T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2312
Karar No : 2022/8512
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı derecede iki ayrı yer değiştirme cezası aldığından bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından yer değiştirme cezalarının aynı derece içerisinde olmadığı, birince cezanın 31/12/2008-31/12/2010 itibari derece yükselme dönemi içerisinde ... cezanın 31/12/2010-21/12/2012 itibari derece yükselme dönemi içerisinde olduğu, yer değiştirme cezalarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kesinleşme şartının gerçekleşmediği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının eylemlerinin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu ve mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında iki kez yer değiştirme cezası alan davacı hakkında 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ... fıkrası uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden : davacı hakkında düzenlenen Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin E:… sayılı soruşturma dosyasında;
- Yaptığı işler ve davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı,
- Kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu veya şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği iddialarına ilişkin olarak soruşturmaya konu olan eylemleri nedeniyle , Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … Tarih, … Esas ve … Karar sayılı kararıyla 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 68’inci maddesinin ... fıkrasının (b) bendi uyarınca eylemlerinin sabit olduğu değerlendirilerek “Yer Değiştirme Cezası” ile cezalandırılmasına karar verildiği ;
Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin E:… sayılı soruşturma dosyasında ise;
"Kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzunu, şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği iddiasına ilişkin olarak soruşturmaya konu olan eylemleri nedeniyle, yaptığı mesleğin niteliği gereği, yargıya karşı olan güveni en üst seviyede tutma gayreti içerisinde bulunması gerekirken, tam aksine menfaat karşılığında iş yapmaya çalışmak suretiyle, yargının kamuoyu nezdinde itibar kaybına neden olacak şekilde mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni giderecek şekilde davrandığı sonucuna varılarak eylemleri ile kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu veya şahsi onur ve saygınlığını yitirdiğinin kabulüyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 68'inci maddesinin ... fıkrasının (a) bendi gereğince, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … Tarih, … Esas ve … Karar sayılı kararıyla "Yer değiştirme" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ; davacı tarafından savunma hakkının kısıtlandığı iddialarıyla dava açıldığı görülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen her iki soruşturma dosyasında yazılı savunma isteminde bulunulduğu ve savunmasının alındığı ; davacıya ait her iki disiplin dosyasına konu eylemlerin ilgilinin birinci dereceye gelmesinden sonra işlendiği ve kararların da aynı şekilde 1. derecede iken verildiği ve davacı tarafından verilen vekaletnamede belirtilen adreste muhatabın ehil kız kardeşine tebligatların yapıldığı görülmekte olup , sonuç itibarıyla 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 uncu maddesi ... fıkrasında yer alan "...bir derecede iki ... defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak" düzenlemesinde öngörülen şartların davacı yönünden gerçekleştiği ve bir derecede iki defa yer değiştirme cezası alan davacının 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69’uncu maddesinin ... fıkrasının ilk cümlesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/05/2022 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı idare vekili Av. …'ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı.
Duruşma yapıldıktan sonra Dairemizin 18/05/2022 tarihli ara kararına davalı idarece verilen 07/07/2022 tarihli cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
YER DEĞİŞTERME CEZALARININ KONUSU VE VERİLEN CEZALARIN KESİNLEŞMESİ:
Davacının Kilis Adliyesinde görev yaptığı dönemde;
Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … Esas sayılı soruşturma dosyasında;
A) Yaptıkları işler ve davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı,
Bu cümleden olarak;
Davacının, … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında, kasten adam öldürmek suçundan tutuklu olarak yargılanmakta olan polis memuru sanık F.G.’nin, duruşması öncesi ve duruşması sonrasında mahkeme kaleminde, heyet huzurunda, şifahi olarak “Bunun suçu yoktur, bunu tahliye edelim, bu adamı kimse tutuklu bırakamaz Yargıtay’da bu dosya bozulur, dosyayı takip edeceğim” şeklinde sözler sarf ederek ihsası reyde bulunduğu ve sanık F.G. ile ceza evinde görüştükten sonra, adli tatilde geçici olarak başkan sıfatıyla görev yaptığı duruşmada, Hâkim S. T.'nin muhalefetine rağmen, hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkartılan ve 23 aydır tutuklu bulunan sanığı oy çokluğu ile tahliye ettiği, geçici veya nöbet gereği Sulh Ceza Mahkemesi yetkisi verildiğinde, koridorda, mahkeme kalemlerinde ve bir çok yerde “Sulh Ceza Mahkemesi yetkisi bana geçti, trafik cezalarınız varsa getirin iptal edeyim” şeklinde sözler söylediği, ... Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan ve tarafları genellikle yabancı uyruklu olan kaçakçılık olaylarına ilişkin dosyaların duruşma ve keşif günlerini takip ettiği, yine görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı Kilis Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanmakta olan görevli gümrük memurlarını mahkeme hâkiminin odasına ve duruşma salonuna götürerek “Hâkim bey bu bizim gümrükçülerin bir davası var, odanıza geldik duruşmaya çıkmıştınız, bunları bekletmeden alabilir misiniz, bunların meselelerinde pek fazla bir şey yok” şeklinde sözlerle tavassutta bulunduğu, Kilis Öncüpınar Gümrük Müdürlüğüne sık sık giderek, gümrük muayene memurların yanında oturup Suriye’den gelen bir kısım kişilerle muhatap olduğu ve bu kişileri kastederek, zaman zaman görevli gümrük muayene memurlarına “Türkiye’ye girişlerine zorluk çıkartmayın işlemlerini hemen yapın, bu araçları geri göndermesek olmaz mı, benim tanıdıklarım” şeklinde sözler sarf ederek görevli gümrük memurlarına telkinlerde bulunduğu,
B) Kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu veya şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği,
Bu cümleden olarak;
Üniversiteli kızlarla sık sık birlikte olduğu, bir defasında cafede otururlarken bir genç kızın "Sen kızlığın ne demek olduğunu biliyor musun, hayvan" diye bağırması üzerine “kızlık dediğin nedir ki, iki dikiş atılır, geri evlenirsin” şeklinde karşılık verdiği, Sulh Ceza Mahkemesinde yetkili olduğu dönem içerisinde aynı yerde zabıt kâtibi olarak görev yapmakta olan A.T.O.’nun odasına bir iş için girdiğinde ısrarla oturmasını söylediği, oturmak istememesi üzerine cinsel ilişkiye ihtiyacın var anlamında “otur rahat ol, niye bu kadar gerginsiniz, sinirlisiniz, niye bu kadar gergin ve sinirli olduğunuzu biliyorum, sizin konuşmaya, boşalmaya ihtiyacınız var" dediği ve yine duruşma esnasında "eğlenmek amacıyla Halep'e gider gelirim, ben sigara kullanmam ancak eğlenmek amacıyla senin gibi güzel bayanlarla viski içerim" dediği, Sulh Hukuk Mahkemesine baktığı dönem içerisinde bu yerde bayan mübaşir olarak görev yapmakta olan K.T’nin odasına imza için girdiğinde masa üzerinde bulunan laptop ekranını bayan mübaşirin görebileceği şekilde çevirerek, iki tane çıplak kadının lezbiyen ilişki içerisinde olduğu görüntülerini göstermek istediği, bayan mübaşirin bakmak istemeyip yüzünü çevirmesi üzerine yanağından tutup “utanmana gerek yok bunlar normal şeyler” diyerek yüzünü laptopa doğru çevirdiği, ... H.T. isimli kişi ve oğlu ile görev gereklerini aşar şekilde samimi ilişki kurduğu ve Halep'e gidip eğlendiği ve nüfuzunu kullanarak muafiyet kapsamını aşan ticari eşya getirdiği iddialarından dolayı, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu ... Dairesinin … Tarih, … Esas ve … Karar sayılı kararıyla ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 68’inci maddesinin ... fıkrasının (b) bendi uyarınca “Yer Değiştirme Cezası” ile cezalandırılmasına oy birliği ile karar verildiği, kararın, 29/03/2014 tarihinde ilgili ile aynı çatı altında ikamet eden ehil kardeşine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ilgilinin karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunmadığı ve yer değiştirme cezasının 09/04/2014 tarihinde kesinleştiği,
Yine;Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … Esas sayılı soruşturma dosyasında;
"Kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzunu, şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği,
Bu bağlamda;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (TMK 10. madde ile görevli) … soruşturma sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanan N.O. ile samimiyet tesis ettiği, sürekli telefon görüşmesi yaptığı,
Bu cümleden olarak;
... Asliye Hukuk Mahkemesinin … esas sırasına kayden görülen davanın, davacı B.A.A. lehine sonuçlanması için örgüt yöneticisi M.K.A.’nın yönlendirmesiyle, diğer örgüt yöneticisi N.O. ile birlikte 02/12/2010 tarihinde günü birlik Ankara’dan İstanbul’a geldiği ve gıyabında “abla” diye bahsettiği davaya bakan Hâkim M.N.A.’yı etkilemeye çalışacağı yönünde telefon görüşmeleri yaptığı, devamında örgüt yöneticisi M.K.A. ile bir araya geldiği, (sonrasında M. K.A.’nın işi kendilerine getiren S.E. ile yaptığı görüşmede üstü kapalı olarak davaya bakan Hâkim M.N.A. ile görüştüklerini kast ederek, görüşmenin iyi geçtiğini, herhangi bir problem olmadığını bildirdiği) duruşma tarihi olan 30/12/2010 günü yaklaştıkça S.E. isimli şahsın M.K.A.’dan davaya müdahale ettiklerini kanıtlamaları için Hâkim ...'ı tekrardan İstanbul’a getirmelerini, duruşma gününde mahkemede bulunmasını istemesi üzerine M.K.A.’ın bu durumu N.O.’ye aktardığı, N.O.’nun da durumu Hâkim ...'a anlatıp S.E.’den parayı alabilmeleri için tekrardan İstanbul’a gelmesini istemesi üzerine İstanbul’a gelmeyi kabul etmediği, ancak, S.E.’nin bu tavrı nedeniyle davaya bakan Hâkim M.N.A.’yı arayıp davayı uzatmasını isteyeceğini söylediği iddiasından dolayı, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu ... Dairesinin … Tarih, … Esas ve … Karar sayılı kararıyla ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 68’inci maddesinin ... fıkrasının (a) bendi uyarınca “Yer Değiştirme Cezası” ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 23/05/2016 tarihinde ilgili ile aynı çatı altında ikamet eden ehil kardeşine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ilgilinin karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunmadığı ve yer değiştirme cezasının 10/06/2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine Hakimler Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin ... fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Dairenin ... tarihli ve ... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, iş bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." kuralına yer verilmiştir.
6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesinde, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği kurala bağlanmıştır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Yer değiştirme cezası" başlıklı 68. maddesinde; " Yer değiştirme cezası", bulunulan bölgenin en az bir derece altındaki bir bölgeye o bölgedeki asgari hizmet süresi kadar kalmak üzere atanmak suretiyle görev yerinin değiştirilmesi olarak tanımlanmış olup, bu cezanın verileceği haller arasında maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde; Kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu veya şahsi onur ve saygınlığını yitirmek, (b) bendinde; Yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak, (c) bendinde, Hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak, (d) bendinde, Göreve dokunacak surette ve kendi kusurlarındın dolayı meslektaşlarıyla geçimsiz ve dirliksiz olmak, (e) bendinde, Madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı veya irtikapta bulunduğu kanısını uyandırmak, sayılmıştır
Anılan kanunun 69. maddesinde ise "meslekten çıkarma cezası"na yer verilmiş olup, bu ceza, birinci fıkrasında bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilme olarak tanımlanmış, ... fıkrasında ise, 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak.. meslekten çıkarılmayı gerektirir." kuralına, "Uygulama" başlıklı 74. maddesinin birinci fıkrasında; "disiplin cezalarının kesinleştiği tarihte hüküm ifade edeceği ve Adalet Bakanlığı tarafından derhal uygulanacağı ancak meslekten çıkarma cezası verilenler hakkında, cezanın kesinleşmesine kadar görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanacağı" kuralına yer verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun ... Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 68’inci maddesinin ... fıkrasının (b) bendi gereğince, … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile de aynı Kanun'un 68’inci maddesinin ... fıkrasının (a) bendi gereğince verilen yer değiştirme cezalarının itiraz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, Hakimler Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih, E:…, K:... sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.03.2018 tarih ve E:2017/545,K:2018/881 sayılı içtihadı çerçevesinde değerlendirme yapılarak; davacının, … Esas sayılı soruşturma dosyasına konu eylemleri 13/07/2010 ilâ 09/03/2012 tarihleri arasında, … Esas sayılı soruşturma dosyasına konu eylemleri ise 10/11/2010 ilâ 05/01/2011 tarihleri arasında yani, aynı zaman dilimleri içerisinde gerçekleştirdiğinden bahisle , 2802 sayılı Kanun'un 69/2-İlk cümlesinde yer alan "...bir derecede iki ... defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak" koşulunun gerçekleştiği sonucuna varılarak davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan; Hakimler Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı davacıya 29/03/2014 tarihinde davacının mernis adresinde mernis şerhli olarak davacının kardeşine tebliğ edildiği, aynı dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ise 23/05/2016 tarihinde bilinen adres olarak davacının kardeşine tebliğ edildiği, tebligatların usulsüz olduğuna ve kararlara ilişkin Hakimler ve Savcılar Kuruluna bir itirazın ise vaki olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, eylemlerin niteliği göz önünde bulundurularak davacıya iki ayrı yer değiştirme cezası verildiği, bu kararların itiraz edilmeyerek kesinleştiği ve eylemlerin iki yıllık süre zarfındaki aynı derece içerisinde gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ... fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih, E:… ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapmış olduğu yeniden incelenme isteminin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddi yolundaki Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih, E:… ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.