T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2300
Karar No : 2023/2297
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl amme borçlusu ... AŞ'den tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri ile 03/10/2018 tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emirleri içeriği amme borçlarının vade tarihlerinin 1996, 1998, 1999 ve 2002 yılları olduğu, 2000 yılında şirketin iflasının açılması sebebiyle İcra İflas Kanunu'nun 193. maddesi gereğince şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğinin 04/12/2018 tarihli ara kararı üzerine Mahkemelerine bildirildiği görülmüş olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da sınırlı sayıda düzenlenen tahsil zamanaşımını kesen hallerin uyuşmazlıkta bulunmadığı anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği 2018 yılı itibariyle ödeme emirleri içeriği amme alcaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatı ile düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacı adına düzenlenen 2018/2 ve 3 sayılı ödeme emirleri içeriği 2003/1 dönemine ilişkin usulsüzlük cezalarının şirketin iflas sürecine ilişkin olduğu, vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesi sebebiyle kesilen özel usulsüzlük cezalarından ilgili dönemde şirketin iflas halinde olması ve usulsüzlüğe konu fiilin iflas idaresi tarafından işlenmesi nedeniyle iflas idaresinin sorumlu olacağı açık olduğundan, usulsüzlük cezaları yönünden kusuru bulunmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatı ile düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.