T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2522
Karar No : 2023/3761
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … numaralı ödeme emri içeriğindeki alacakların beyana dayalı olduğu, söz konusu alacaklarının vadelerinin ise davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere rastladığı, asıl borçlu şirketin borcu karşılamaya yeter malvarlığı olmaması nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … numaralı ödeme emri içeriğindeki alacakların vadelerinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere rastlamadığı anlaşıldığından, 2016/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası dışındaki alacaklar yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, … numaralı ödeme emrinin 2016/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının, davacının vergi ile ilgili kanuni ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı, kusur sorumluluğuna dayandığı, bu nedenle her ne kadar vade tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatı bulunmuyor ise de söz konusu vergi ziyaı cezasına neden olan şirket kanuni temsilcisinin kusurlu eyleminin davacının kanuni temsilci olduğu döneme rastlaması sebebi ile sorumluluğunun bulunduğu, … numaralı ödeme emri içeriğindeki alacakların ise beyan dönemleri ile vade tarihlerinin davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere rastlamadığı anlaşıldığından, davacının kanuni temsilci sıfatı ile sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; … takip numaralı ödeme emrinin 2016/8 dönemi dışında kalan kısımları ile … takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin reddine karar verilmiş, … takip numaralı ödeme emrinin 2016/8 dönemine ait vergi ziyaı cezasının, 28/09/2016 tarihinde 213 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca pişmanlık nedeniyle verilen beyannameye ilişkin olduğu, davacının 24/01/2017 tarihinde kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği, pişmanlık nedeniyle verilen beyannamenin ihlali nedeniyle 29/04/2017 tarihinde ihbarname tebliğ edildiği, ihlalin gerçekleştiği vade tarihinde davacının kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinin ilgili kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, … takip numaralı ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin asıl borçlu şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği belirtilmesine karşın mükellefe bilgilendirme mesajı gönderildiğine dair herhangi bir belgenin sunulmadığı, mükellefin elektronik ortamda sisteme giriş yaparak tebligatları okuduğuna dair bir belgenin ibraz edilemediği anlaşıldığından, davacı adına bahse konu ödeme emrinin düzenlenmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının asıl borçlu şirketin vergi borçlarından dolayı sorumlu olduğu, … takip numaralı ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mükellefe SMS olarak bilgi de verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
… numaralı ödeme emri ve … numaralı ödeme emri içeriği, 2006/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası dışında kalan alacaklara ilişkin olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
… takip numaralı ödeme emrine ilişkin olarak;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak, vergi idarelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır.
27/08/2015 tarih ve 29458 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi” başlıklı bölümüne 19/10/2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 3. maddesi ile eklenen düzenlemede; kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebileceği, bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olmasının tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceği belirtilmiştir.
Düzenlemenin dayanağı olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesiyle, tebliğe elverişli elektronik adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılacak kimselere, tebligata ilişkin olarak ayrıca bilgilendirme yapılacağına ilişkin bir kural getirilmemiş, tebliğe konu evrakın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarih esas alınarak, öngörülen beş günlük sürenin tamamlanması, tebligatın yapılmış sayılması için gerekli ve yeterli görülmüştür.
Nitekim, anılan maddenin 2. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru neticesinde Mahkeme, muhatabın elektronik ortamda tarafına iletilen tebligattan haberdar olabilmesinin internet vergi dairesi aracılığıyla kendi elektronik adresine erişim sağlamasına ve dolayısıyla elektronik adresini kontrol etmesine bağlı olduğunu, bu bakımdan itiraz konusu kuralın, muhataplara öncelikle elektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğü yüklediğini, anılan yükümlülüğe beşer günlük aralıklarla uyulduğu takdirde hukuki yollara başvuru süresi yönünden herhangi bir hak kaybının olmayacağını ifade etmiştir. (AYM, E:2018/144, K:2019/72, 19/09/2019)
İdarelerce muhataba elektronik tebligat sistemine kayıt sırasında bildirilen mobil telefon veya elektronik posta adresinden herhangi birine veya her ikisine birden bilgilendirme mesajı gönderilebileceği öngörülmekle, idarelerce muhataba ayrıca bilgi mesajı iletilmesine olanak tanınmış, ancak bilgi mesajı iletilmesi zorunlu kılınmamıştır. Bu bakımdan, söz konusu bilgilendirme mesajı gönderilmemesinin tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceği açıktır.
Uyuşmazlıkta ise, … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının asıl borçlu şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, davalı idarenin temyiz dilekçesi ve ekindeki belgelerden, borçlu şirketin kanuni temsilcisine SMS Bilgilendirme mesajı da gönderildiği, ödeme emri içeriği borçlara ilişkin ihbarnamelerin asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşıldığından, aksi gerekçe ile verilen Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
… numaralı ödeme emri içeriği, 2006/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Bahse konu vergi ziyaı cezasının, 28/09/2016 tarihinde 213 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca verilen pişmanlık beyannamesine ilişkin olduğu, 2016/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının, davacının vergi ile ilgili kanuni ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı, 2016/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının kusur sorumluluğuna dayandığı, bu nedenle her ne kadar vade tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatı bulunmuyor ise de söz konusu vergi ziyaı cezasına neden olan şirket kanuni temsilcisinin kusurlu eyleminin davacının kanuni temsilci olduğu döneme rastlaması sebebi ile davacının kanuni temsilci sıfatıyla 213 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … numaralı ödeme emri ve … numaralı ödeme emri içeriği, 2006/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası dışında kalan alacaklara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Anılan Vergi Dava Dairesi kararının … takip numaralı ödeme emri ile … numaralı ödeme emri içeriği, 2006/8 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.