T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2470
Karar No : 2023/2542
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mensucat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına devralan … Dış Ticaret ve Tekstil Sanayi Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ilişkili şirketten aldığı borç karşılığında ödemiş olduğu faize ilişkin ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca, 2019/12 dönemine ilişkin devreden katma değer vergisinin takip eden yıllar itibarıyla düzeltilmesi sonucu 2012/01 dönemine ait katma değer vergisinin 2.173.956,72 TL olarak düzeltilmesinin istenilmesine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5 yıllık tarh zamanaşımı süresinin sona erdiği 31/12/2014 tarihine kadar usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle tarh zamanaşımına uğradığından işlemin, 2009/12 döneminden 2010/01 dönemine devreden katma değer vergisinin azaltılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, işlemin,2010/Aralık döneminden 2011/Ocak dönemine ve 2011/Aralık döneminden 2012/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin azaltılmasından kaynaklanan kısmında ise, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda indirimi kabul edilmeyen giderlerin düzenlendiği 30. maddesinin "d" bendinde, bu kanuna göre indirim olarak kabul edilmeyenlerin Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre gider kabul edilmeyen "giderler" olduğu, yani Kurumlar Vergisi Kanunu'nda düzenlenen durumun, örtülü kazanç dağıtımına ilişkin tutarların indirim konusu yapılamayacağı hususu olup giderlere ilişkin olmadığı, yorum yolu ile de vergisel yükümlülüklerin genişletilemeyeceği bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, gönderilen yazının icrai niteliği bulunmadığından ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı, öneri niteliğindeki yazıya dava açılamayacağı, verginin tarh edilmediği, vergi ceza ihbarnamesi gönderilmediği, hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu kararın, işlemin, 2009/12 döneminden 2010/01 dönemine devreden katma değer vergisinin azaltılmasının ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Kararın, işlemin 2010/12 döneminden itibaren diğer dönemlere devreden katma değer vergisinin düzeltilmesine yönelik kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa düşeceği, 134. maddesinde vergi incelemesinin amacının, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması gerektiği belirtilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, 2. fıkrasında ise, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, kabul edilmeyen indirimler başlıklı 11. maddesinin (b) fıkrasında, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı, 12. maddesinin 1. fıkrasında ise kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmının, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun İndirilecek Giderler başlıklı 40. maddesinin ilk fıkrasının da, safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesinin kabul edileceği hükme bağlandıktan sonra 1. bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler bu kapsama dahil edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu belirtilmiş, 4. maddesinde ise, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, kiralamak, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek, gibi şekillerde gerçekleşeceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 30. maddesinin ilk fıkrasında, aşağıdaki vergilerin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği bildirildikten sonra, maddesinin (d) bendinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilemeyeceği hükme bağlanmış, söz konusu bende 6728 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile eklenen ve 09/08/2016 tarihinden itibaren geçerli bulunan parantez içi hükümle ise, 5520 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 41. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç tutulmuştur.
… tarih ve … vergi inceleme raporunda, davacı kurumun ilgili dönemde ilişkili kişisi konumundaki … Dış Ticaret ve Tekstil Sanayi Anonim Şirketi'ne ait … tarih ve … nolu faturada gösterilen 2.204.484,23 TL tutarındaki adat faizini yasal defter kayıtlarında finansman giderlerine intikal ettirdiği, 396.807,16 TL katma değer vergisini indirim konusu yaptığı, şirketlerden almış olduğu hatır senetlerini finansman gideri intikal ettirerek indirim konusu yaptığı kendi faaliyetiyle ilişkili olmadığından katma değer vergisini indirim konusu yapamayacağı,415.649 TL indirilecek katma değer vergisinden çıkarılması gerektiği, 2009/12 den 2010/01 sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 1,848.441 TL olarak dikkate alınması gerektiği, … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, … Tekstil Limited Şirketi ve … Anonim Şirketi'nden adat faizi ve çatı malzemesi için 2.198.839 TL faturanın kayıtlarına alındığı , çatı onarımına ilişkin faturanın sehven indirime konu edildiği, adat faizinin kar payı kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edildiğinden hazine zararı olmadığından indirim konusu yapıldığı, finansman gideri intikal ettirerek indirim konusu yaptığı kendi faaliyetiyle ilişkili olmadığından katma değer vergisinin indirim konusu yapamayacağı, 395.791 TL indirilecek katma değer vergisinin yüklenimden çıkarılması gerektiği, 2010/12 den 2011/01sonraki döneme devredek katma değer vergisinin 1,626.791 TL olarak dikkate alınması gerektiği, … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda 2010 tarihli fatura üç adet tehlikeli atık hizmeti ve nakliye bedeli toplam 3.145 TL sehven kayıt edildiği beyan edildiğinden kanunen kabul edilmeyen 566 TL indirimden çıkarılması gerektiği, 2012/12 den 2013/01sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 2.173.956 TL olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verildiği, … tarih ve … sayılı işlem ile davacının 2010/12 ve 2011/6, 12 dönemlerine ilişkin hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu 2010/12 dönemi için … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda 2010/12 döneminden 2011/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin 1.626.791,42 TL olarak belirlendiği, 2011/12 döneminden 2012/01 dönemine önceki dönemden devreden katma değer vergisinin 2.173.956,72 TL düzeltilmesi istenildiği, işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun yukarda anılan hükümlerine göre, katma değer vergisi esas itibariyle, vergi indirim mekanizmasına dayanmakta olup, söz konusu Kanun'un 30. maddesinde indirim imkanı tanınmayan haller ayrıca sayılarak, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilemeyeceği bildirilmiştir.
5520 sayılı Kanun'un yukarda yer verilen 11. maddesinin (b) bendi ile, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılmayacağı kabul edildiğinden, bu giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin de indirim konusu yapılması 3065 sayılı Kanun'un 30/d maddesinin açık hükmü gereği mümkün bulunmamaktadır.
İşlemin sehven kayıt edildiği ikrar edilen giderler ile davacı tarafından örtülü sermaye mahiyetinde değerlendirilen borçlanmalara ilişkin faiz tutarı üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı sonucuna ulaşıldığından faiz tutarı üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu işlemin bu kısmını iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, işlemin, 2009/12 döneminden 2010/01 dönemine devreden katma değer vergisinin azaltılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, işlemin, kalan kısımlarının iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının, işlemin, faiz tutarı üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kaynaklanan kısmının bozulmasına ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.