T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2461
Karar No : 2023/1722
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … sayılı TIR karnesiyle Sarp Gümrük Müdürlüğünden Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen karne muhteviyatı eşyanın varış gümrük idaresine intikal ettirilmediği ve TIR işleminin usulüne uygun olarak sonlandırılmadığından bahisle eşyaya ait gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerinin azami kefalet tutarı olan 100.000,00 Euro'ya isabet eden 467.890,00 TL'nin gecikme faiziyle birlikte kefil kuruluş sıfatıyla davacı tarafından ödenmesi talebinin ilave gümrük vergisi ve bu kısım oranında gecikme faizine dair kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; karne hamili Inpapaydın ... Şirketi adına tescilli TIR karnesi muhteviyatı eşyanın taşınmasına ilişkin uyuşmazlıkta TIR işleminin usulüne uygun sonlandırılmadığının sabit olduğu, ilave gümrük vergisi müstakil bir vergi olmayıp, mevcut gümrük vergisi oranlarında, bazı ürünlerde ve bazı ülke menşeli olmaları durumunda yapılan bir artış olduğundan gümrük vergisinden ayrı düşünülemeyeceği dikkate alındığında, TIR Sözleşmesinin 8. maddesinin 1. fıkrası kapsamında talep edilebileceği, karne hamilinden tahsil edilemeyen ve müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla kefil kuruluş olan davacıdan tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemin eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 23 ve devamı maddeleri uyarınca saptanan gümrük kıymeti esas alınarak hesaplanan ilave gümrük vergisi ve buna ait gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği; gözetim uygulaması uyarınca tahakkuk ettirilmesi nedeniyle asıl sorumludan dahi tahsili mümkün bulunmayan eşyanın gözetim uygulaması sonucu saptanan kıymeti esas alınarak hesaplanan ilave gümrük vergisi ve buna ait gecikme faizine kefil kuruluş sıfatıyla davacıdan istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme talebinin eşyanın gözetim uygulaması sonucu saptanan kıymeti esas alınarak hesaplanan ilave gümrük vergisi ve buna ait gecikme faizine ilişkin kısmının iptaline, davanın eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 23 ve devamı maddeleri uyarınca saptanan gümrük kıymeti esas alınarak hesaplanan ilave gümrük vergisi ve buna ait gecikme faizine yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafında; Mahkemenin ilave gümrük vergisine ilişkin değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkeme kararında 1975 tarihli TIR Sözleşmesi'nin güncel halinin esas alınmadığı, ilave gümrük vergisi yerli ürünlerin korunması amacıyla getirilmiş ek mali yükümlülük niteliğinde olduğundan davalı idarece talep edilemeyeceği, Davalı idare tarafından; davaya konu ... sayılı TIR karnesi muhteviyatı eşyanın varış gümrük idaresine intikal ettirilmediği ve TIR işleminin usulüne uygun olarak sonlandırılmadığı, söz konusu eşyaları taşıyan araç park halindeyken araçta bulunan mobil ünite cihazının söküldü-takıldı uyarısı verdiği, karne hamiline söz konusu eşyanın yurtdışı edildiğinin veya varış gümrük idaresine boşaltıldığının 3 ay içerisinde tevsik edilmesi, aksi halde gümrük vergi ve resimlerinin kendilerinden tahsil edileceğine dair yazı gönderilmesine rağmen ödenmeyen gümrük vergileri ve gecikme zammının tahsili amacıyla kefil kuruluş adına düzenlenen ödeme talebinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Taraflar temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.