T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2524
Karar No : 2023/2279
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen ürünlerin yurt içinde işlenmesinden sonra asıl işlem görmüş ürünün yanı sıra elde edilen ikincil işlem görmüş ürünün, 2012 ve 2013 yıllarında tescilli 19 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithaline ilişkin banka transferlerinin tescil tarihinden sonra yapıldığından bahisle, … tarih ve … sayılı Gümrükler Genel Müdürlüğü Genelgesinin "dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak Gümrük Kanunu'nun 115. maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda KKDF kesintisi yapılacaktır" yönündeki düzenlemesi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, bu davada iptali istenilen işlemin konusunu oluşturan ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin ... Vergi Mahkemesinin … esasına kayıtlı dosyasında dava konusu edildiğinin anlaşılması karşısında, ilk davadan sonra açılan, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan işbu ikinci davanın esasının hukuken incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kararda bahsedilen davalara konu işlemlerin birbirinden farklı olduğu, davalı idarece davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, ek tahakkuk kararına yapılan itiraza süresinde cevap verilmemek suretiyle oluşan zımni ret işlemine dava açıldıktan sonra tesis edilen açık ret işlemiyle işbu davanın açılmasına davalı idarece sebep olunduğu anlaşıldığından, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle temyize konu kararın yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, bölge idare mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 13/03/2020 tarih ve E:2018/766, K:2020/2422 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz isteminin, kararın aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile atıfta bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu, yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesinde, mevzuatta, 1086 sayılı Kanun'a yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerinin karşılığını oluşturan maddelerine yönelik sayılacağı hükme bağlanmış; 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331. maddesinde ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir ve hükmedeceği kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(a) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan veya konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmasız dava ve işler için maktu vekâlet ücreti belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında yapılan itiraz başvurusuna cevap verilmemek suretiyle oluşan zımni ret işlemine yönelik olarak dava açıldıktan sonra tesis edilen açık ret işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşıldığından, derdest dava açılmasına itirazın geç karara bağlanması suretiyle davalı idarenin sebebiyet verdiği göz önüne alındığında, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması hukuka uygun düşmemiş olup, ayrıca davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de davalı idareye yüklenmesi icap etmektedir.
Bu hususlar, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararından, "dava aşamasında davacı tarafından yapılan 114,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde, istinaf ve temyiz aşamalarında davalı idare tarafından yapılan 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" dair hüküm fıkrasının çıkartılarak yerine ''karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.890,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ve yargılama sırasında oluşan tüm yargılama giderlerinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı; 2. fıkrasında ise, hukuka aykırı karar verilmesi halinde kararı bozacağı düzenlenmiştir.
Olayda, derdest dava açılmasına itirazın geç karara bağlanması suretiyle davalı idarenin sebebiyet verdiği açık olmakla birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının da esasa ilişkin hüküm fıkrasıyla kararı oluşturduğu, diğer bir anlatımla kararın söz konusu hüküm fıkralarıyla bir bütün olduğu göz önüne alındığında, bölge idare mahkemesince yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesinde yargılama hukuku kurallarına uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından ve bu husus maddi hata veya düzeltilmesi mümkün olan eksiklik olarak nitelendirilemeyeceğinden temyize konu kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararının anılan kısmına katılmıyorum.