgesiz mal bulundurma fiili nedeniyle kesilen ceza bakımından tekerrüre esas alınması mümkün olmadığından, bölge idare mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, vergi aslı ve bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 12/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.