T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2506
Karar No : 2023/3466
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya ait Mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, 03/08/2018 tarihinde adrese gidildiği ve adres kapalı olduğundan tebliğ yapılamadığı belirtilse de, 03/08/2018 tarihli tebliğ alındısının dosyaya sunulmadığı, aynı adrese ikinci kez tebliğe çıkarılan tebliğ evrakının kapıya yapıştırılan tebligat pusulasında da, tebliğe çalışılan evraka ilişkin bir açıklama yapılmadığı, barkod numarası gösterilmediği ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceğine ilişkin herhangi bir şerh düşülmediği görüldüğü, bu durumda uyuşmazlık konusu alacağın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu, aynı Kanun'un yine 7601 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik 102. maddesinin 5. fıkrasında; bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda, bulunamama durumunun o adresten geçici ayrılmaları da kapsadığı, durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 102. maddesinin son fıkrasında verilen yetkiye dayanılarak yayınlanan 485 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması" başlığı altında düzenlenen 3.2 bölümünde; 213 sayılı Kanun'un 94. maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edileceği, bu durumda kapıya pusula yapıştırılmayacağı ve tebliğ evrakının derhal gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulasının (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2015 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi üzerine düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarına istinaden, davacının 2011 ila 2015 yılları içerisinde gerçekleştirdiği gayrimenkul satışları nedeniyle elde ettiği ticari kazancını beyan etmediğinden bahisle adına cezalı tarhiyatların yapıldığı, söz konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin düzenlenen ve dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan vergi/ceza ihbarnamelerinin 03/08/2018 tarihinde davacının Mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilemediği, daha sonra ihbarnamelerin ikinci kez tebliğe çıkarıldığında 06/09/2018 tarihinin yazılı olduğu tebligat pusulasının kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğinin yapıldığının görüldüğü, söz konusu ihbarnamelere karşı süresi içinde dava açılmadığı veya ödeme yapılmadığından bahisle davacı adına uyuşmazlık konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı hakkında yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tebligat esasları uyarınca, ilk kez tebliğe çıkarılması ve adresin kapalı olması nedeniyle ikinci kez adrese gidilmesi arasındaki sürenin makul olduğu ve ikinci kez gidilen adresin yine kapalı olması nedeniyle kapıya yapıştırma usulü ile davacıya yapılan tebliğin usulune uygun olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığından, davayı kabul eden Mahkeme kararının kaldırılması isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararınında yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.