T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2525
Karar No : 2023/2468
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2013 yılında yapılan indirimli orana tabi teslimler nedeniyle 2014/01 döneminde beyan edilen katma değer vergisi iade alacağından kalan 200.640,25 TL'nin iadesi talebinin reddine dair … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile tenzil edilen katma değer vergisi tutarının faizi ile iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında katma değer vergisi iade talebinin yerine getirilmemesi nedeni olarak KDV Risk Analiz Raporu'nda yer alan mükellefin banka belgeleri yoluyla alışlarının gerçekliği ispat edilemediği ve yüklenilen KDV listelerinde kendisine ait olmayan gümrük giriş beyannamelerinin düzeltilmediği belirtilmişse de, davalı idare tarafından, davacının mal alımlarının gerçek olmadığına ilişkin herhangi bir tespitinin bulunmadığı, bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığı, iade müessesesi ile ilgili olarak Katma Değer Vergisi Kanunu ve ilgili Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca belirlenen şartların sağlanıp sağlanmadığına ilişkin inceleme ve tespit yapılmadığı, ortada düzenlenmiş bir vergi inceleme raporu ve somut tespit bulunmadığı davalı idarenin öne sürdüğü sebeplerin KDV iadelerini yerine getirmemek için yeterli bulunmadığı, anlaşıldığından davacının iade talebinin yerine getirilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, davacı şirket hakkında sonradan yapılabilecek bir inceleme sonucu düzenlenebilecek rapor ile, iddia edilen hususların açıkça ortaya konulabileceği ve eğer fazladan bir iade gerçekleşmiş ise davacıdan zamanaşımı süresi içerisinde geri istenebileceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı kurumun tenzil sebebinin ve hangi segmentlerden dolayı tenzil edildiğini bildiği halde dava dilekçesinde mükellef tarafından banka belgeleri yoluyla alışların gerçekliği ispat edilemediğine ilişkin iddialara yer vermiş Gümrük Giriş Beyannameleriyle ilgili olan 50.926,99 TL'lik kısım için herhangi bir iddiada bulunmadığı halde tenzil tutarının tamamı olan 200.640,25 TL'nin tamamını davaya konu edildiği, bu nedenle fazladan talep edilen dava konusu tutarın Gümrük Giriş Beyannameleriyle ilgili olan 50.926,99 TL'lik kısmının davaya konu edilmediği gerekçesiyle incelenmeksizin reddi gerektiği, davacı kurumun KDV İadesi Kontrol Raporundaki eksikliklere istinaden alışlarının doğruluğunun tevsik ile ilgili belge ibraz edilmemesinden dolayı iade talebinin reddedilmesinin hukuka uygun ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen re'sen araştırma yetkisi, idarenin kendi yetkisini kullanarak yapmış olduğu inceleme ve araştırmaya dayalı idari işlemden kaynaklanan idari uyuşmazlığın çözümü için gerekli belge ve bilgilerin, davaya bakan yargı yerine sağlanması amacını, bir başka anlatımla dava konusu yapılan idari işlemin hukuka uygunluğunu denetleme amacını güttüğü açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29/2. maddesine istinaden 2013 yılı yapılan teslimler nedeniyle 2014/1 döneminde beyan edilen katma değer vergisi iade alacağından kalan 200.640,25 TL'nin iadesi talebinin, davalı idarece 2014/01 dönem Katma Değer Vergisi Risk Analiz Raporu'nun incelenmesi sonucu GEK21 segment kodundaki "Gümrük giriş beyannamesi kontrolü" bölümlerinde yer alan eksiklikler nedeniyle 50.926,99 TL'lik kısmın yerine getirilmediği, ancak hem dava dilekçesinde hem de dosyanın genelinde GEK 21 segmentinde kayıtlı mükellefin 2014/1 dönemi indirim ve yüklenilen kdv listelerinde bildirdiği kendisine ait olmayan Gümrük Giriş Beyannameleri ve kendisine ait olup Gümrük Giriş Beyannamesi onay tarihi 2014/1 dönemi veya öncesindeki bir tarih olmayan Gümrük Giriş Beyannamelerine ait katma değer vergilerinin doğruluğuna ilişkin ispat külfeti davacıda iken buna ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunmaması nedeniyle tenzil edilen 50.926,99 TL'lik kısımda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının tenzil edilen … TL'ye ilişkin kısmının oybirliğiyle, … TL'ye ilişkin kısmının ise Üye … ve Üye …'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29/2. maddesine istinaden 2013 yılı yapılan teslimler nedeniyle 2014/1 döneminde beyan edilen katma değer vergisi iade alacağından kalan 200.640,25 TL'nin iadesi talebinin, davalı idarece 2014/01 dönem Katma Değer Vergisi Risk Analiz Raporu'nun incelenmesi sonucu GEK21 segment kodundaki "Gümrük giriş beyannamesi kontrolü" bölümlerinde yer alan eksiklikler nedeniyle 50.926,99 TL'lik kısmın yerine getirilmediği, ancak hem dava dilekçesinde hem de dosyanın genelinde GEK 21 segmentinde kayıtlı mükellefin 2014/1 dönemi indirim ve yüklenilen KDV listelerinde bildirdiği kendisine ait olmayan Gümrük Giriş Beyannameleri ve kendisine ait olup Gümrük Giriş Beyannamesi onay tarihi 2014/1 dönemi veya öncesindeki bir tarih olmayan Gümrük Giriş Beyannamelerine ait katma değer vergilerinin doğruluğuna ilişkin ispat külfeti davacıda iken buna ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmaması nedeniyle tenzil edilen 50.926,99 TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Anılan nedenlerle, davalı idarenin temyiz talebi kısmen kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçelerle kısmen bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.