T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2376
Karar No : 2023/3665
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, plan yapımı esnasında ilgili kurum görüşlerinin alınması gerekirken bu görüşler alınmadan planın hazırlandığı anlaşıldığından; dava konusu nazım imar planının planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu alanın yeni planlanan bir alan olmadığı, daha önceden de imar planı sınırları içinde yer aldığı, her ne kadar plan değişikliği sınırları içerisinde yer alsa da dava konusu plan revizyonu ile dava konusu parselin durumunda bir değişiklik yapılmadığı, bu sebeple kurum görüşünün de alınmasının gerekmediği, dava konusu alanın Orman Genel Müdürlüğünün 12/06/2017 tarih ve 77 sayılı oluru ile 29 yıllığına davalı idareye kiralandığı ve kullanım hakkının davalı idareye ait olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Tapuda orman sahası vasfında olan dava konusu alan, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararıyla Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu alan ilk olarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen … ili, … ilçesi, … Mahallesi 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla "gelişme konut alanı" olarak planlanmış, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında mevcut kullanımı değiştirilerek "park alanı" kullanımına alınmıştır.
Dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edildiği ve dava konusu alanın işlevinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı, anılan plan revizyonunun 16/06/2015-20/07/2015 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı ancak davacı tarafından itirazda bulunulmadığı, diğer itirazların kabulüyle dava konusu plan revizyonunun 17/09/2015-19/10/2015 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılması üzerine davacı tarafından ikinci askı süresi içinde ve 15/10/2015 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; "Ormanlar ve orman köylüsü" başlıklı 169. maddesinde de; "Bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunmayacağı, Devlet ormanlarının kanuna göre Devletçe yönetilip işletileceği" hükme bağlanmıştır.
6831 sayılı Orman Kanununun 2. maddesinde; "Bu madde de belirtilen hususlar dışında orman sınırlarında hiç bir surette daraltma yapılamayacağı" belirtilmiş, aynı Kanunun 17. maddesinin 3. fıkrası ile 18. maddesinde de yine orman alanlarında ne şekilde yapılaşma yapılabileceğine dair sınırlı şekilde sayılan bir takım istisnalara yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıdaki hükümler uyarınca, belirtilen istisnalar dışında orman alanlarının, orman alanı dışında bir kullanımla plana konu edilmesi hiçbir suretle mümkün değildir. Başka bir anlatımla, orman alanların hiçbir surette daraltılamayacağına dair Anayasa hükmüne karşı orman alanlarının bir düzenleyici idari işlem olan imar planı ile yapılaşmaya konu edilmesi açık bir hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca orman alanlarının ya da orman vasfını taşıyan parsellerin imar planı ile yapılaşmaya açılması ya da parselasyon işlemi yapılması hukuken mümkün olmamasına rağmen, tapuda orman sahası vasfında olan ve Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararıyla Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği görülen dava konusu taşınmazın plan revizyonu ile park, yol ve ticaret-konut alanı fonksiyonuna alındığı görülmüştür.
Bu durumda, orman kadastrosuna ilişkin haritalar ve bilgi-belgelerin getirtilmesi suretiyle dava konusu parselin orman tahdit sınırı içinde olup olmadığının araştırılması ve parselin orman tahdit sınırı içinde olduğunun tespit edilmesi halinde de dava konusu nazım imar planı revizyonunun orman mevzuatına uygunluğu yönünden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.