T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2333
Karar No : 2023/2522
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, asıl amme borçlusu ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemelerinin 26/06/2019 tarihli ara kararına cevaben idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; asıl borçlu şirket adına yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin ilanen tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak ilanen tebliğe ilişkin belgelerin tarh dosyasında bulunamadığının belirtildiği, bu haliyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilanen tebliğe ilişkin hükümlerindeki belirtilen usule uygun tebligat yapıldığının davalı idarece tevsik edilemediği anlaşıldığından, usulüne uygun tebligat gerçekleştirilemediğinden tarhiyatın kesinleştirilemediği sonucuna varılarak vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrayacağından, 2004 takvim yılına ait vergi ve cezaların zamanaşımı süresi içerisinde (takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde takdire sevk tarihi ve tarh zamanaşımına ilişkin sürenin 1 yıl işlememesi de dikkate alınsa dahi) usulüne uygun bir şekilde tarh ve tebliğ edilmeyerek zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından ve zamanaşımına uğramış vergi ve cezaların tahsilinin istenemeyeceği açık olduğundan, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta, davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin başka bir kanuni temsilcisine ait olan, Dairemiz 2020/947 esasına kayıtlı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait bir kısım borçların 25/04/2011tarihinde o zaman ki kanuni temsilci ... tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı görüldüğünden, bu dosyada da re'sen araştırma ilkesi gereği yapılandırılan borçların aynı borçlar olup olmadığı ve zamanaşımına etkisi hususu araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.