T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2405
Karar No : 2023/2028
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı adına VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2010 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet beyanname ile … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyaların ihracat taahhüt hesabının müeyyidesiz olarak kapatılmasından sonra, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müfettişlerince hazırlanan … tarih ve … sayılı soruşturma raporunun Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğünce incelenmesi neticesinde, ihracatların gerçeği yansıtmadığından bahisle, Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin … tarihli yazıları ile … sayılı Tebliğinin 45 ve 46. maddeleri uyarınca, taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine, gümrük ve katma değer vergileri, dampinge karşı vergi, kaynak kullanımını destekleme fonu, fon payına ait cezai faiz ile gecikme faizinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 37. maddesine göre 1 ay içerisinde ödenmesi aksi takdirde 56. maddeye istinaden takibat yapılacağı yolunda tesis edilen işleme karşı açılan dava sonucunda verilen merciine tevdi kararı sonrasında; işlemin, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payına ait cezai faize ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payına isabet eden kısmı yönünden, kaynak kullanımını destekleme fonuna ilişkin kesintilerin, yürürlükten kaldırılan hükümler uyarınca bütçeye gelir yazılmak üzere tahsil edilmeye devam edildiği, yasal dayanağı bulunan ve bu nedenle ithal edilen emtia bedeli üzerinden kaynak kullanımını destekleme fonu payının ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1988/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz hesaplanması, Anayasa'nın 38. maddesinde ifade edilen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan fon payı üzerinden hesaplanan cezai faizde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesinde belirtilen hususların tekrar edildiği ; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı adına 2010 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet beyannamenin ve hesaplama tablosunun getirtilmesi suretiyle, ödemenin ne şekilde gerçekleştirildiği, ödeme şekli nedeniyle fon payı hesaplanıp hesaplanmayacağının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi icap ettiğinden temyize konu kararın anılan kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2010 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet beyanname ile … tarih ve 2009/D1-… sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyaların ihracat taahhüt hesabının müeyyidesiz olarak kapatılmasından sonra, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müfettişlerince hazırlanan … tarih ve … sayılı soruşturma raporunun Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğünce incelenmesi neticesinde, ihracatların gerçeği yansıtmadığından bahisle, Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin … tarihli yazıları ile … sayılı Tebliğinin 45 ve 46. maddeleri uyarınca, taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine, gümrük ve katma değer vergileri, dampinge karşı vergi, kaynak kullanımını destekleme fonu, fon payına ait cezai faiz ile gecikme faizinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 37. maddesine göre 1 ay içerisinde ödenmesi aksi takdirde 56. maddeye istinaden takibat yapılacağı yolunda tesis edilen işleme karşı açılan dava sonucunda verilen merciine tevdi kararı sonrasında tesis edilen işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu ve fon payına ait cezai faize ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacağı; Mahkemelerin, belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununun 3098 sayılı Kanunla değişik 40. maddesinin II. fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 37 ve 40. maddeleri uyarınca 12/05/1988 gün ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi" amacıyla Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu ihdas edilmiş, ayrıca,12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fonu payının alınacağı kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın, dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fon payına ait cezai faizin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 15/10/2018 tarih ve E:2014/4970, K:2018/4434 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince;
Re'sen araştırma yetkisine istinaden, idari yargı makamları, uyuşmazlık konusu olayın hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme ulaşmak yönlerinden tam bir yetkiye sahiptirler. Bu nedenle idari yargı makamları re'sen araştırma ilkesi uyarınca, olayın maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı kendiliğinden yapabilecek; tarafların hiç değinmedikleri olayları ve maddi unsurları araştırabilecek olup, iddia ve savunmalarda ortaya konulan maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek, söz konusu hususların gerçeğe uygun olup olmadığını ortaya koymak için bilirkişiye gidilmesi de dahil olmak üzere, maddi delil ve bulguları toplayarak uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmelidirler.
Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şeklinde gerçekleştirilen ithalatlar için, kaynak kullanımını destekleme fonu payının, ithalatların dahilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmesi nedeniyle ithalat sırasında tahakkuk ettirilmesi söz konusu olmadığından, fon payı yeni bir tahakkuk olup, rejim ihlalinin tespiti halinde, ödeme şekillerine göre ithalatların fona tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Mahkeme kararının kaynak kullanımını destekleme fonu payına ilişkin kısmının, hangi somut nedene dayalı olarak talep edildiği belli olmadığından, davacı adına tesis edilen işlemin maddi ve hukuki nedenleri ortaya konulmaksızın ve buna ilişkin hususlar araştırılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak verildiği gerekçesiyle bozulmasına karşın, bozma kararı üzerine mahkemece işlemin bozulan kısmının yasal dayanağı bulunduğu, dolayısıyla ithal edilen emtia bedeli üzerinden kaynak kullanımını destekleme fonu payının ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de, davanın çözümünün, ödeme şekillerine göre ithalatların fona tabi olup olmadığının belirlenmesine bağlı olduğu, bu nedenle, davacı adına 2010 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 19 adet beyannamenin ve hesaplama tablosunun getirtilmesi suretiyle, ödemenin ne şekilde gerçekleştirildiği, ödeme şekli nedeniyle fon payı hesaplanıp hesaplanmayacağı bir başka anlatımla, fon payının hangi somut nedene dayalı olarak talep edildiğinin ortaya konularak değerlendirilmesi gerektiğinden, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verilen anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ise kabulüne,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.